MAKALE

Yayın Tarihi: 01.12.2017 Cuma 18:05:00

İtalya'nın Cucina'sı

Şengül PARLAK

İtalya'nın Cucina'sı

Bugün size, bir dünya lezzeti Cucina İtaliana’dan bahsetmek, tabağın üzerinde tüten dumanı yollamak istiyorum. Egeden alışık olduğumuz damağımızın yadırgamayacağı İtalyan Mutfağı.

Bir dünya lezzeti dedim, İtalyan mutfağı dedim, cümleyi pek bir süsledim. Harika bir mutfak bol malzeme ve değişik yemekler hatta çok yakışıklı beyaz önlüklü bir aşçı gözünüzün önünde canlanmış olabilir mi? Olmasın lütfen, olmasın ki benim gibi hayal kırıklığı yaşamayın. Roma’da yediğim pizza şimdiye kadar yediğim en kötü pizzaydı. Makarna için hamur ve çok sulu desem sizi üzmüş olur muyum? Tamam durum o kadar da vahim değil fakat tarihte anlatılan Medici ailesinin verdiği ziyafetlerde veya kızlarının Fransız prensleriyle evlenip Fransız mutfağının aslında İtalya’dan geldiğini söyleyen o efsanelerin, lezzetlerini açıkçası ben İtalya’da bulamadım.



İtalya’da kahvaltı kültürü yok. Espresso içen güne başlamış sayılıyor. Peynir ve zeytin Akdeniz Kültürünün vazgeçilmezidir. Meğer İtalyanlar için öyle değilmiş. Zeytin yapmayı bilmiyorlar. Tüm çeşitleri tatsız fakat tuzlu. Kahvaltıda yediğim tek şey tabağa dilimlenen domateslerin üzerine döktüğüm zeytinyağıydı. İşte bu lezzet bana zeytini, peyniri hatta kahvaltıda sayabileceğiniz diğer her şeyi unutturdu. Nefaseti bu kadar iyi zeytinyağları ilk kez İtalya’da tattım.

Asıl mesleğime yağcı derseniz, alınmam çünkü uzun yıllardır gerçek bir zeytinyağcıyım. Toskana bölgesinin zeytinyağını tattıktan sonra sanırım damak eşiğimi fazla yükseltmiş olacağım ki, öyle bir yağ tadını inşallah bir gün ülkemizde de tadabilirim. Toskana bölgesi şarap ve zeytinyağıyla haklı bir ün salmış. İtalya’da en beğendiğim lezzetlerden ikisidir gerçekten. Ben şarap olarak Lambrusco çeşidini tercih ettim. Kuzey bölgesi üzümlerinden yapılan bir çeşit şaraptı. İçimi hafif, tatlı ve baloncukluydu. Sanki gazozla şarabı karıştırmışlar gibi bir tat hissettim. Çok beğendim. Pizza, Napolide doğup dünyaya oradan yayılmış bir İtalyan lezzetidir. Evet Napoli pizzası, Roma pizzasından çok daha güzel. Çeşitlerinden deniz mahsullü olanını tavsiye ederim. Roma’da yemek için Trastevere’ye gitmelisiniz. Bu bölgenin eski ve dar sokaklarında bulabileceğiniz bir sürü çeşit restoran var. Bu sokakları gezerek lüks veya daha Akdeniz’e özgü küçük sıcak görünümlü birçok seçeneği bulabilirsiniz.



Ben tercihimi A RISTOCAMPO isimli restorandan yana kullandım. Restorana ilk girişte sanki bir Rum meyhanesine girdiğimi hissettim. Samimi bir hali vardı. Çorba olarak Minestrone sipariş ettim. Minestrone çorbasının metnini çok duymuştum. Fakat benim önüme gelen zeytinyağlı taze sebze çorbası ve tabağın içine batırılmış kızarmış ekmekten başka bir şey değildi. Sebzelerden en yoğunu kerevizdi. Beğendim beğenmesine fakat özel bir lezzet değildi. Yemek olarak da zeytinyağı ve sarımsakla pişirilmiş dana incik ile devam ettim. İyi pişmiş lezzetli bir yemekti. Ama siz istemezseniz yemeklerde yanına hiçbir garnitür getirmiyorlar. Biz sofralarımızda garnitürü seven bir milletiz. Pilavlarımız, salatalarımız, mezelerimiz standart olarak o masaya gelir. İtalya’da böyle bir masa için biraz zorlanabilirsiniz.

Tatlılardan tiramisu ve dondurma yemeniz gereken tatlardan. Tiramisu Floransa Gilli’de yenmeli ki, 1733 den beri süregelen lezzet neymiş fark edilmeli. Dondurmayı ise biz Lindt Chocolate’de yedik. Çok lezzetliydi. İçkilerden değişik olarak, İtalyan likörlerini anlatmadan geçemeyeceğim. Mağazanın sıcakkanlı satıcısının -ki İtalya’da bilinenin aksine sıcakkanlı birini bulmak gerçekten zor- tattırdığı bu içkilerden ben Limoncelloyu daha çok beğendim. Meloncello fazla tatlıydı. Kahvelerine diyecek hiç sözüm yok, sert ve aroması güzel. Dikkatimi çeken bir ayrıntı şudur ki, gezdiğim İtalyan şehirlerinden hiçbirinde Starbuks’a rastlamadım. Kahve konusunda rakip tanımıyorlar sanırım. “İtalyanları nasıl bilirdiniz?” sorusuna mutfakları dışında başka bir açıdan cevap vermek isterim. Eğlenceli, sıcak, dost canlısı ve Türklere çok benzerler. Erkekleri çok yakışıklı demek geldi içimden ama size yalan söyleyemeyeceğim. Değiller. Restoranlar, sokaklar, toplu ulaşım araçları hatta Turizm Enformasyon Ofislerinde İngilizce konuşarak İtalyanlarla anlaşmaya çalışmanız beyhude bir çaba.

Yılların turizm merkezi turiste mi doymuş yoksa çok mu milliyetçi bilmem ama hangi dili konuşursanız konuşun size İtalyanca cevap verecekler. Sizin sorduğunuzu da tam olarak anlamayacaklar. İtalya’nın en güzel tarafı tarihi. O mistik şehirlere tarih için tekrar tekrar gidilir ve tarih için önünüze taş koyulsa yenir. İtalyan mutfağı dendiğinde aklıma gelen güzel tatlar var. Bunu kesinlikle yadsımıyorum. Bir kere aynı iklim insanları olduğumuz için tatları bize göre de lezzetli fakat bir Türk Mutfağı yanında bence yetersiz. Yurtdışına her çıkışımda hissettiğim gibi İtalya’dan dönüşte de hissettiğim çok kuvvetli duygu, bizim ülkemiz tarihinin, kültürünün ve mutfağının yeterince tanıtılamadığıydı.