MAKALE

Yayın Tarihi: 11.12.2017 Pazartesi 10:40:00

Mutfakta değişim rüzgarı

Şengül PARLAK

Mutfakta değişim rüzgarı

YARATICILIK ’ta sınır yok! YARATICILIK dedim. Aklınıza ne geldi? Kıyafet? Aksesuar? Ya da mobilya?

Mesela, tekstilde tasarım… Stilistler bana hep çılgın gelmişlerdir. Mankenler podyumda onların tasarladığı kıyafetleri sergilediklerinde aklımda deli sorularla onları izlerim. Mesela bu kıyafetleri giyen var mı? O kadar çılgın şeyler tasarlıyorlar ki bazen sadece sanatsal değeri olan görsel bir şov olarak izlendiklerini, satın alınmadıklarını düşünürüm. Ta ki moda olup da sokakta birinin üzerinde görene kadar… Bu yazımda size tabiî ki modadan bahsetmeyeceğim. Stilistler kadar çılgın aşçıların çılgın tabaklarındaki yeni bir yemek sanatından “Fusion Kitchen” dan bahsedeceğim.

İnsanoğlunun doyuma ulaştığını düşündüğünüz anda bir bakıyorsunuz farklı bir tarz doğmuş. Bu özellikle bilişim sektöründe olduğu gibi yiyecek içecek sektöründe de aynı. Değişmeyen tek şey değişim... Demek ki insanların farklı tatlara gereksinimi varmış ki füzyon mutfağı 1980’ lerden günümüze dek gelişerek gelmiş. Esasen fizik terimi olan füzyon, kaynaşma, birleşme, bir araya gelme demektir.

Peki neden bu isim… Çünkü Füzyon Mutfağı, farklı ülkelerin tatlarını, farklı pişirme tarzları ile birbirine yakışan başka başka malzemelerle birleştirerek ortaya hiçbirine benzemeyen çok çok farklı bir yemeğin çıkmasıyla oluşmuş yeni bir akım.



Eskiden seyahatler bu kadar kolay olmuyormuş. Veya başka ülkelerin mutfak sırlarına netten bir tıkla hiç kimse ulaşamıyormuş. Belki yerinde tatmak kadar iyi olmasa da her ülkede başka ülke mutfaklarını yeme imkânı bulabiliyoruz. İşte bu mutfaklara bu kadar kolay ulaşabilmemiz, Fusion Kitchen‘ı yaratmış bir bakıma…

Bana sorarsanız bu mutfakta esas olan aşçıdır. Ancak yetenekli bir aşçı, tatların birbiriyle uyumunu göz ardı etmeden farklı tatları birleştirerek apayrı bir lezzet yaratabilir. Aksi halde, ortaya zevk vermeyen bir yemek çıkar. Riskli de bir iştir, bu açıdan bakarsanız…

Öyle ki, tat zaten tadan için sürpriz olacak, beklenti yüksek çünkü tabak masaya geldiğinde görsellik tam not.

Tadını aldığınız anda başarılıysa harika bir akıma dâhil oldunuz yok eğer değilse, işte bu akım başlamadan sizin için bitti demektir. Bu mutfağın isim babası aşçımız Miami’ den, Norman Van Aikendir. Ünlü şef ilk kez, Latin, Karayipler, Afrika ve Amerika mutfağının tekniklerini bir araya getirerek füzyon mutfağını yaratmış.

Türkiye’de füzyon mutfağı akımı 2000lerde başlamıştır. Birçok restoranda gerçekten iyi şefler değişik tatlar yaratmaktadır. Bir kısım gelenekselci işletmeler bu akımı reddetmekte, gerçek bir gastronomi dalı olarak dahi görmemektedirler. Aslında Türk mutfağı, başlı başına bir füzyon mutfağıdır. Dört mevsimi yaşadığımız ülkemizde bulamayacağımız herhangi bir sebze ya da baharat olmadığı gibi, doğudaki et yemekleri, batıdaki zeytinyağı ağırlıklı sebze lezzetleri, Karadeniz’deki balığın her yemekte kullanıldığı lezzetleri düşünürsek bizim ülkemiz füzyon mutfağı için biçilmiş kaftan. Değişiklik herkese iyi gelir. İyi bir restoranda yeni bir deneyim, yeniliğe açıksanız çok da hoşunuza gidecektir.



Öyle bir tabak düşünün ki… Her mutfağa benzeyip aslında hiçbirine benzemeyen ismi, tadı ve görünüşü özgün bir yemek olsun. Bence deneyin…