GIDA GÜVENLİĞİ

Yayın Tarihi: 28.02.2018 Çarşamba 13:10:00

Tüketici konserve endişesinde haklı mı?

Tüketici konserve endişesinde haklı mı?

Sabri Ülker Vakfı, dondurulmuş veya konserve meyve ve sebzelerde besin değeri kaybı olduğuna yönelik endişelere açıklık getiriyor.

Sabri Ülker Vakfı, özellikle sağlık ve beslenme alanında yaşanan bilgi karmaşasının önüne geçmek için Türkiye’nin sağlıklı yaşam ve beslenme alanında ilk bilimsel dijital bilgi platformu “Bilim Bunu Konuşuyor” ile sağlık ve beslenmeyle ilgili gündemdeki konuları, bilimsel ve en güncel bilgileri tarafsız bir yorum ve anlaşılır bir dille kamuoyuyla paylaşıyor.

Sabri Ülker Vakfı, bu kez sebze ve meyvelerde kullanılan dondurma, konserve gibi besin saklama yöntemlerinin, besin değerlerini nasıl etkilediği konusunu gündeme taşıyor. Uluslararası Gıda Bilgi Konseyi’nin (IFIC) 2016 yılında gerçekleştirdiği Tüketici Araştırması sonuçlarına göre 100 bireyden 6’sı dondurulmuş veya konserve gibi işlenmiş besinlerin tüketimi konusunda endişe duyuyor.

Dondurulmuş veya konserve besinlerin, özellikle vitamin-mineral içeriğinin tamamen kayba uğradığı düşüncesi ise oldukça yaygın. Peki, bilimsel veriler bu konuda ne söylüyor?

VİTAMİN KAYBI OLABİLİR

Sebze ve meyveler olgunlaştığında ve hasat edildiğinde besin öğeleri açısından çok zengindir. Ancak hasat edilen sebze ve meyvelerin bozulma sürecini hızlandıran su içerikleri (su aktivitesi) de yüksektir. Bu sebze ve meyvelerin pazar veya marketlere ulaşması, ardından son tüketici ile buluşması ortalama 1-2 hafta, sonrasında tüketilmesi ise birkaç gün sürebilir. Bu zaman zarfında sebze ve meyvelerin muhafaza edildiği koşullar (sıcaklık, nem) hem bozulmayı hem de besin değeri kayıplarını arttırabilir.

Özellikle su kaybına bağlı olarak B grubu vitaminlerin kaybı, oda ısısında beklemeye bağlı olarak da C vitamini kaybı gerçekleşebilir.

DİĞER HABERLER