RÖPORTAJLAR

Röportaj Tarihi: 10.10.2016 Pazartesi 11:03:46

Leptin direnci nasıl kontrol altına alınabilir?

Leptin direnci nasıl kontrol altına alınabilir?

KONUK: Prof. Dr. Nazan Uysal Harzadın

RÖPORTAJ: Hande Pusat

Vücudun enerji dengesini düzenleyen tokluk hormonu olarak bilinen leptin dengesi bozulduğunda önlem alan leptin direnci nasıl kontrol altına alınabilir? Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Prof. Dr. Nazan Uysal Harzadın’a sorduk.

1) Leptin direnci nedir?

Tanım olarak leptinin etkilerine karşı vücudumuzda direnç oluşmasıdır. Vücudumuz homeostasis olarak tanımladığımız bir denge içindedir. Bu dengenin bozulduğu durumlarda önlemler alır. Örneğin, vücudumuzda üretilen bir madde arttığında onun etkilerinden kurtulmak için yeni düzenlemeler yapar. Leptin direnci de vücudumuzda üretilen çok fazla leptine karşı yapılmış yeni düzenlemenin bir sonucudur. Tokluk hormonu olarak bilinen leptin, büyük oranda yağ dokusundan salgılanan açlık duygusunu yok ederek vücut için gerekli enerjinin yağ depolarından harcanmasını sağlayan, vücudun enerji denges
ini düzenleyen bir hormondur.
 
2) Belirtileri nelerdir?
  • Kilolu veya zayıf olmak.
  • Sürekli stresli olmak.
  • Duygusal dalgalanmalar yaşamak.
  • Özellikle geceleri karbonhidratlı besinler yeme isteğinin olması.
  • Artmış iştah. Çok yemek, sürekli atıştırmak.
  • Kan trigliserid, kolesterol ve şeker düzeyi yüksek olmak.
  • Tiroid problemleri olması.
  • Karaciğer yağlanması olması.
  • Sürekli yorgun olmak.
  • Besin vb allerjileri olması.
  • Vücutta inflamasyona bağlı hastalıkların olması (kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, hashimato gibi tiroid hastalıkları, kanserler-özellikle pankreas kanseri, lenfoma-…): Leptin inflamasyona neden olan aracı maddeleri azaltır.
3) Nasıl engel olunabilir? 
  • İşlenmiş yiyecekler yemekten kaçınarak: İşlenmiş yiyecekler hem vücudumuzda inflamasyonu arttırıyor hem de sindirim sistemi mikrobiyotasını bozuyor.
  • Bol liften zengin beslenerek: Hem sindirim sistemi mikrobiyotasını geliştirir hem de obeziteyi engellemeye yardımcı olabilir.
  • Şekerlerden ve tahıllardan uzak durarak.
  • Egzersiz yaparak: Ancak burada dikkat edilmesi gereken şey, çok ağır ve şiddetli yapılan sporun, stres hormonlarını tetiklediğinden, uzun vadede leptin direncine katkısı olur.
  • Yeterince uyuyarak.
  • Kan trigliserid seviyemizi düşürerek: Kan şekerini çok yükselten glisemik indeksi yüksek besinleri tüketmediğimizde kan trigliserid seviyemiz düşer.
  • Doğal protein tüketerek: Günlük enerji ihtiyacının %15-30’ unu proteinlerden karşılamanın leptin hassasiyetini arttırdığı görülmüş.
  • Kaliteli doğal yağ tüketimini arttırarak: Günlük enerji ihtiyacının %50-70’ inin doğal yağlardan oluşması, omega3 alımının arttırılması da leptin direncini önlemektedir.
    * Aslında bu beslenme şekli Karatay beslenmesi tanımı içinde yer almaktadır.
 
4) Leptin salgılanmasını etkileyen faktörler nelerdir?

Açlık: 12-20 saatlik açlık leptin salgılanmasını arttırırken, 24-72 saat gibi uzayan açlıkta leptin salgılanmasının azaldığı görülmüş. Geçen kış
yapılan bir araştırmada sabah kahvaltısını atlamanın kan leptin seviyesini %9-12 oranında arttırdığı görülmüş. Kahvaltının bazal metabolizmayı arttırıcı etkisi göz önüne alındığında kahvaltıyı sürekli atlamak iyi bir fikir olmayabilir.

