MAKALE

Yayın Tarihi: 11.12.2017 Pazartesi 11:55:00

Organik AB hibeleri ve ortak çalışmalar, organik tarım ve Türkiye

Atila ERTEM

Organik AB hibeleri ve ortak çalışmalar, organik tarım ve Türkiye

Organik AB Hibeleri ve Ortak Çalışmalar ORGANiK TARIM ve TURKiYE AB ülkeleri sürdürülebilir bir yaklaşımla konvansiyonel üretimin karşısında yer alarak organik tarımı bir şans olarak değerlendirmektedirler. Organik tarım son yıllarda ülkemizde AB fonları, farklı ülkelerin özel fonları, kırsal kalkınma projeleri ve Kalkınma Ajansları gibi birçok farklı fonlarla proje bazlı olarak desteklenmektedir.



Organik tarım; toprak, ekosistem ve insan sağlığını sürdüren bir üretim sistemidir. Sistem, olumsuz etkisi olan girdilerin kullanımı yerine; ekolojik süreçler, biyolojik çeşitlilik ve yerel koşullara uyum sağlamış döngülere dayanır. Son yıllarda organik tarım dünyada hızla yayılmakta ve global organik gıda pazarı da giderek büyümektedir. Bugün Dünya’da en çok organik ürün üreten ülkeler genellikle gelişmekte olan ülkeler iken, en çok organik ürün tüketen ülkeler ise, genellikle gelişmiş olan ülkelerdir. Dolayısıyla, Türkiye gibi ekolojisi organik tarıma uygun gelişmekte olan ülkeler, gelişmiş ülkelerden gelen talepleri karşılayabilmek için organik ürün üreticisi ve ihracatçısı konumuna gelmiştir. Ülkemizde genelde uygulanan organik tarım modeli;

1- Bireysel üretici projeleri

2- İşleyici- ihracatçı firmalar ile üreticiler arasında sözleşmeli olarak oluşturulan projeler şeklindedir. Kontrol ve sertifikasyon işlemleri ise üretim ve pazarlama şirketlerinden bağımsız, T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yetkilendirilen, akredite olan kontrol ve sertifikasyon kuruluşları tarafından yürütülmektedir. Türkiye’de organik tarım sürecini üç dönemde incelemek mümkündür.

1. Dönem - Hukuki düzenlemelerin olmadığı, Avrupa ülkelerinin talebi üzerine kontrol mekanizması Avrupa ülkeleri tarafından gerçekleştirilen, organik ürün yetiştirme ve işleme dönemi, Bu dönemde ETO, ülkemizde organik tarımın hızlı ve sağlıklı gelişimini sağlamak amacıyla üretici, tüketici, işleyici, tüccar, kontrolör, araştırıcı ve teknik elemanların katılımıyla 1992 yılında kurulmuştur.

2. Dönem - 1994 yılında ilk ulusal organik tarım yönetmeliğinin yayınlanması ile başlamış, Avrupa Birliği yönetmeliğine paralel olarak zaman içerisinde yönetmeliğe eklemeler yapılmıştır,

3. Dönem - Yönetmelik sonrasında organik tarımda kanuni çerçevenin tanımlanması amacı ile 5262 Sayılı “Organik Tarım Kanunu” 03 Aralık 2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak uygulamaya başlanmıştır. Organik ürün üretmek isteyen müteşebbis yetkili kontrol ve sertifikasyon kuruluşları ile sözleşme imzaladıktan sonra bu yönetmeliğe uygun olarak üretim yapar. Yönetmeliğe uygun olmayan girdi ve yöntemler kullanamaz. Her aşamasında denetlenerek uygun olduğu takdirde sertifikalandırılarak organik ürün logosu ile pazarlanabilirler.

