MUTFAK

Yayın Tarihi: 06.09.2013 Cuma 13:56:00

Eylül Tezgahlara Da Geldi

Eylül Tezgahlara Da Geldi

Esintili akşamlar, yoğun iş temposu, dökülen yapraklarla gelen eylül aynı zamanda rengârenk sebze ve meyveler demek. Mevsimin sağlıklı lezzetlerine bu günlerde daha alıcı gözle bakmanız için...

Sonbahar tam bir geçiş dönemi. Özellikle eylül-ekim aylarında hem yaz sebzeleri ve meyveleri bulunur hem de kışa ait olanlar çıkmaya başlar. Bu yüzden de sonbahar bize hiçbir mevsimde olmadığı kadar zengin bir mutfak imkânı verir. Kırmızıbiberler en güzel renge ve tada bu dönem kavuşur. Patlıcanlar, domatesler bitmeden lahanalar, pırasalar gelir yan tezgâha. Semizotu biter, yerini ıspanak alır. Özellikle eylülde doğanın tüm renklerini sebze ve meyvelerde bulmak mümkün.
 
Hiçbir şefin yaratamayacağı kadar muhteşem bir lezzet yaratan taze incir ve ceviz ikilisi yine sonbaharda bir araya gelir. Tabii tüm bunlar doğanın sesini ve ritmini takip ettiğimizde gerçek oluyor. Yoksa hepimizin çok iyi bildiği gibi, uzak bir dağ köyünde yaşamıyorsak neredeyse her çeşit sebze ve meyveyi her mevsim bulmak mümkün. Kışın en soğuk gününde patlıcan, kabak, domates yiyebilirsiniz. Ancak yapılan araştırmalara göre seralarda yetiştirilen sebze ve meyvelerin lezzetsizliğinin yanı sıra vitamin oranları da düşük. Kimyasal ilaçların kullanılmadığı, genetiğiyle oynanmamış, doğal ya da organik yöntemlerle yetiştirilmiş, mevsiminde yetiştirilmiş sebze ve meyveleri tercih etmekte yarar var.
 
“Eğer bizler mevsimi dışında sebze ve meyve tüketmezsek, günün birinde üreticiler de kendilerini doğa yerine koymaktan vazgeçer, sebzeleri mevsiminde ekmeye döner” demek isterdim ama bu fazla iyi niyetli bir yaklaşım olur. Ancak biz yine de her şeyi mevsiminde tüketmeye, özellikle de bizim gibi şanslı olmayıp her mevsim her şey yetişir algısıyla büyüyen çocuklarımıza mevsimine göre yemeyi öğretmeye özen gösterelim. İşte eylülle gelen sebzeler, otlar ve balıklar...
 
Tezgahın Eylül Kadrosu

Sonbaharın ana sebze kadrosunda bamya, barbunya, pırasa, mısır , kereviz, turp, lahana, şalgam, havuç, kırmızıbiber, pancar, yeşilbiber ve mantar var. Yaş sebzelerin besin değerleri bitkisel özelliklerine göre farklılık gösteriyor. Köklerinden yararlanılan kereviz gibi sebzeler karbonhidrat bakımından zengin. Pırasa, lahana gibi sap ve gövdelerinden yararlanılanlar ise vitamin ve mineral deposu. Bamya, fasulye gibi meyvelerini kullandıklarımız ise hem vitamin hem mineral hem de karbonhidrat bakımından zengin. Ancak tüm bu yararlarından faydalanmak için yavaş ateşte, mümkünse su koymadan pişirmek ya da sadece haşlamak gerekiyor. Ayrıca sebze yemeklerine vitaminleri kaybolmaması için tuzun piştikten sonra ilave edilmesi öneriliyor.

Sonbahar Otları

Arapsaçı, çiğdem, ebegümeci, hindibağ, ısırgan, kenger, radika, turp otu ve şevketibostan. Eğer büyük kentlerde yaşıyorsanız bu otları ancak köy pazarlarından bulabilirsiniz. Ama bulunca da kaçırmayın. Kimisini haşladıktan sonra zeytinyağlı sebze gibi kimisini de salata olarak tüketebilirsiniz.

Sonbahar Meyveleri

İncir, ayva, nar, amasyaelması, mürdümeriği, armut. Kasım da yavaş yavaş mandalinalar çıkmaya başlar...

Taze Kabuklular

Eylül taze Antep fıstığı,badem; ekim ise taze ceviz, badem ve yerfıstığı ayı. Bu aylarda bol bol fıstık ve ceviz tüketmekte yarar olduğunu söylüyor uzmanlar. Tek başına yiyebileceğiniz gibi armut, incir, erik ya da dağ meyveleriyle karıştırıp hafif bir tatlı yaratabilirsiniz.

Dağ Meyveleri

Kırmızı renkli dağ meyveleri sevenler için sonbahar bir hazine, doğa özellikle eylül ayında çok cömert. Böğürtlen, ahududu, hünnap, frenküzümü, kızılcık, kuşburnu, yabanmersini ve alıç ilk akla gelenler. Ormana gidip kendiniz de böğürtlen toplayabilirsiniz. Bulduğunuz dağ meyvelerini dondurup kış boyunca da kullanabilirsiniz.

Sonbahar Balıkları

Av yasağının kalktığı balıkların bollaşmaya başladığı sonbahar, deniz balıkları yemek için en uygun mevsim. Sardalye, palamut, istavrit, lüfer, kılıç, hamsiyi eylül, ekim ve kasım aylarında bol bol tüketmeliyiz. Ekim sonuna doğru Karadeniz’den Marmara’ya doğru göç etmeye başlayan lüfer içlerinde en hassas olanı. Eylül ayında 24 santimetreden küçük çinakop ya da sarıkanat tüketirsek lüfer yeme imkânımız ortadan kalkıyor. 13 cm’den küçük istavrit de avlamamak ve yememek gerekiyor tabii. Deniz küsmesin istiyorsak bu kurallara uymak hepimizin görevi.


Etiketler ,

DİĞER HABERLER