MAKALE

Yayın Tarihi: 21.11.2016 Pazartesi 15:00:11

Çölyak hastalığı ve hastaların beslenmesi

Naciye KUTLU

Çölyak hastalığı ve hastaların beslenmesi
Çölyak hastalığı (Gluten Enteropatisi), tahıl kaynaklı incebağırsak hastalığıdır. Hastalık, glutene hassas bağırsak sistemi adı ile de bilinmektedir. Hastalığın etken maddesi, buğday, arpa, çavdar ve bazende yulaf ürünlerinde bulunan gluten proteinin gliadin adlı alt fraksiyonudur. Gluten içeren gıdaların tüketimiyle, normalde pütürlü bir yapıda olan bağırsak duvarları düzleştiğinden dolayı, vitamin ve mineral gibi vücuda yararlı birçok besin maddesinin emilimi azalmaktadır.

Çölyak belirtileri genel olarak karın şişliği ve gelişim bozukluklarıdır. Bunun yanında, kusma, vücut şişmesi iştahsızlık belirtileridir. Hastalık her ne kadar çocuk yaşlarda başlasa da, 40-50 yaş aralığı tanının en sık konulduğu dönemdir. Şüphe durumunda, glutene karşı toleransı ölçen bir takım testler yaptırılabilir. Ayrıca, teşhis için ince bağırsaktan küçük bir parçada alınabilmektedir.

Kısa bir süre öncesine kadar nadir görülen çölyak hastalığı, günümüzde Avrupa’da en sık görülen hastalık durumuna gelmiştir. Ayrıca Orta Doğu ülkeleri, Hindistan Kuzey Afrika’da da yaygın durumdadır. Türkiyede ise görülme sıklığı %0,9-1 aralığındadır.

Çölyak hastalığı için, ömür boyu glutensiz diyet uygulaması, tek tedavi yöntemidir. Gluten içeren buğday, yulaf, arpa ve çavdar unundan yapılmış ürünlerden uzak durulması gerekmektedir. Hastaların glutene toleransları değişiklik gösterebilmektedir. Bazı hastalar iz miktarda bile tüketse, geri dönüşü olmayan sonuçlara hatta ölüme neden olabilmektedir. Bazıları ise belirli bir miktara kadar tolere edebilmektedir. Çölyak hastaları tükettikleri ürünlerin etiketlerini mutlaka okumalı ve “gluten içermez” ibareli ürünler aramalıdır.



Son yıllarda çölyak hastaları için özel “glutensiz gıdalar” üretimi artmıştır. Kilogramında 20 mg’dan az gluten içeren gıdalar glutensiz kategorisindedirler. Glutensiz gıda üretiminde, üreticiler çok hassas üretim koşulları oluşturmaktadır. Örneğin, glutenli bir ürünün geçtiği banttan ertesi gün glutensiz gıda üretmek mümkün değildir. İz miktarda da olsa bulaşma olacağından dolayı, glutensiz gıda üretim hattı tamamen ayrı olmalıdır. 1 ton glutensiz ürüne bulaşan 2 kaşık gluten bile çölyak hastaları için büyük tehlike oluşturmaktadır.

Glutensiz olarak önerilebilecek başlıca doğal gıdalar mısır, soya ve pirinçten elde edilen ürünlerdir.  Glutensiz gıdalar, normallerine göre düşük vitamin, mineral, lif içerikleri nedeniyle, üretimde zenginleştirilmeleri önerilmektedir. Ayrıca, çölyak hastaları için özel çikolata (Ülker, Eti) hatta baklava (Güllüoğlu) üretimi yapılmaktadır. Çölyak hastalarının yiyebileceği gıdalar, baklagiller (fasulye, bezelye, barbunya, soya fasulyesi, mercimek v.b.), kahvaltılıklar (peynir, tereyağı, çay, bal v.b.), dondurma, et, tavuk, balık, ayçiçeği ve v.b. yağlar, meyve ve sebzeler, fındık, ceviz, leblebi gibi kuruyemişlerdir. Yememeleri gereken gıdalar ise, maltlı süt, yulaf içeren peynir türleri, makarna, şehriye, buğday, arpa çavdar ekmeği, kepek, kremalı sebzeler, hardal, tarçın ve cin, viski gibi içeceklerdir.

Çölyak hastalarına yardım için “Çölyakla Yaşam Derneği” isimli kuruluş faaliyetini sürdürmektedir. Dünya’da da yine benzer siteler ve bloglara ulaşılabilmektedir. Ayrıca 9 Mayıs Dünya Çölyak Gününde, bu hastalığı ve hastalara gösterilmesi gereken özen çeşitli etkinlikler ile aktarılmaktadır.