Obezite: Obezlerde artmış yağ dokusundan fazlaca leptin salgılanmakta, ayrıca leptinin salgılanma şekli değişmektedir. Leptin en çok gece 24’ te salgılanmakta, sonra sabah 9:00-12:00 arasında ise en düşük seviyeye inmekte, gün içinde öğün araları 4-6 saatten fazla açıldıkça bir miktar daha salgılanmaktadır. Bu şekilde salgılanmaya diurnal salgılanma denmektedir. Obezitede işte bu diurnal salgılanma ritmi bozulmuştur. Bu artmış leptin seviyesi beyinde iştah merkezinde bulunan hücrelerdeki leptin algılayıcı reseptörlerin azalmasına neden olmaktadır. Böylece ortamda fazla leptin olmasına rağmen leptinin yağ yakıcı ve iştahı kapatıcı sinyali hücrelere ulaşamamaktadır. Yani leptin hassasiyeti azaldığından yüksek enerji deposuna rağmen artmış bir iştah vardır.

Stres: Akut stres leptin hormonu salgılanmasını arttırırken, kronik stresler leptin hormonu seviyelerini azaltmakta veya değiştirmemektedir. Bu nedenle ani-akut bir streste iştahımız azalırken, kronik streste iştah artar veya değişmez. Leptin ise stres hormonu seviyesini azaltmaktadır.

Egzersiz: Egzersizin kadınlarda leptin seviyesini arttırırken, erkeklerde değiştirmediği hatta azalttığı görülmüştür. Biz de deney hayvanlarında yaptığımız çalışmamızda egzersizin kan leptinini sadece dişilerde arttığını her iki cinsiyette de beyin dokusunda leptin seviyesini ve reseptörlerini arttırdığını gözledik. Egzersizin asıl etkisi, her iki cinsiyette de leptin reseptörlerini arttırmaktır.

Testosteron ve östrojen seviyelerinin artması leptin seviyesini azaltıcı etki yapmaktadır.

Uykusuzluk kanda stres hormonunun artmasına neden olduğundan leptin seviyesini azaltıcı etkisi bulunmaktadır. Hem insanlarda hem de deney hayvanlarında uykusuzluk yiyecek alımını arttırmaktadır.

İnsülin: Leptin glukoz emilimini engeller, kan şekerini ve insülini düşürür. İnsülin ise leptin seviyesini arttırır. Bu nedenle insülin direnci geliştiğinde kısa bir süre sonra (vücut ağırlığı ve vücut yağ miktarından bağımsız olarak) artan leptin seviyesi nedeniyle leptin direnci gelişir. Diyabette serum leptin seviyesi düşer. Biz de daha önce diyabetik sıçanlarda yaptığımız çalışmamızda diyabetik grupta kan ve beyin dokusunda leptin seviyesinin azaldığını gözledik.
 
5) Leptin seviyesini etkileyen faktörler cinsiyete göre farklılık gösterir mi? Leptin direnci kadınlarda mı yoksa erkeklerde mi daha sık
görülüyor?

Kan leptin seviyesi kadınlarda ve erkeklerde farklıdır. Kadınlarda erkeklere göre 3-4 kat daha yüksektir. Erkek çocuklarda ergenlikte testosteron (erkek cinsiyet hormonu) hormonu seviyesinin artması ile leptinde azalma görülür. Ancak yaşlı erkeklerde leptin seviyesi bir miktar artar, çünkü testosteron seviyesi azalmıştır. Bu nedenle leptin direncinin kadınlarda daha kolaylıkla oluşabileceğini söyleyebiliriz.
 
6) Hangi yaş grubu daha tehlikeli?
 
Aslında 2 yaş grubu daha çok etkileniyor, ama mekanizmaları farklı:

Orta yaş grubu: Metabolizma yavaşladığından, kilo almaya daha meyilliler. Kilo almaya bağlı leptin direnci görüyoruz bu yaş grubunda.

Yaşlı grubu: Beyindeki leptin algılayıcı reseptörlerin sayısı azaldığından leptin yanıtı ve hücrelerdeki leptin işleyişi bozuluyor. 
 
7) Boy-kilo oranı ne derece önem taşıyor?
 
Kan leptin seviyesi yağ doku miktarı ve vücut kitle indeksi (BMI) ile doğrudan ilişkilidir. BMI yüksek ise kan leptin seviyesi yüksektir, leptin direnci gelişmiştir veya gelişmektedir.
 
8) Leptin direnci ve obezite arasındaki ilişki nasıldır?
 
