Sol Reklam Banner
RÖPORTAJ
Röportaj Tarihi : 31.03.2016 Perşembe 14:08:36    |    Güncelleme : 19.07.2016 Salı 14:08:36

Çöl Kuşağı Kuzeye Geliyor

Çöl Kuşağı Kuzeye Geliyor

Konuk: ÇEKUD Başkanı Mehmet Dikici

Fao bu yıl Dünya Gıda Günü Temasını 'İklim Değişikliği' olarak belirlerdi. İklim değişikliği sürekli duyduğunuz, belki az çok bilgi sahibi olduğunuz bir konu. Ancak sonuçları çok ciddi. Belki engellenemez ama geciktirilebilir, etkileri minimize edilebilir. ÇEKUD Başkanı Mehmet Dikici ile yaptığımız röportaj ile sizlerin dikkatini ‘İklim Deişikliği’ne çekmek istiyoruz.

1.İklim değişikliğine yol açan etkiler nelerdir?

Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), küresel iklim değişikliğinin ana nedeninin sera gazı emisyonlarında insan faaliyetleri sonucunda gözlenen artış olduğunu ortaya koymuştur.

Başta kömür olmak üzere fosil yakıtların yakılması, atmosferdeki karbondioksit oranının artmasındaki ana sorumludur. IPCC’ye göre 2004 yılındaki insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının %56’sı fosil yakıt kullanımında ortaya çıkan karbondioksite aittir. Ormansızlaşma da %17’lik bir paya sahiptir.

Fosil yakıtlar arasında ana sorumlu olarak “kömür” karşımıza çıkar. Küresel ölçekte birincil enerji talebinin %27’si kömürden sağlanırken, enerji kaynaklı sera gazı emisyonlarının %43’ü kömür kaynaklıdır. Kömürü %36 ile petrol, %20 ile doğalgaz takip eder. Kömür, üretilen bir birim enerji başına doğalgazın 1,7 katı CO2’yi atmosfere salar.
Tüm bu veriler ışığında sanayileşme ve kalkınma ile birlikte doğaya müdahale artmakta, bunun için gerekli enerjinin temin ve kullanımı ile doğanın dengesi bozulmakta, buna savaşları da ekleyince bu bozulma iklim değişikliğine neden olmaktadır.



2.İklim değişikliği sonucu önümüzdeki yıllarda Türkiye’de tarımda meydana gelecek değişiklikler nelerdir?

Türkiye, bulunduğu ekolojik kuşak itibariyle, gerekli önlemler alınmazsa her an çölleşebilecek bir yapıya sahiptir. ÇEKUD Bilim Kurulu araştırmasına göre, geleceğin sağlıklı nesillerini yetiştirme amacına yönelik, milli eğitim, milli savunma gibi “milli tarım politikası’’nın ele alınmasını sağlamak gerekiyor.

Büyük bir kısmı yarı-kurak bir iklimin etkisi altında olan Türkiye, küresel ısınmadan en fazla etkilenecek ülkelerin başında geliyor. Bunun en önemli nedeni; bizim hemen güneyimizde bir “Çöl Kuşağı”nın bulunması ve küresel ısınmayla birlikte, bu kuşağın kuzeye doğru ilerlemesi. Sıcaklıkta meydana gelecek 1-3.5 °C artış, orta enlemlerin, 150-550 km kutuplara doğru hareket etmesine neden olacaktır. Bu durumda ekosistemlerin coğrafik dağılımı ve kompozisyonunun yeni şartlara cevabı değişecektir. Türlerin pek çoğu, yeni şartlara yeterince hızlı uyum sağlayamayıp yok olacaktır. Bu da bizi bir çölleşme durumu ile karşı karşıya bırakacaktır. 1960’lı yıllarda Konya-Karapınar’da meydana gelen çölleşme, Türkiye’nin ekolojik olarak ne kadar hassas olduğunu göstermiştir. Küresel ısınma nedeniyle birçok ürünün yetiştirilememesi, zaten zor durumda olan tarım sektörünü, başka darboğazlara sokacaktır.

3.Türkiye’nin ilerleyen yıllarda kuraklık yaşayacak ülkeler arasında yer alacağı söyleniyor. Bu tarımı nasıl etkiler?

8 milyon hektar yüz ölçüme sahip ülkemizin ancak %36’sı ekilebilir arazilerden meydana gelmekte, bunun da 3/4’ünde tahıl ekimi yapılmaktadır. Tahıllar yazlık ve kışlık olarak ekilmekte olup, içlerinde en yaygın ekileni de buğdaydır. Kışlık ekim Kasım-Aralık aylarında yapılmakta olup, bu ayların kurak geçmesi çimlenemeyen tohumların toprakta çürümesine neden olacaktır. Ayrıca verim ve kalitenin yüksekliğini sağlayan vernalizasyon (soğuklanma) döneminin zamanında yaşanmaması da kışlık tahıl üretimimize ve kalitesine olumsuz yansıyacaktır.

