MAKALE

Yayın Tarihi: 20.10.2012 Cumartesi 12:24:06

Biyomimikri - İnovasyonda Yeni Boyut

Yusuf ÇUKUR

Biyomimikri - İnovasyonda Yeni Boyut

Doğanın insan tarafından taklit edilmesi anlamına gelen biomimikri, insan icatlarını sorgulatıyor. Biraz araştırıldığında, kertenkele, tavuskuşu ya da timsah karşımıza birer mucit olarak çıkıyor. Örneğinin vites kutusunu ilk keşfedenler sinekler! Fiberglas teknolojisini ise timsahlara borçluyuz!

Doğa ve teknoloji kavramları çoğu kez birbirinin karşısına konur. Yani genel algı teknolojik olanın doğal olamayacağı yönündedir. Ya da tam tersi, doğal olanın teknolojik olamayacağı… Ancak, bunu yadsıyan bir kavram var ortada ve günden güne daha da beliriyor, örnekleriyle hayatımıza giriyor: Biyomimikri (biomimicry) ya da biyotaklit. Biyomimikri, doğadaki modelleri inceleyen, sonra da bu tasarımları taklit ederek veya bunlardan ilham alarak insanların problemlerine çözüm getirmeyi amaçlayan yeni bir bilim dalı. İnsanların doğada bulunan sistemleri taklit ederek yaptıkları maddelerin, aletlerin, mekanizma ve sistemlerin tümünü ifade ediyor. En basit haliyle, insanın doğadaki kusursuz sistemleri taklit ederek tasarım yapması anlamına gelen biomimikri "canlı benzeşimli" ürünleri kapsıyor. Yani insan icadı sandığımız, çağlara damga vuran, insanlık tarihinde dönüm noktaları olan çoğu şeyin mucidi doğanın ta kendisi aslında.

İnsanoğlunun tek yaptığı da doğayı model almak, telif ödemeden tasarım kopyalamak! Uçağın, kuşların uçuş sisteminden esinlenilerek tasarlandığı bilinen bir örnek. Uçağın mucidi olarak kabul edilen Wright kardeşler, Kittyhawk adındaki uçaklarının kanatlarını yaparken akbaba kanatlarının tasarımını örnek almışlar. Ya da helikopterin uçuş mantığının yusufçuk adlı böcekten kopyalandığı da akla ilk gelenlerden. Helikopter, uçuş sistemini, havada asılı kalabilmesini yusufçuğun doğal sistemine borçlu. Günümüzde mimariden tekstile her alanda biyomimikrinin izleri görülüyor.



Kertenkeleden ilham alan kumaş
Doğadan esinlenilerek yapılan tasarımların tekstildeki son örneklerinden biri "geko" denen bir kertenkele türünden hareketle üretilen mobilya örtüleri. Geko, tutunduğu yerden düşmemesiyle tanınıyor. Düz duvara tırmanabilen bu hayvan, tavanda bile yürüyebiliyor, asılı durabiliyor. Gekolar bunu vakum ya da doğal bir yapışkanla değil, düşük bir statik elektrik kullanarak yapıyorlar. Yani, tırmandıkları yüzeye, düşük bir statik elektrik uygulayarak, düşmeden, kaymadan durmayı başarabiliyorlar. Tekstil tasarımcıları gekonun bu özelliğinden hareketle, örtüldüğü yere statik elektrikle tutunan kumaşlar üretiyor. Mobilyanın üzerine zahmetsizce serilen geko taklidi örtüler kolay kolay sıyrılmıyor, toplanmıyor, mobilyanın orijinal kaplaması gibi görünüyor. Böylece birkaç çeşit mobilya örtüsüyle, koltukların orijinal kaplamalarına mecbur kalmadan değişiklik yaratabiliyor, istediğiniz zaman evin görünümünü tümden değiştirebiliyorsunuz. Eğer sıkılırsanız tek yapmanız gereken yenisini almak.

Daha yüzlerce örnek görmek mümkün.Görebilene :)

Alıntı