MAKALE

Yayın Tarihi: 13.12.2017 Çarşamba 17:50:00

Organik su ürünleri üretiminde dünyadaki uygulamalar, standartlar ve sertifikasyon

Yahya Çavdar

Organik su ürünleri üretiminde dünyadaki uygulamalar, standartlar ve sertifikasyon

Organik su ürünleri yetiştiriciliği, ülkemiz balıkçılık sektörünün bu konuda dünyada söz sahibi olabilmesi açısından önemli bir fırsat olarak değerlendirilmektedir. Özellikle yerel bazı türlerin (Karadeniz alabalığı, kalkan vb.) sertifikalı üretimi için pilot projeler uygulanmalı ve çiftçiler desteklenmelidir. Doğu Karadeniz Bölgesinde son yıllarda gelişmekte olan turizm sektörüyle entegre projeler yürütülmelidir.

Balık artık her daim taze

Dünyada 1990’lı yılların ortalarında başlayan organik su ürünleri üretimi, organik bitkisel üretime nazaran çok daha yavaş gelişmektedir. 2009 yılında 29 farklı ülkede 240 proje uygulanmış, 53.500 tonluk bir üretim miktarına ulaşılmıştır (IFOAM,2010). Bu projelerin büyük çoğunluğu Avrupa’dadır fakat küçük ölçekli projelerdir. Bangladeş, Çin, Ekvator, Endonezya ve Tayland’da toplam 424.732 hektar alanda organik su ürünleri üretimi yapılmaktadır. 2009 yılı itibariyle Çin'de, 72 balık çiftliği organik sertifika almıştır.



Avrupa’da Atlantik salmonu (somon) başta olmak üzere, levrek, çipura, tatlı su alabalık türleri (Gökkuşağı alabalığı, Kahverengi alabalık) ve sazan türlerinin üretimi dikkat çekmektedir. Çin'de ise en yaygın olarak polikültür şeklinde organik sazan üretimi yapılmaktadır. Diğer Asya ülkelerinde, Black Tiger Karides üretimi (örneğin Bangladeş, Hindistan, Tayland ve Vietnam), bazı yayın balığı türleri (Vietnam) ve mikro-alglerin (Hindistan) sertifikalı organik üretimi yapılmaktadır. Asya pazarı büyümekle birlikte düzenli ve sağlıklı veri toplanamamaktadır. Ülkemizde ise 2010 yılında Rize ilinde 6 işletme “müteşebbis sertifikası” alarak yetkilendirilmiş kontrol ve sertifikasyon kuruluşu nezaretinde organik alabalık üretimine başlamıştır.

STANDARTLAR

Yer Seçimi ve Çevresel Etkileşim


Tesis, konvansiyonel üretim ünitelerinden olumsuz yönde etkilenmeyecek şekilde, iyi su akımlı, kirletici ve stres unsurlarından uzak bir bölgede kurulmalıdır.  Tesis kullanım alanındaki doğal peyzaja önem verilmeli, özellikle nesli tükenmekte olan bitki türlerine zarar verilmemelidir. Tesis alanının bir bölümü (en az %5’i) doğal bitki örtüsüne ayrılmalıdır.

Havuz atıklarını toplamak için doğal filtre yatakları, çökeltme havuzları, biyolojik filtreler veya mekanik filtreler kullanılması tavsiye edilmektedir.

Stok Türü ve Orijini

Yetiştiricilikte öncelikle yerel olarak yetiştirilen türler kullanılır. Yetiştiricilikte kullanılan türlerin, menşeleri ve geçmişe yönelik yapılan işlemleri içeren yazılı kayıtlar düzenli olarak müteşebbis tarafından tutulmalıdır. Yetiştirilebilecek türler doğal stoklara önemli düzeyde zarar vermeyecek şekilde seçilmelidir. Organik anaç veya organik yetiştiricilik yapılan çiftliklerden yavru elde edilememesi durumunda, yetkilendirilmiş kuruluş onayı ile organik olarak üretilmemiş hayvanlar çiftliğe getirilebilir. Çiftliğe getirilecek organik olmayan yavru balıklarının azami yüzdesi 31.12.2015’te tamamen organik olmak zorundadır.

3. Yetiştiricilik

Türler yaşamlarını rahat sürdürebilecekleri yeterli alana sahip olmalıdırlar, doğal çevrelerine uygun ortamlarda, yeterli oksijen düzeyine sahip iyi kalitede suda yetiştirilmelidirler. Tatlı su balığı yetiştiriliyorsa taban tipi mümkün olduğu kadar doğal koşullara yakın olmalıdır, Sazan balığı yetiştiriliyorsa havuz tabanı toprak olmalıdır. Yetiştiricilik üniteleri, su ürünlerinin kaçış riskini en aza indirecek şekilde tasarlanmalı ve işletilmelidir. Kuluçkahaneler, yavru havuzları veya organik yem olarak üretilen organizma türlerinin üretimi hariç kapalı devre su ürünleri üretim tesislerinin kullanımı yasaktır.

Denizde kurulu çiftliklerde: Üniteler, su akışı, derinliği ve su kütlesi değişim oranları, deniz tabanı ve üniteyi çevreleyen su kütlesi üzerindeki etkisini en aza indirecek şekilde yerleştirilir. Yetiştiricilik alanına yetiştirme ünitesinin etkileri göz önüne alınarak uygun kafes tasarımı, yapısı ve bakım metodu seçilir.