Trakya, İç Anadolu, Çukurova ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri önemli tahıl yetiştirme merkezlerimizdir. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre, bu yörelerin kış periyodu boyunca ciddi bir kuraklık yaşadığını görüyoruz. Yine vernalizasyonu yaşayamayan birçok meyvede de verim ve kalite düşüklüğü olacağı kaçınılmazdır. Yağışın azlığı ile birlikte kışlık sebze üretimimizde de olumsuzluklar yaşanacaktır. Yağış miktarı kadar düşme periyodu da oldukça önemlidir. 2006 sonbaharında pamuk hasat döneminde Çukurova’ya düşen sağanak yağış, pamukta kalite kaybına yol açmış, sonrasında ise aylarca süren kurak periyoda girilerek kışlık tahıl ve sebze üretiminde olumsuzluklar yaşanmıştır.

Önemli ürünlerimizden çay ve fındık Karadeniz kıyısına sıkışmış bir üretim alanına sahiptir. Küresel ısınmanın olumsuz etkileri nedeniyle bu ürünler ülkemizi muhtemelen ya terk edecekler ya da üretilmeleri ekonomik olmaktan çıkacaktır.

Sebze üretimi konusunda ülkemiz oldukça önemli bir yere sahiptir. Ancak sebze üretimi sulamaya ihtiyaç gösterdiğinden, yağışlarda ve su kaynaklarında yaşanacak darlık üretimi olumsuz etkileyecektir. Hayvancılığımız da, olumsuz etkilenecek tarımın diğer alt sektörlerinden biridir. Özellikle sıcak stresi hayvanlarımızda et ve süt kaybına neden olacaktır. Kuraklık, bedava yem kaynağı olarak kullanılan meralarımızın vejetasyonunda oluşturacağı değişiklikle hayvancılığın verimine olumsuz etkide bulunacaktır. Kuraklık iç sulardaki balık türlerinde azalmalara yol açacaktır.

Suların sıcaklığının artması balıklarda üreme bozukluğuna yol açacak, yaşam mekanlarında meydana gelecek küçülmeyle de yok olacaklardır. Gerek denizler ve gerekse iç sulardaki sıcaklığın artışına paralel hastalıkların da artmasından dolayı kültür balıkçılığı ekonomik olmaktan çıkacaktır. İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin sınırları yoktur.

4.Küresel ısınmanın sanayiye bir zararı olur mu?

Küresel ısınmanın sanayiye direkt olarak bir etkisi bulunmamaktadır. Dolaylı etkisi ise; geliştikçe daha fazla enerjiye ihtiyaç duyan ve buna bağlı olarak emisyon salınımı gerçekleştiren sanayinin, sera gazı salınımını kısıtlayıcı devlet yaptırımları ile enerji açığı oluşması ve yenilenebilir enerji maliyetlerinin yüksek olması nedeni ile sanayi maliyetlerinin artışı, küresel ısınmanın sanayiye olan etkisi olarak belirtilebilir.
Kısa vadeli planlama yapan sanayi sektörleri iklim değişikliğine karşı alınması gereken çevreci önlemleri almaktan çekinmektedir, orta ve uzun vadede sanayiye getirisi daha fazla olan bu önlemlerin alınması ile sanayiye bir zararı olmaz, bilakis yeni ve doğal yöntemlerin keşfine de sebep olabilir.



5.Siz, Türkiye’de su kaynaklarının iyi yönetildiğini düşünüyor musunuz?

Son yıllarda özellikle su yönetiminde büyük gayretlerin olduğunu görüyoruz. Havzalar arası su transferlerinin olması, boşa akıp giden akarsuların sularının tutulması, sulama yöntemlerinin daha modern ve tasarruflu bir trende doğru gitmesi, yapay göletlerin, barajların, şehir şebeke sularının tek elden yönetilmesi olumlu gelişmeler.

Su yönetimi genel müdürlüğü bünyesinde ülkemizin tüm su kaynaklarının envanterinin çıkarılması, yeraltı sularının belirlenmesi gibi gayretleri biliyoruz. Bunun yanında atık su arıtma oranlarında da yerel yönetimlerde bir gayretin olduğunu görüyoruz.

Dünya'nın kabul ettiği standartlara gelmemiz için maddi bir takım desteğe ihtiyacımız olduğu kesin. Bu anlamda AB ile olan müzakerelerde çevre faslında yeni yatırımlar için bütçenin 30 milyar avro olduğunu düşünürsek, daha çok alınacak yol var. Ancak su kanununun bir an evvel çıkarılıp bu işlerin tek elden yapılmasının sağlanması şart.

