MAKALE

Yayın Tarihi: 06.02.2018 Salı 11:35:00

Mükemmel davet

Bilal YILDIRIM

Mükemmel davet

Sıradan bir Temmuz günü saat 10:00 sularıydı. Güneş sabah rehavetini üzerinden atalı çok olmuştu. Tüm gücüyle ışıldıyor, parlak ve masmavi gökyüzünde tek başına süzülürken, sıcak geçecek bir günün haberini şimdiden veriyordu. Meteoroloji, sıcaklığın en yüksek değerlere ulaşacağı öğle saatlerinde zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmaması konusunda halkı uyarırken sağlık uzmanları, diyetisyenler bol sıvı tüketilmesi ve hafif öğünler ile beslenilmesi tavsiyelerini sıklıkla yineliyorlardı. Selin Hanımın mutfağında olağanüstü bir durum vardı. Misafirlerini en güzel şekilde ağırlama telaşı içinde olan Selin Hanım, akşam için organize ettiği davette her şeyin mükemmel olmasını istiyordu. Menü büyük bir titizlikle günler öncesinden hazırlanmıştı. Selin Hanım menüyü tekrar gözden geçirip mutfak ekibini toplamış, akşam bir olumsuzluk yaşanmaması için ekibi uyarırken, iş bölümünü de yapıp diğer hazırlıklarla ilgilenmek için mutfaktan ayrılıyordu. Yasemin, soğuk meze ve salatalarla; Funda, ara sıcak ve sıcaklarla; Hakan, tatlı ve içeceklerle ilgilenecek; Aysun ve Fatih ise nerede ihtiyaç varsa yardımcı olacaklar. Zaman sınırlı, yapılacak hazırlıklar ise dağ gibi geldi bir an mutfaktakilere. Funda tecrübesiyle ve mutfak şefi olmanın verdiği sorumlulukla kararan tabloyu dağıtmak adına “evet arkadaşlar haydi başlıyoruz” diyerek işe koyuldu. Mutfaktakiler kısa bir duraksamadan sonra hızlı bir şekilde yerlerini alarak işe koyulmuşlardı. Listeyi eline alan Yasemin “ilk olarak patatesli tavuk salatasını hazırlarım, kısır, acılı ezme, ton balıklı salata..” diye söylendi.



Büyükçe bir tavuğu 3-4 parçaya ayırıp haşlamak üzere tencereye yerleştirip ocağa koyarken, Funda bir yandan içli köfte hazırlıkları için Aysun’dan yardım istedi. Diğer yandan patlıcan musakka için patlıcanları pijamalı soyup, halka halka doğramış, tuzlu suya koyuyordu. Hakan sütlacı hazırlamaya koyulmuştu bile. Fatih limonata için limonları sıkmakla öyle meşgul idi ki, mutfaktaki koşuşturmayı görmüyordu adeta. Davet için başlayan koşuşturmada 4 saat geride kalmıştı. Her şeyin yolunda gittiğinden emin olmak isteyen Selin Hanımın mutfakta dolaştığından Funda haricinde kimsenin haberi olmamıştı. Funda hafif gülümseyerek mutfağı bir uçtan bir uca süzdü ve işlerin yolunda gittiğini belirtmek için gözlerini kapatıp kafasını hafifçe öne eğip kaldırdı. Mutfaktaki olağanüstü çabayı gören Selin Hanımın yüzündeki endişe kısmen de olsa yerini sevince bırakmıştı. Saat 16:00. Nihayet menü eksiksiz bir şekilde hazırlanmıştı. Mutfak dışında her şey mükemmel görünüyordu. Mutfak adeta savaş alanı gibiydi. Oturduklarında kalkamayacaklarının farkında olan ekip hazırlıkları bitirmenin de verdiği heyecanla kısa sürede mutfağı toparlayıp, şahsi temizlik ve hazırlıklarını yapmak üzere mutfaktan ayrıldılar. Saat 18:00 da başlayacak olan davet için bahçede de hazırlıklar neredeyse tamamlanmıştı. Geç vakitlere kadar sürmesi planlanan davet için hiçbir eksik kalmamalıydı.



