RÖPORTAJLAR

Röportaj Tarihi: 09.01.2017 Pazartesi 16:26:21

İşte insülin direncinin kilo vermeye etkisi!

İşte insülin direncinin kilo vermeye etkisi!

KONUK: Dyt. Aybüke Kayhan

RÖPORTAJ: Hande Pusat

Sürekli tatlı yeme ihtiyacınız oluyor, hızla kilo alıyor ve bu kilolardan diyet ve egzersiz yapmanıza rağmen kurtulamıyorsanız, gece sizi uykunuzdan uyandıracak açlık krizleriniz oluyorsa, ailenizde diyabetli varsa insülin direncinden şüphelenmelisiniz.

İnsülin hormonu, vücutta midenin alt kısmında bulunan pankreas bezinin beta hücrelerinden salgılanır. Besin alımının ardından kanda artan glikozu, hücrelerin enerji olarak kullanabilmesi için 1-2 dk içinde salgılanmaya başlar ve bu olay 3-7 dk sürer sonra salgılanma yavaşlar. İnsülin hormonu, kan şekerini düşürmede, hücrelerin ihtiyacından fazla olan glikozun yağa dönüşümü ve yağ hücrelerinde depolanmasında uyarıcıdır.

Eğer karbonhidrat, özellikle basit şeker içeriği yüksek, kan şekerini ani ve fazla yükselten besinler (glisemik indeksi yüksek besinler) çok sık tüketilirse; bağırsaklardan kana emilen basit şeker yoğunluğu artar, ihtiyaç fazlası insülin salgılanır ve hücreler fazla insüline cevapsız kalır. Kan şekeri; kas, karaciğer ,yağ dokusu ve beyinde yeteri kadar etkili olamaz ve ‘’insülin direnci ‘’ oluşur.

Böylelikle kan insülin düzeyi sürekli yüksek seyreder ve vücut yağlanması artar.




İnsülin direnci oluşumunda özellikle yaşam tarzı ve hareketsizlik, genetik yatkınlık, beslenme şekli, fazla kilolar, kortizon kullanımı, fast-food , rafine gıda , gazlı içeceklerin fazla tüketimi ve yaşlılık gibi faktörler neden olabilir.

İnsülin direnci varlığı nasıl anlaşılır?

Çabuk acıkma, geç doyma, yemeklerden 1-2 saat sonra aşırı acıkma hissi, elde ve ayakta titreme, soğuk terleme ve baygınlık hissi, tatlı gıdalara karşı aşırı yeme isteği, hızlı kilo alan kişinin ailesinde şişman ve diyabetli kişilerin varlığı durumlarında insülin direncinden şüphelenmelisiniz.

Açlık kan şekeri ve insülin düzeyiniz ile yapılan HOMA indeks değeri hesabıyla da kolayca anlayabilirsiniz. Açlık insülin değerinizi açlık kan şekeri değerinizle çarpıp sonucu 405 sayısına bölerek HOMA indeks değeri bulmuş olursunuz. Eğer çıkan sonuç 2.7 den büyük ise insülin direnciniz var demektir.



Tetiklediği hastalıklar nelerdir?

İnsülin direncinin obezite ve kanserle ilişkili olduğunu gösteren çok sayıda çalışma vardır. Tip 2 diyabetin başlangıç aşaması diyebiliriz. Ayrıca alzheimer, kardiyovasküler hastalıklar , polikistik over , hipertansiyon , karaciğer yağlanmasından siroza kadar ilerleyen hastalık gruplarını etkilediği görülmüştür.

Hastalığın tedavisi nasıl yapılmalı?

Gerekli tetkiklerle belirlenmiş insülin direnci olan hastada tabloyu oluşturan faktörlerin ortaya konması ve tanınması gerekir. Yaşam tarzı değişikliği ve fiziksel akivitenin artırılmasıyla harcanan kalori yükseltilip , vücut yağ oranı azaltılmalı ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırılmalıdır. Sadece egzersiz ve sağlıklı beslenme ile %60-65 oranında direnç kırılabilir. Gerekli görüldüğünde direnci kıran ilaçlarla beslenme ve egzersize destek olunabilir.
 
Kilo vermeye etkisi nedir?

İnsülinin kanda yüksek seyrettiği bu hastalar , direnç nedeniyle daha sık ve fazla miktarda besin tüketimine yönelirler. Kilo verme durumu, hem bu iştah durumu hem de direncin yol açtığı zorlukla daha da çıkılmaz bir hal alır. Genellikle insanlar spor yapmadan , sadece öğün sayılarını ve yemeyi azaltarak kilo vermeyi dilerler. Fakat sağlıklı beslenmenin yanında fiziksel aktivite yetersiz kalırsa bu süreç uzar ve güçleşir.



Hangi yiyecekleri tüketmeli, hangilerinden kaçınmalıyız?

Basit şeker içeriği olan tüm gıdalar , meyve suyu ve gazlı içecekler, işlenmiş gıdalar, beyaz un içeren tüm besinler , kızartmalar ve hayvansal yağlar , çoğu paketli ürünler ve tatlılar, direnci kırabilmek için beslenmenizden çıkarmanız gereken gruplardır.

Tereyağı yerine bitkisel sıvı yağlar, atıştırmalık olarak ceviz, badem, fındık gibi iyi yağlar dediğimiz doymamış yağ içeriğine sahip gıdalar, haftada en az üç kez omega 3 içeriği yüksek yağlı balıklar (ızgara ya da fırında  ) tüketemiyorsanız , keten tohumu, avokado , omega 3 suplement almak , bol sebze , salata ile alınan posa miktarını artırmak , kurubaklagillere beslenmenizde haftada 2-3 kez yer vermek direnci kırmaya yardımcı olacaktır. Glisemik indeksi düşük besinler tercih etmek , ara öğünleri muhakkak yapmak , uzun süreli açlığa maruz kalmamak önemlidir.

Fiziksel aktiviteyi arttırmalı, her gün en az yarım saat yürüyüş yapmış olmaya dikkat etmelisiniz. Su tüketimini günde 2-2,5 lt altına düşürmemeye dikkat etmelisiniz.

Bu zorlu süreci fiziksel aktivitenizi artırarak, sağlıklı beslenmeyi yaşam tarzınız haine getirerek aşabilirsiniz. Direncin kırılmasıyla daha hızlı ve sağlıklı kilo verebimek , sağlığınızı gideceği kötü sonuçlardan kurtarmış olacaksınız.

Sağlığınıza iyi bakın…

Dyt. Aybüke Kayhan