SAĞLIK

Yayın Tarihi: 28.11.2017 Salı 10:00:00

Karatay'dan "Kansere karşı tüketin" uyarısı

Karatay'dan

Milas Zeytin Hasat Şenliği'ne katılan Prof. Dr. Canan Karatay, şeker hastalarına beslenme önerilerinde bulundu.

Prof. Dr. Canan Karatay "Şeker hastalığı irsi değildir, çevresel faktörlere ve yanlış beslenmeye bağlıdır, önlemek için bol bol katkısız zeytinyağı tüketmek gerekir" dedi. Milas Zeytin Hasat Şenliği'nde Karatay, "Zeytinyağı 'virjin' olarak içildiğinde kanser hücrelerini öldürür, şeker hastalığını önler. Virjin demek katkı konmamış, fabrikadan çıkmamış, trans yağ eklenmemiş doğal, soğuk sıkım zeytinyağı demektir" diye konuştu.

Muğla'nın ilçesi Milas'ta bu yıl 4'üncüsü düzenlenen Zeytin Hasat Şenliği'ne İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay da katıldı. Prof. Karatay zeytin ve zeytinyağı ile ilgili sorularımızı cevaplarken, "Göbeği yağlı, bel çevreleri geniş olanlar şeker hastasıdır. Şeker hastalığı irsi değildir çevresel faktörlere ve yanlış beslenmeye bağlıdır. Şeker hastalığına karşı katkısız soğuk sıkım 'virjin' zeytinyağı kullanın, kanseri de önler" dedi.

Milas, 10 milyon zeytin ağacıyla, Türkiye'deki zeytin varlığının yüzde 10'una sahip. Bu yılki zeytin hasat şenliğine, Muğla Valisi Esengül Civelek, Milas Kaymakamı Eren Arslan, Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat ve aralarında MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan'ın da bulunduğu siyasi parti temsilcileri, üreticiler, çiftçiler ve sivil toplum kuruluşları katıldı.

Milas Zeytin Hasat Şenliği sırasında zeytin ve zeytinyağı ürünlerinin tanıtımları yapılırken Prof. Dr. Canan Karatay da verdiği konferansta çeşitli tavsiyelerde bulundu. Karatay, 7'den 70'e herkesin zeytin ve zeytinyağı tüketmesi gerektiğini söyledi. Zeytinin doğal bir antibiyotik olduğunu ve her gün 20 ile 40 arası zeytin tanesi tüketildiğinde başta meme kanseri olmak üzere tüm kanser çeşitlerini önlediğini söyleyen Karatay, şeker oranını da düzenlediğini ve dinç olmayı sağladığını belirtti.

Prof. Karatay'la, konferans sonrası Milas'ın tarihi Arasta Sokağı'nı gezdik. Çöllüoğlu Han'da çay içip dinlenirken zeytin ve zeytinyağı ile ilgili sorularımı şöyle cevapladı:

"Kasım ayı dünya diyabet için farkındalık ayıdır. Diyabet demek şeker hastalığı demektir yani insülin direnci hastalığıdır. İnsülin direnci olan bir kişi 'ben şeker hastası değilim' diyemez. Eğer göbeğiniz yağlıysa, bel çevreniz genişse bilin ki şeker hastalığınız başlamıştır ama bunu önlemek sizin elinizdedir. Çünkü şeker hastalığı irsi değildir, şeker hastalığı çevresel faktörlere ve yanlış beslenmeye bağlıdır. Önlemek için virjin zeytinyağı ve çekişte zeytinden bol bol yiyeceksiniz, bu şeker hastalığını da önler, kanseri de önler. Zeytinyağı 'virjin' olarak içildiğinde kanser hücrelerini öldürüyor. Virjin demek 'soğuk sıkım' demek, içine katkı konmamış, fabrikadan çıkmamış, trans yağ eklenmemiş, doğal, soğuk sıkım, sızma zeytinyağı demektir. Zeytin sağlıktır, zeytin altındır, zeytinyağı da altın suyudur.

Zeytinyağı bulamayanlar şeker hastalığı için köy tereyağı bulabilirler, bol bol yumurta, yağlı peynir yiyebilirler çünkü insan vücudu, bütün hücrelerimiz yüzde 20 proteinden yüzde 19,9 da yağdan oluşuyor. Bunlar bozulmamış şekilde insan vücuduna girecek ki hücrelerimiz kendini toparlasın. Ekmekten uzak duracağız. Ekmek ve unlar ülkemizde çok tehlikelidir. Ekmeği kabarık göstermek için una kanserojen madde olan bromür katılıyor. Kusura bakmasınlar çünkü fabrikalardan gelen her türlü çavdar, kepek, tam buğday vs'nin içinde yüzde 10 bromür katkısı var. Bromür kanserojendir, bromür bütün hastalıkları başlatır. İngiltere'de 1990 yılından itibaren bromür katkı maddesi yasaklanmıştır. Kanserojen olduğu bilinir ve bütün onkoloji enstitüleri de bromürün B2 kanserojen olduğunu kanıtlamıştır. Biliyorsunuz bromür una katılıyor ve ekmeği kabarık gösteriyor ama vücuda girince ağır metaldir, zehirdir ve hastalıkların sebebidir."

 

DİĞER HABERLER