Selin Hanım elinde dosya oradan oraya koşturuyordu. Aydınlatmalar, süslemeler, masalar, sandalyeler, benmariler… sonunda her şey tamam. Selin Hanım “e artık ben de hazırlanayım” diyerek koşar adım uzaklaştı. Tekrar bahçeye indiğinde misafirlerin neredeyse gelmek üzere olduklarını düşünüp, son kez ama bu defa yavaşça ortalığı denetledi. İkramlar gerçekten müthiş görünüyordu. “Mutfak harika iş çıkardı, hepsini tek tek ödüllendireceğim” diye geçirdi içinden. Mutfağının maharetini zaten biliyordu. Güneş artık ufuktaki yuvasına çekilmeye başlarken, gerisinde tatlı bir kızıllık bırakıyordu. Sıcak hava tatlı bir esintiyle birlikte dağılırken, davetliler de birer ikişer gelmeye başlamışlardı. Gelenlerin yüzlerindeki hayran bakışlarla birlikte memnuniyet ifadesi Selin Hanım’ın dikkatini cezbederken yorucu-yoğun günün stresi kayboluyor, kalp ritmindeki artış ve heyecan ile Selin Hanım, adeta, yerlere-göklere sığamıyordu. Saat neredeyse 19:00 olmuştu ve davetliler birkaç kişi dışında oradaydı. Benmariden yayılan cezbedici kokular da konukları sabırsızlandırmaya başlamıştı sanki. Yani Selin Hanım öyle düşünüyordu. İkram faslına geçilmesi için Funda ile göz göze gelip işaretleştiler ve “saygıdeğer misafirlerim dilerseniz ikrama başlayabiliriz” deyiverdi Selin Hanım. Davetliler sanki bu anı bekliyormuşçasına hareket ettiler hep birden. Yaz günü olması dolayısıyla salatalar ve soğuk mezeler daha çok rağbet görüyordu, tam da Selin Hanımın tahmin ettiği gibi. Ardından süt tatlıları ve tabi içecekler… Her şey gerçekten mükemmeldi. Kimi konuklar tattıkları muhteşem lezzetlerin tarifini istiyor, kimileri memnuniyetini dile getirmek için birbirleriyle yarışıyorlardı. Saat henüz 21:00 olmuştu. Yemekler afiyetle yenmiş, davetliler arasında koyu bir muhabbet başlamıştı. Selin Hanım müzik ekibini bahçedeki yerinde hazırlık yaparken gördüğünde mutluluğuna diyecek yoktu. O sırada davetlilerden Selin Hanımın yakın arkadaşı Aylin Hanım kendisini iyi hissetmediğini belirterek müsaade istedi. Selin Hanım üzülmüştü, oysa daha eğlence yeni başlıyordu. Arkadaşını yolcu eden Selin Hanım bahçeye döndüğünde kendisinin de mide bulantısı hissettiğini misafirlerine hissettirmek istemiyordu. Bu güzel günün mahvolmasına izin vermeyecekti. Bahçeye geldiğinde birçok davetlinin lavabo sorduğuna şahit olduğunda bir şeylerin ters gittiğini anlamıştı. Ama ne olabilirdi ki bu. Bir süre sonra mide bulantısına karın ağrısı da eklenince Aylin’i aramak geldi aklına. Aylin’in hastanede müşahede altında olduğunu öğrenince başından aşağı kaynar sular döküldü sanki. Derhal 112’yi arayıp yardım istedi.

Davetliler perişan haldeydiler. Selin Hanım yetkililere durumu anlattığında gıda zehirlenmesi dedi doktor. Herkesin vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna sevki gerekiyordu. Öyle de oldu. Yenilen yemeklerden numuneler alınarak incelenmek üzere laboratuvara teslim edildi. Salataların neredeyse tamamında bulunan stafilokok türü bakterilerin neden olduğu bir zehirlenmeydi bu. Selin Hanım “nasıl olur” demekle yetinebildi. Mutfak personeli de müşahede altındaydı. Aysun’un elindeki yara doktorların dikkatinden kaçmamıştı. Mutfakta Aysun tarafından ellenmemiş neredeyse ne bir yer ne de ekipman kalmamıştı. Aysun’un yarası tüm mutfağı kontamine etmeye yetmişti. Neyse ki bu vaka küçük sıyrıklarla atlatılmış, can kaybı yaşanmamıştı. *Unutmayalım stafilokok zehirlenmeleri en yaygın rastlanan gıda zehirlenmesidir. Ve sonucu ölüm olabilir! Açık yarası bulunan, sağlık sorunları yaşayan personel iyileşinceye kadar gıda imalatında-hazırlanmasında çalıştırılmamalıdır. Mutfağın temizlik ve hijyen kurallarına uygun olarak işletilmesi ve personelin kişisel temizlik ve hijyenine dikkat etmesi bu ve benzeri problemlerin yaşanmasını önler. Ayrıca gıdalar özelliklerine uygun koşullarda muhafaza edilmelidir.

Etiketler Mükemmel, davet,