MAKALE

Yayın Tarihi: 04.04.2018 Çarşamba 12:25:00

Poşette sağlık var

Erdem Yeşilada

Poşette sağlık var

Bitki çaylarının geçmişi insanlık tarihi kadar eski, şüphesiz. Ancak güncel bilimsel araştırmalar günlük yaşamımızda keyif alarak içtiğimiz bitki çaylarının aynı zamanda sağlığımızın korunmasında, bazı şikâyetlerin giderilmesinde ve hastalıkların tedavisinde etkili olabildiğini ortaya koyuyor.

Günümüzün değişen çevre koşullarında, artan toksik atık yükü göz önüne alındığında, doğada yetişen bitkileri toplayıp kurutarak bitki çayı hazırlamak ne derecede sağlıklı olabilir? Manavdan aldığınız meyve ve sebzeyi toksik atıkları temizlemek için özel sıvılarla iyice yıkıyoruz, ama çay hazırlayacağınız bitkileri yıkayabilmeniz mümkün değil. Çünkü kurutulan bitkilerin yıkanması halinde hücrelerin içindeki bileşenler kaybolur, geriye yararsız ve lezzetsiz posa kalır.

Bu nedenle çay hazırlamak için kullanılan bitkilerin tarım ilaçları, çevresel toksinler, ağır metaller, radyasyon gibi sağlığımızı tehlikeye atacak kalıntıları taşıyıp taşımadığının mutlaka analiz edilmesi ve uluslararası sınır değerlere uygunluğunun belirlenmesi gerekiyor. Dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise bitki çayı olarak kullanılacak bitkilerin sağlığı bozacak, başka hastalıklara neden olabilecek mikroplar taşıyıp taşımadığından emin olunması gerekir. Hiç şüphesiz doğadan toplanan meyve ve sebzeler gibi bitki çaylarının da mikropsuz olması beklenmemektedir. Uluslararası yönetmeliklerde sınır değerler belirtilmiştir.

Her bitkinin çayı olur mu?

Bitki çayı hazırlanırken bitkinin aroma ve lezzetinin uygunluğunun yanı sıra etkili bileşenlerinin suda çözünebilmesi, içerisindeki bileşenlerin sıcak su içerisinde bozulmaması gibi özelliklere dikkat edilmelidir. Özellikle bazı sağlık sorunlarının tedavisine yönelik bitki çayları hazırlanırken, farklı hastalık semptomlarına etkisi olabilecek bitkilerin yer aldığı karışımların kullanılması daha etkili sonuç verebilmektedir. Mesela, kabızlık şikâyetlerinde doğrudan bir laksatif kullanmak yerine, kabızlıkta rol oynayan yetersiz safra salgısını artırıcı (koleretik, kolagog), sindirim sistemindeki spazmları giderecek (spazmolitik), suyu emerek kayganlığı sağlayacak (müsilaj) bitkilerin bir araya getirilmesi daha etkin ve güvenilir sonuç verebilecektir. Ancak karışım bitki çayları hazırlandığında en önemli sorun içerisinde farklı büyüklük ve dokuda (meyve, yaprak, kök gibi) bitki parçalarının yer alması nedeniyle tekrarlanabilir etki, tat ve aroma sağlanabilmesi mümkün olamamaktadır. Ufak parçalar karışımın dibine inerken, büyük parçalar yukarıda kalmaktadır.

Bu sorunun çözmek için karşımdaki bitki parçalarının eşit büyüklükte parçalanması gerekir. Bitkilerin parçalanması sadece karışım çaylar için değil, tek bileşenli çaylarda da daha yüksek etkinlik için de önemlidir. Mesela, rezene meyvesi parçalanmadan çay hazırlanırsa, etkili olan uçucu yağ meyve içerisindeki kanallar içerisinde kaldığından çaya geçememekte ve dolayısıyla etkinlik sağlanamamaktadır. Diğer taraftan, parçalanan bitki parçaları ile hazırlanan çay bulanık olur ve görüntüsü bozulur, çekiciliğini kaybeder. Bir diğer önemli husus ise, parçalanan bitki parçalarının havanın oksijeni ile oksitlenerek hızla bozulmasını önlemek için mutlaka korunması gerekir. Bunu önlemenin yolu “poşet çay” kullanılmasıdır.

Etiketler Poşette, sağlık, var,