Suyun yapay ısıtması veya soğutmasına sadece kuluçkahane ve yavru balık yetiştirme havuzlarında izin verilir. Aydınlatma süresi; yapay ışıklandırma,  üreme dönemleri hariç olmak üzere günde 16 saati geçemez. Sıvı oksijen kullanımına sadece hayvan sağlığı gereksinimleri ile üretim veya taşıma sırasındaki kritik süreler boyunca, aşağıdaki durumlarda, tüm bu işlemleri yazılı kayıt altına almak koşu luyla; su sıcaklığının yükselmesi veya atmosfer basıncında düşme veya kontrol dışı gerçekleşen su kirlenmesi gibi istisnai durumlarda, örnek alma ve boylama gibi ara sıra gerçekleştirilen stok yönetim prosedürlerinde, yetiştiriciliği yapılan stoklarının hayatta kalmasını sağlamak için izin verilir.

Seleksiyon hariç, melezleme ve klonlama gibi genetik metotlar kullanılmaz. Hormon ve hormon türevlerinin kullanılması yasaktır.

Paralel üretimin (Organik ve organik olmayan su ürünlerinin eş zamanlı üretimi) kuralları:  Bakanlık,  birimler arasında açık fiziksel ayrım olması ve ayrı bir su dağıtım sisteminin bulunması koşuluyla, hem organik hem de organik olmayan yavruların aynı tesiste yetiştirilmesi için kuluçkahanelere ve balık yetiştirme havuzlarına izin verir.

4. Organik Yem Hammaddeleri ve Balık Besleme

Etobur su ürünleri yetiştiriciliğinde Yem rasyonu azami % 60’ı organik bitkisel ürünlerden oluşabilir.  Yemin bitkisel kökenli kısmı organik üretimden, su ürünlerinden gelen kısmı ise sürdürülebilir balıkçılıktan gelmelidir. Gelişim hızlandırıcılar ve yapay amino asitler kullanılmaz.

5. Hastalıklar-Tedavi ve Hayvan Refahı

Öncelikle balığın hastalanmaması için koruyucu tedbirler alınmalıdır. Düzenli sağlık kontrolü yapılmalı, ölü balıklar hemen havuzdan uzaklaştırılmalı ve stres faktörleri minimuma indirilmelidir. Su ürünleri işletmelerinde kullanılan tüm alet ve ekipmanlar Organik Tarım Yönetmeliğinin Ek-7’sinin 2.1 veya 2.2 bölümünde listelenmiş olan ürünler ile uygun şekilde temizlenir ve dezenfekte edilebilir. Hayvan sağlığını temin etmek amacıyla alınan önleyici tedbirlere rağmen sağlık sorunu ortaya çıkarsa, aşağıdaki tercih sırasında veteriner tedavileri kullanılabilir:  1. Homeopatik seyreltideki bitkilerden, hayvanlardan veya minerallerden gelen maddeler 2. Anestetik etkileri olmayan bitkiler ve bunların özütleri  3. İz elementler, metaller, doğal imünöstimülantlar veya izin verilmiş probiyotikler. Allopatik(konvansiyonel) tedavilerin kullanılması, aşılamalar ve zorunlu kontrol programları hariç yılda iki defa ile sınırlı tutulur. Ancak, üretim döngüsü bir yıldan daha az ise, allopatik tedavi bir kez uygulanır. Allopatik tedaviler için belirtilen limitler aşılırsa, ilgili su ürünleri yetiştiriciliği ürünleri organik ürün olarak satılamaz. Zorunlu kontrol programları hariç parazit tedavileri yılda en fazla iki defa, üretim döngüsü on sekiz aydan az türler için ise yılda bir defa ile sınırlı tutulur.

6. Diğer Su ürünleri yetiştiriciliğinde aşağıdaki üretim kayıtları müteşebbis tarafından yazılı kayıt olarak tutulmalı ve istenildiğinde yetkilendirilmiş kuruluşa gösterilmelidir.

Bu kayıtlar içerisinde: 1. Çiftliğe gelen hayvanların menşei, geliş tarihi ve geçiş süresi, 2. Çiftlikten ayrılan lotların sayısı,  yaşı, ağırlığı ve gideceği yer, 3. Kaçan balık kayıtları, 4. Balıklar için yem tipi ve miktarı ve sazan balığı ve ilgili türler için ilave yem kullanımına ilişkin yazılı kayıtlar, 5. Uygulanan veteriner tedavisinin amacının detayları, uygulama tarihi, yöntemi, ürün tipi ve yasal arınma süresi, 6. Kurumaya bırakma, temizleme ve su arıtma işlemlerinin ayrıntılarını içeren hastalık önleme tedbirleri gibi kayıtlar bulunmalıdır.

Organik su ürünleri yetiştiriciliği, ülkemiz balıkçılık sektörünün bu konuda dünyada söz sahibi olabilmesi açısından önemli bir fırsat olarak değerlendirilmektedir. Özellikle yerel bazı türlerin (Karadeniz alabalığı, kalkan vb.) sertifikalı üretimi için pilot projeler uygulanmalı ve çiftçiler desteklenmelidir. Doğu Karadeniz Bölgesinde son yıllarda gelişmekte olan turizm sektörüyle entegre projeler yürütülmelidir. Organik üretimin potansiyel türler bazında ekonomik analizi ve iç-dış pazar araştırması yapılmalı, işletme sahiplerinin kafalarındaki belirsizlik giderilmelidir.