MAKALE

Yayın Tarihi: 06.03.2018 Salı 10:20:00

Balkonda pencere önünde taze otlar

Deniz Orhun

Balkonda pencere önünde taze otlar

Büyük şehirde oturup, şehrin biraz dışında küçük bir bahçe alayım diye herkes içinden geçirir. Ancak iş ve çocukların yoğunluğu bize bu planları erteletebiliyor. Biraz güneş alan bir balkon ya da genişçe bir pencere önünüz varsa bu planları ertelemeye gerek yok. Balkon bahçeciliği diye tabir ettiğimiz balkonda ya da pencere önünde saksıda yetiştirebileceğimiz taze otlar yemeklerimize ayrı bir tat katacaktır.

Aromatik bitkiler nane, biberiye, fesleğen, kekik, dereotu, soğan sarımsak en kolay üretebileceklerinizden. Biraz tecrübeden sonra, havuç hatta patates bile yetişir balkonda. Nereden başlamalı derseniz… Aromatik bitkiler günde 3-4 saat güneş ister. 1-2 litrelik saksılar fesleğen için yeterli. Domates ve biber için daha derin 10 litrelik saksılara ihtiyacınız olacaktır.

İşte güzel bir saksı tarifi geliyor: Saksının en altına fazla suyun süzülmesi ama süzülürken de toprağı götürmemesi için çakıl taşı koyun. Daha sonra torf-toprak karışımını saksının yarısına kadar ekleyin. Ekim-Dikim işlemini gerçekleştirebilirsiniz. Saksınızın tamamını toprakla doldurun. Daha sonra toprağınıza kompost karışımı da kullanabilirsiniz. Genelde aromatik bitkiler 1 hafta 10 gün içinde canlılığını göstermeye başlar. Topladıkça yenisi çıkar. Aromatik çaylarınızı, güzel makarna soslarınızı ya da salatalarınızı pencere önünden topladığınız saksınızdan taze alarak yapabilirsiniz.

Tohumdan üretim artık biraz zor. Doğurganlık özelliğini barındıran tohumları bulmak zor. Bu tohumları bulmak için bazı gönüllü kuruluşlar da seferber olmuş durumda. Ancak elinize doğurganlık özelliği olan tohumlardan geçerse onu kaybetmemeye özen gösterin.



Peki yetiştirdik ama yemeklerimizde kullanırken nerelere dikkat etmemiz gerekir bu aromatik bitkileri diye sorarsanız, işte cevabı geliyor: Yemek pişirme işlemi sırasında hangi aşamada bu aromatik bitkileri yemeğe koyduğunuz çok önemli. Yemeğin sonunda mı yoksa yemeğin başında mı?

Nazik olarak belirttiğimiz gövdesi yumuşak aromatik bitkiler; nane, maydanoz gibi, bunları iki parmağınızın arasına aldığınızda ovuşturun hemen kararmaya ve acı tadını vermeye başlayacaktır. İşte narin olduklarından yemek pişirme işleminin son aşamasında, servisten önce yemeğe katılmalıdır. Gövdesi sert olarak tabir ettiğimiz kekik, biberiye gibi bitkiler ise aromasını daha uzun sürede ve sıcaklıkla birlikte vereceklerinden yemek pişirme işleminin başında konmalı, yemek pişene kadar aromasını yemeğe geçirmesi beklenmelidir. Bu tarz bitkileri keskin bıçağınız ya da elinizle sapından ayırarak yemeğe katarken, narin olanları ya çok keskin bir bıçakla ya da keskin bir makasla keserek yemeğinize koymalısınız ki suyu çıkıp yemeğinizin tadını acılaştırmasın. Benim dedem 97 yaşına kadar yaşadı.

Elinde dürbün komşunun bahçesindeki kayısı ağacının meyvelerini diğer komşunun çocuğundan korumaya çalışıyordu ama hiçbir zaman birşey dediğini görmedim, duymadım. 97 yaşına kadar yaşaması; yediği taze aromatik otlar, bahçeyle uğraşması her şeyin doğalını yediği için sanmayın. Kimsenin işine karışmadığı için Şaka bir yana sağlıklı beslenmek ve biraz kendimizi mutfağın güzel nimetleriyle oyalamak için balkon ve pencere bahçeciliği güzel bir hobi. İşte dedemin anneannemden her zaman yapmasını istediği güzel bir tarif geliyor size, ben tabii ki biraz günümüze uyarladım. Sevgiyle kalın.