6.İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden korunmak için neler yapabiliriz?

Sera gazı emisyonlarının sınırlandırılmasına ve enerji verimliliğine yönelik yasal düzenlemelerin yapılması, özellikle sanayi sektöründe enerji kullanımından (elektrik enerjisi payı dâhil) kaynaklanan sera gazı emisyonlarının sınırlandırılması gerekmektedir. Tabi tüm bu sınırlandırmaların devletler eliyle yapılması mümkün olabilmektedir. Vatandaşların sera gazı salınımının azaltılması yönünde yapması gerekenleri ise biz dernek olarak yaptığımız çalışmalarda ortaya koyuyoruz.
Geçen yıl İstanbul genelinde İSTKA(İstanbul Kalkınma Ajansı) ile ortaklaşa yaptığımız projede enerji tasarrufu eğitimleri verdik. Okullara ve halkımıza verdiğimiz bu eğitimlerde enerji tasarruf yöntemleri ve neticesinde iklim değişikliğine olan olumlu katkılarını anlattık. İSKİ ile yaptığımız proje geçen yıl başladı, bu yılda devam ediyor. İstanbul'un tüm okullarında su tasarrufu eğitimleri veriyoruz, ağaçlandırma kampanyaları düzenleyerek yurdumuzun her ilinde bulunan danışmanlarımız ve gönüllülerimiz vasıtasıyla sera gazı emisyonunun etkisini azaltıyoruz, sofrada sıfır artık projemizle israfa karşı dikkat çekiyoruz. Geri dönüşümün faydalarını anlattığımız İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü ile ortaklaşa yaptığımız okullarda e-atık eğitimleri veriyoruz. Bu hassasiyetlerin yani çevre bilincinin toplumda yaygınlaşmasıyla, doğanın bozulan dengesi yeniden tesis edilecek ve iklim değişikliği küresel ısınma gibi sorunlar ile baş edebileceğiz.

Netice olarak sade yaşamı öneriyoruz, tüketim toplumunun çevreye olan zararlarını anlatıyoruz.



 

Röportaj Yapan: Yağmur Ceylan

Röportaj Tarihi: 31.03.2016 Perşembe 14:08:36

Güncelleme: 19.07.2016 Salı 14:08:36

ARKADAŞLARINLA PAYLAŞ
YORUM YAPYorumunuzda küfür, rencide edici, reklam içeren, yönlendirici yazılar yazmayınız. Aksi taktirde yorumunuz onaylanmayabilir.
Yorum yapabilmek için üye girişi yapınız. ÜYE GİRİŞİ ÜYE OL
FACEBOK YORUM
HABER KATEGORİ HİT YAYIN TARİHİ
O ürün raflardan indiriliyor! GIDA GÜVENLİĞİ 592 13.01.2017 10:49:27
Türkiye’nin en büyük beyaz et üreticisi satıldı! EKONOMİ 585 10.01.2017 10:35:11
"Kanserojen" iddiasına yanıt! GIDA GÜVENLİĞİ 464 13.01.2017 06:21:45
Avrupa’da inovasyon sıralamasına girdi! TEKNOLOJİ 438 10.01.2017 18:19:44
Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi açıkladı! GIDA GÜVENLİĞİ 436 12.01.2017 16:02:25
O ürün Kültürel Miras Listesi’nde! KÜLTÜR - SANAT 370 10.01.2017 12:25:26
Öğrenince bir daha asla yiyemeyeceksiniz! GIDA GÜVENLİĞİ 368 16.01.2017 12:29:04
Uzun süre çalışma yaptı ve... EKONOMİ 365 10.01.2017 18:14:04
HABER KATEGORİ YORUM YAYIN TARİHİ

2 ayda bir yayınlanan gastronomi ve horeca dergisi Food Time, dolu dolu içeriği ile yine sizlerle.. Dergimizi Migros, Carrefour, kitap evleri ve bayilerden alabilir, önceki sayılarımıza dijital ortamdan ulaşabilirsiniz.

GIDA GÜNDEMİ MAĞAZALARI
HAFTALIK e-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN SEKTÖRDEN BİHABER OLMAYINKayıtlı Abone Sayısı 23.157
Adınız: Soyadınız: Mesleğiniz: Cinsiyet: KadınErkek Mail Adresiniz:
GIDA GÜNDEMİ İNTERNET VE AJANS HİZMETLERİ - Tüm Hakları Saklıdır © 2007 - 2017 Haber, makale ve diğer içerikler aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak gösterilmeden kullanılması yasaktır. T: 0212 642 44 32     |     F: 0212 642 44 38