MAKALE

Yayın Tarihi: 20.12.2016 Salı 17:22:45

Resmen yanlışlıklar zinciri!

Petek Ataman

Resmen yanlışlıklar zinciri!
Tüketiciye uzmanlık alanı dışında yanıltıcı bilgi aktarmanın bir yaptırımı olmalıdır. Aksi takdirde şimdi olduğu gibi ekranlarda bize güvenilir ekmek yapmayı eline unu, suyu alıp konuyla uzaktan yakından ilgisi olmayan bir akademisyen anlatmaya devam edecektir.

Bu sorun medyadan sorumlu RTÜK’ü de, YÖK’ü de, tek tek üniversiteleri de, gıda ve sağlıkla ilgili sorumluluğu olan bakanlıkları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek odalarını da ilgilendirmektedir.

İçinde bulunduğumuz yüzyılda artık tüketici sağlıklı, uzun ve mümkün olduğunca kaliteli bir yaşam talebi­ni her geçen gün daha yüksek sesle dillendiriyor. Bu nedenle de “sağlık”, “gıda”, “beslenme” gibi konular re­vaçta. Diğer yandan tüketicide kamu otoritelerine güven sorunu yaşandı­ğından sürekli “bu konuda benden saklanan ne var acaba?” “bana ula­şan gıdalarda sağlığımı riske atan bir sorun olsa bunu benimle şeffafça paylaşacak bir kurum yok” hatta “var olan sorun tüketiciden gizlenir” algısı var. Ne yazık ki bu inanışın oluşması­na hizmet eden pek çok gelişme de yaşandı. İşte bu endişe ve hassasiyet reyting arttırıyor. Tüketiciyi korkutan ve olumsuzluk ifade eden bilgi akta­rımları (doğru olmasa da) daha çok inanılır bulunuyor.

Baştan sona bir yanlışlıklar zinciri olan bu duruma “dur” demek lazım. Bu pek çok kesimin, kişinin ve kuruluşun katkısı ile başarılabilecek bir durum­dur.

- Öncelikle tüketiciye gıdalarla ilgili bilgiyi aktaracak, tüketici tarafın­dan “güvenilir” olarak görülen kişi ve kurumlara ihtiyaç vardır. Bu noktada en kısa zamanda EFSA benzeri ba­ğımsız bilimsel bir otoritenin kurulma­sı ve bilimsel risk iletişiminin bu kurum aracılığı ile yapılması gerekmektedir. Tüketici taraf olarak gördüğü kamu otoritesine de sektör temsilcilerine de inanmamaktadır.

- Gerçek konu uzmanı bilim insanları medyayı kullanmakta ürkek ya da isteksiz davranmamalıdır. So­runu büyüten bir yan kendini bilme­yenlerin sürekli konuşması ise, diğer yan kendini bilenlerin ve gerçek bilgi sahiplerinin medyada aktif olmaması ve susmasıdır.

- Tüketiciye uzmanlık alanı dışında yanıltıcı bilgi aktarmanın bir yaptırımı olmalıdır. Aksi takdirde şimdi olduğu gibi ekranlarda bize güvenilir ekmek yapmayı eline unu, suyu alıp konuyla uzaktan yakından ilgisi olma­yan bir akademisyen anlatmaya de­vam edecektir. Bu sorun medyadan sorumlu RTÜK’ü de, YÖK’ü de, tek tek üniversiteleri de, gıda ve sağlıkla ilgili sorumluluğu olan bakanlıkları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek odalarını da ilgilendirmektedir. İnsan­ları yanıltmanın, kandırmanın ve üs­telik bunu akademik unvanı haksız biçimde kullanarak yapmanın yaptırı­mının olmadığı, çaresiz bir 21. Yüzyıl ülkesini kabul etmek mümkün değil­dir.

- Tarladan / çiftlikten sofraya gıda zincirinin her aşamasında görev alan uzman meslek temsilcilerinin, akademisyenlerin birlikte üretme, bil­gi paylaşma ve uzmanlıkları gözetme sorumluluğu bulunmaktadır.

Bunları yapamadığımız takdirde zaten yeterince tüketmediğimiz temel gıda maddelerini gereği kadar ve güvenli biçimde üretme ve tüketme yollarını da geri dönülmez biçimde tahrip ede­ceğiz.