Leptin hormonu ilk olarak 1994’ te Dr. Friedman ve ekibi tarafından anti-obezite hormonu (obeziteyi önleyen hormon) olarak tanımlanmıştır. Yağ dokudan salgılanan bu hormonun normal işlevinin bozulmasıyla obezite oluştuğu gösterilmiştir. Obezlerde artan yağ dokusu ile önce leptin seviyesinin giderek arttığı, hatta salgılanma ritminin (gece en yüksek, sabah 9-12 arasında en düşük olan ritm) bozulduğu görülmüştür. Artmış serum leptini vücutta özellikle de beyinde leptin algılayıcı reseptörlerin azalmasına neden olmaktadır. Böylece leptin yüksek olmasına rağmen iş yapamamaktadır. Yani leptin direnci gelişmektedir. Depolar dolu olmasına rağmen kıtlık sinyali devam ettiğinden kontrol edilemez iştah vardır.
 
9) Eklemek istedikleriniz?
 
Uygun leptin salgılanması için akşam yemeği ile kahvaltı arasında en az 11-12 saat olmalı ve akşam yemeği (sonraki atıştırmalar dahil) yatmadan en az 3 saat önce yenmelidir. Leptinin vücudun enerji için depolanmış yağın kullanımını teşvik edebilmesi için dolaşım sistemi içindeki yağın azalması yani öğünler arasında en az 5-6 saat olması gerekmektedir.
Beynimizdeki açlık-tokluk merkezinin leptine hassasiyeti hepimizde aynı değil. Bu hassasiyeti belirleyen genetik yapımızdır. Genetik yapı üzerine çevresel faktörlerin eklenmesi ile leptin direnci gelişebilmektedir. Epigenetik dediğimiz bu çevresel faktörler anne karnında başlar, annemizin kilolu olması, doğduktan itibaren anne sütü alıp almamak, fazla beslenmek gibi faktörler genetiğimizi etkileyerek direnç gelişmesine katkıda bulunur.

Kalori kısıtlaması temeline dayanan diyetler de leptin salgılanmasını engellemektedir.

Genellikle leptin direnci, insülin direnci ile birlikte gelişmektedir. Öncelik sonralık değişebilir. İnsülin direnci ile ilgili ayrıntılı bilgi edinmek isterseniz daha önce “sağlıklı yaşıyoruz” ekibi olarak hazırladığımız dosyamızı okuyabilirsiniz.

http://www.woto.com/insulin-direnci

Bu ve benzeri konularda dünyadaki en son bilgileri takip etmek istiyorsanız https://www.facebook.com/saglikliyasiyoruzcom/ sayfamızı takip edebilirsiniz.
 
** Adiponektin de yağ dokudan salgılanıp şeker ve yağın kullanımını düzenleyen leptine benzer etkileri olan bir hormondur.
 
 Kaynaklar:
 
Aragonès G, Ardid-Ruiz A, Ibars M, Suárez M, Bladé C. Modulation of leptin resistance by food compounds. Mol Nutr Food Res. 2016;60(8):1789-803.
 
Asao K, Marekani AS, VanCleave J, Rothberg AE. Leptin Level and Skipping Breakfast: The National Health and Nutrition Examination Survey III (NHANES III). Nutrients. 2016 Feb 25;8(3):115.
 
Carter S, Caron A, Richard D, Picard F. Role of leptin resistance in the development of obesity in older patients. Clin Interv Aging. 2013;8:829-44.
 
Crujeiras AB, Carreira MC, Cabia B, Andrade S, Amil M, Casanueva FF. Leptin resistance in obesity: An epigenetic landscape. Life Sci. 2015;140:57-63.
 
Fernández-Formoso G, Pérez-Sieira S, González-Touceda D, Dieguez C, Tovar S. Leptin, 20 years of searching for glucose homeostasis. Life Sci. 2015;140:4-9.
 
Martin SS, Qasim A, Reilly MP. Leptin resistance: a possible interface of inflammation and metabolism in obesity-related cardiovascular disease. J Am Coll Cardiol. 2008;52(15):1201-10.
 
Meek TH, Morton GJ. The role of leptin in diabetes: metabolic effects. Diabetologia. 2016;59(5):928-32.
 
Münzberg H, Morrison CD. Structure, production and signaling of leptin. Metabolism. 2015;64(1):13-23.
 
Park HK, Ahima RS. Physiology of leptin: energy homeostasis, neuroendocrine function and metabolism. Metabolism. 2015;64(1):24-34.
 
Sáinz N, Barrenetxe J, Moreno-Aliaga MJ, Martínez JA. Leptin resistance and diet-induced obesity: central and peripheral actions of leptin. Metabolism. 2015;64(1):35-46.
 
Sasaki T. Age-Associated Weight Gain, Leptin, and SIRT1: A Possible Role for Hypothalamic SIRT1 in the Prevention of Weight Gain and Aging through Modulation of Leptin Sensitivity. Front Endocrinol (Lausanne). 2015;6:109.
 
Zhou Y, Rui L.Leptin signaling and leptin resistance.Front Med.2013;7(2):207-22.