MAKALE

Yayın Tarihi: 05.05.2017 Cuma 06:21:39

Hulv sever misiniz?

Yıldız Özge Yozgatlı

Hulv sever misiniz?
Arapça tatlı, şirin, güzel anlamlarına gelen hulv; Türk, Arap ve Yahudilerin yaşadığı her yerde bulunur. İlk kez Ortadoğu ve Balkanlarda yapıldığı bilinmektedir. İslamiyet’i kabul eden Türkler, Arap kültürüne yakınlaşınca hulv ile tanıştı ve sonra “Hulv Hikâyesi” başladı… Arapça Hulv, Türkçe Helva… Osmanlı’da kültür haline gelen helva için mutfaklarda “helvahane” bölümleri bile yapıldı. Helva hem besleyici, hem de lezzetli bir tatlı olarak Osmanlı’nın vazgeçilmezi olmayı başardı. Helva için “helva sohbetleri” düzenlendi. Bugün en çok cenaze ve düğün evlerinde ikram edilen helva yaygın olarak; doğum, ölüm, okula başlama, işe başlama, gurbete gitme, gurbetten dönme, Hacca gitme, Hacdan dönme, askere gitme, askerden dönme, sünnet, düğün, yeni ev alma, Hıdrellez, çiğdem düğünü(çiğdemin ilk görülmesi), yoğurt bayramında (kuzuların sütten kesilmesi) pişirilip yenilmektedir. Yaşanılan duygusal yoğunluk helvaya yüklenir ve mutlaka komşulara dağıtılır.



Osmanlı Sarayı’nda Helva…

Zengin çeşitliliğe sahip saray helvalarının ana malzemesi un, yağ, şeker olsa da kullanılan baharat ve kuruyemişlerle helva tat ve ad alır. Sarayda yapılan helvanın en önemli özelliği kullanılan malzemenin birinci sınıf olmasıydı. Hangi malzemenin imparatorluğun hangi bölgesinden geleceği önceden belirlenmişti. Tereyağı Kefe’den, şeker Mısır’dan, bal Girit-Eflak ve Boğdan’dan getirilirdi. İkinci en önemli özellik ise; helvanın kehribar rengini alabilmesi için hafif ateşte kavrulmasıydı. Sarayda helvanın her malzemesi özel olduğu gibi, bakır süt güğümleri de özeldi. İçi-dışı kalaylı bakır güğümler üzerinde I.Ahmet Tuğrası ve ölçekler kazınmıştı.

Helva Sohbetleri…

Özellikle Lale Devri’nde helva sohbetleri önem arz ederdi. Sultan III.Ahmet ve Damat İbrahim Paşa’nın üst düzey devlet adamları, âlimler, şairler ve sanatkârları davet ettikleri eğlencelerde Edebi ve İlmi sohbetlerden sonra musiki ile eğlenilir ve arada helva yenilirdi. İstanbul’da bulunan Sefirler (yabancı ülkelerin büyükelçileri) için de helva sohbetleri düzenlenirdi. Sohbetin yapılacağı mekân gösterişli bir şekilde süslenir, ev sahipliği yapan sadrazam mücevherlerle süslenmiş olarak giyinir, müzisyenler eşliğinde davetliler misafir edilir, gece sonunda misafirler mevkilerine göre hediyelerle gönderilirdi.

Padişah ve Sadrazam dışında zenginler de, devlette düzenlenenlere göre daha tantanalı ve samimi helva sohbetleri düzenlerdi. Bu sohbetler ya sırayla yapılır ve sıradaki kişi gecenin masrafını karşılardı, ya da katılımcılardan toplanan katkılarla masraflar karşılanırdı. Kışın en soğuk kırk günü ve onu takip eden soğuk elli günü çeşitli yemeklerin tüketilip üzerine helva yenildiği geceler böylece “helva sohbeti” adını almıştır. Bu sohbetler helvanın sosyal yönünü ortaya koymaktadır.



Avrupa’da Helva…


Avrupalı gezgin yazarların kitaplarında yer verdiği helva, Kuzey Afrika ve Balkanlarda “Türk helvası” olarak bilinmektedir. Araplardan öğrenip çeşitlendirdikleri helvayı dünyaya tanıtan Türkler olmuştur. Kimi kaynaklara göre, helvanın ilk tarihinin Pakistan veya Hindistan’a dayandığı yazılmaktadır. Dünyanın çeşitli yerlerinde genelde tahin ile yapılır. Ancak havuç ve bezelyeden yapıldığı yerler de vardır. Bangladeş ve Hindistan gibi…

Sağlıkta ve Yaşamda Helvanın Yeri…

Kolesterol içermeyen, enerji kaynağı olan helva lezzeti ve pratikliği ile tercih sebebidir. Protein, karbonhidrat, kalsiyum ve B gurubu vitaminler açısından zengindir. Mide rahatsızlıklarına, sedef ve egzamaya, saç dökülmesine iyi geldiği, balgam söktürücü özelliği olduğu da söylenir. Esasen tahin helvası çöğen, tahin ve şekerden yapılır. Çöğen bulaşıcı hastalıklara karşı koruyucu olarak bilinir.

Tahinin yapıldığı susam; yağ asitlerinin oluşumunu sağlamakla birlikte, hücre yenilenmesine ve yaraların iyileşmesine etken olarak tavsiye edilmektedir. Ayrıca tahinin lesitin içeriği oldukça yüksektir. Beden gücü ile çalışan, sporcu, çocuk, hamile ve emziren kadınlara faydalı olan helva; diyabet hastalarına önerilmez.

Çeşit Çeşit Helva…

Tarihte üretilmiş bazı helva türleri günümüze taşınamamış olsa da; Hakanlara layık helva anlamını taşıyan Helva-yı Hakani, Eskişehir ve Kütahya bölgesinde halen yapılmaktadır. Fatih Sultan Mehmet’in sofrasından eksik etmediği Me’muniye Helvası, helvanın bilinen ilk çeşitlerindendir. Yapılan çalışmalarla Osmanlı’da 36 çeşit helva olduğu tespit edilmiştir. İrmik, Peynirli İrmik, Un, Tahin, Kakaolu Tahin, Fıstıklı Tahin, Cevizli Tahin, Ermenek (Pekmezli Tahin), Kürek, Koz, Kâğıt, Köpük, Pamuk, Kıtır, Met, Nuga Helvası gibi çok çeşidi bulunan helvanın yöresel olarak da çeşitleri mevcuttur. Tekirdağ Peynir Helvası, Ezine Peynir Helvası, Erzurum Peynir Helvası gibi… Balık ziyafetlerinin tartışılmaz tamamlayıcısı helva… Osmanlı’dan bize kalan miras… Tarihi ve Sosyolojik önemi olan tatlı… İstediğiniz gibi tanımlayabilirsiniz. Ancak siz yine de tüketim miktarınızı çok abartmayın…
 Helva-yı Hakani Türkiye gelenek ve göreneklerine göre doğumlarda, ölümlerde, askere giderken, hac dönüşünde, okula başlayan çocuklar için, yeni bir eve sahip olunca, okul bitince, yağmur dualarında, kuzunun sütten kesilme günü olan “yoğurt bayramı”nda, “çiğdem düğünü”nde (ilk çiğdemin görüldüğü gün) Osmanlı evlerinde kesinlikle çeşitli helvalardan (genellikle irmik) biri yapılır ve eşe dosta dağıtılır.
Etiketler Hulv, sever, misiniz?,

YAZARIN SON 5 MAKALESİ