MAKALE

Yayın Tarihi: 18.09.2017 Pazartesi 11:00:00

Louis Pasteur'ün askerleriyiz!

Furkan DEMİRGÜL

Louis Pasteur'ün askerleriyiz!
Laboratuvarlarda, hastanelerde, fabrikalarda her gün adına defalarca atıf yapılmasına karşın hakkında çok şey bilinmez, Louis Pasteur’un. Ne okulda hocalarımız bahsetmiştir ondan ne de kitaplarımızda iki satır yazı yazılmıştır hakkında. Oysa bilim tarihine bakıldığında insanlığa onun kadar etki edebi­len çok az insan oldu­ğu görülecektir.

Endüstri Devrimi’nin ardından şarabın da fabrikasyon üretimine geçilir ancak geleneksel yöntemlerle yapılan şarap­lar sık sık bozulmakta, sirke oluşu­munun önü alınamamaktadır. Bunun üzerine bir şarap fabrikası o zamanlar üniversitede kimya üzerine çalışmalar yapan Louis Pasteur’dan bu sorunun nedenini araştırmasını ister.

Sorunun nedenselliğini irdeleyen Pasteur şaşırtıcı bir gerçekle karşı­laşır. Her yerde, havada bile, gözle görülemeyecek türden garip canlılar yaşıyor ve doğadaki organik deği­şikliklerin çoğunda bu küçük canlılar rol oynuyordu. Şarabın oluşum evresi olan ‘mayalanma’ sürecinde de bu canlıların parmağı vardı. Eğer şaraplar bozulmadan tüketilmek isteniyorsa ‘mikrop’ adı verilen bu canlıların mut­laka kontrol altına alınması gerekmek­tedir. Pasteur, yaptığı uzun denemeler sonucu mikropların ısıyla kontrol edi­lebileceğini keşfeder ve böylece şa­rap üretimini güvenli temeller üzerine oturtur.

Daha sonra Pasteur geliştirdiği ‘mik­rop kuramı’nı hastalarda da uy­gulamaya başlar. Hasta ve sağlıklı insanlardan aldığı kan örneklerini in­celemeye başlayan Pasteur, hastala­rın kanında çok sayıda mikrop tespit eder. Bununla birlikte mikropların ne­den olduğu problemlerin yine mikrop­larca iyileştirilebileceğini ileri sürer. Bu düşüncesi üzerine yoğunlaşan Paste­ur 1881’de şarbon, 1885’de ise ku­duz aşısını geliştirir. Böylece insanlık binlerce yıllık kâbusundan uyanmış ve hastalıklara karşı büyük bir zafer ka­zanmış olur.

Temellerini Fransız bir kimyager olan Louis Pasteur’un attığı Bakteriyoloji bilimi bugün dünyanın en önemli bi­lim dallarından birisidir. Ve başta Mik­robiyologlar olmak üzere on binlerce insan Louis Pasteur’ün başlattığı bu kutlu savaşın bir neferi olarak çalış­maktadır.