Organik işlenmiş gıdalar için de durum aynıdır. Organik gıda üreten bir işletme Türk Gıda Kodeksinde açıklanan tüm şartları yerine getirmesinin yanında organik ürün üreteceği için kontrol ve sertifikasyon kuruluşu ile sözleşme imzalayarak kurallara uyması gereklidir. Üretimde kullanılan girdilerin ürün içerisinde bulunan tarımsal orijinli ürün veya türevlerinin en az % 95’i bu yönetmelik hükümlerine göre üretilmiş olmalıdır. Nihai ürün içeriğinde yalnızca bir tane tarımsal kaynaklı ürün bulunmalıdır. Organik ürünlerin etiketinde Türk Gıda Kodeksinde belirlenmiş olan etiket bilgilerinin yanında; Yetkilendirilmiş kuruluşun adı, logosu, kod numarası ile müteşebbis veya ürün sertifika numarası; Ürünün kime ait olduğu ve bu yönetmeliğe uygun olarak üretildiği açıklaması ve organik ürün logosu bulunmalıdır. Ürün etiketinde organik kelimesinin yerine; ekolojik, biyolojik kelimeleri de kullanılabilir. Organik sektörde desteklemelere ait tebliğler her yıl güncellenerek yürürlüğe girmektedir. Organik Tarım ve Hayvancılık Destekleri T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından organik bitkisel ve hayvansal üretimi teşvik niteliğinde olan destekler mevcuttur. Destek ödemeleri Organik Tarım Bilgi Sistemi (OTBİS) ve Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS)’ne kayıtlı çiftçi/tüzel kişi ortaklarına başvurularının uygunluğu durumunda ilgili yıl dahilinde yapılmaktadır. Organik Tarım Destek çalışmaları BÜGEM, il/ilçe tahkim komisyonları, il/ilçe keşif ve tespit komisyonları ve il/ilçe müdürlükleri ile yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından yürütülmektedir.

Organik AB Hibeleri ve Ortak Çalışmalar AB ülkeleri sürdürülebilir bir yaklaşımla konvansiyonel üretimin karşısında yer alarak organik tarımı bir şans olarak değerlendirmektedirler. Organik tarım son yıllarda ülkemizde AB fonları, farklı ülkelerin özel fonları, kırsal kalkınma projeleri ve Kalkınma Ajansları gibi birçok farklı fonlarla proje bazlı olarak desteklenmektedir. Organik tarım konusunda ülkemizde birçok yerel yönetim biriminde de danışmanlık, organik pazarlar vb. konu arla üretim ve üreticiye çeşitli destekler verilmektedir. Birçok bölgemizde organik tarım üreticilerimizin teşkilatlanmasına destek veren kooperatifler kurulmuştur ve kurulmaktadır. Üniversitelerin ziraat, su ürünleri fakülteleri, gıda mühendisliği, işletme vb. başta olmak üzere organik tarım konusunda birçok araştırma projeleri yürütülmeye devam edilmektedir. Organik tarım da bundan sonraki dönemin sürdürülebilir, uygulanabilir, adil ve kârlı olması hepimizin ortak dileği.

ETO, ülkemizde ekolojik (organik, biyolojik) tarımın bir şemsiye organizasyon altında hızlı ve sağlıklı gelişimini sağlamak amacıyla üretici, tüketici, işleyici, tüccar, kontrolör, araştırıcı ve teknik elemanların katılımıyla 1992 yılında İzmir’de kurulmuştur. Günümüze dek ekolojik tarımın farklı alanlarında çok sayıda kısa kurs, seminer, konferans ve panel düzenlemiş, fuarlara katılmış, eğitim materyalleri hazırlamış, Türkiye Ulusal Organik Tarım Sempozyumları ve Ulusal Organik Hayvancılık Kongrelerini düzenlemiş ve özellikle hassas alanlarda organik tarımın benimsenmesine ve kapasite geliştirmeye yönelik birçok uluslararası proje yürütmüş ve ortak olarak projelerde görev almıştır.

ETO, halen İzmir Bayraklı’daki merkez ofisinde tam zamanlı çalışan bir proje asistanı, bir sürdürebilirlik yöneticisi, bir Genel Merkez sekreteri ile aktif olarak çalışmalarına devam etmektedir. Yereldeki çalışmalarını daha aktif ve başarılı sürdürebilmek için de ülkemizde 9 adet şubesi ile ekolojik tarıma katkı vermeye devam etmektedir. İzmir’de haftada bir gün kurulan Bostanlı ve Balçova organik semt pazarlarının da koordinatörlüğünü yapmaktadır.

YAZARIN SON 5 MAKALESİ