MAKALE

Yayın Tarihi: 13.02.2018 Salı 13:10:00

Siz sakın işinize yatırım yapmayın

Cemre BİLGİN

Siz sakın işinize yatırım yapmayın

Siz hala fuarlara katılımcı olmayı yorucu ve gereksiz, reklam vermeyi boşa para harcamak olarak görüyorsunuz değil mi? Haklısınız. Niye veresiniz ki o parayı? Siz denk gelirse yıl içerisinde birkaç fuara belki ziyaretçi olarak katılırsınız. Reklama ise, hiç ihtiyacınız yok. Farkında mısınız bilmiyorum ama işinizle ilgili çok sayıda fuar düzenleniyor. Ayrıca baktığınız her yerde bir şeylerin reklamı var.

AVM’lerin tuvaletlerinde, tanınmış bir zincirden aldığınız pizza kutusunda, hatta yemek yediğiniz restoranın yemek sonrası ellerinizi silmeniz için verdiği ıslak mendil ambalajında bile. İnternette girdiğiniz her sitede karşınıza çıkanlardan, TV ve gazete reklamlarından söz etmiyorum bile. Irkçılık olarak düşünürseniz büyük hata olur. Ama dünyadaki uluslararası çok sayıda marka, Yahudi kökenli insanlar tarafından kurulmuş.

Büyük işletmelerden birinin sahibi olan bir Yahudiye, iş kurarken sermayenin ne kadarını reklama ayırdığını sormuşlar. “Yüzde 60’ını” demiş. Biliyorsunuz, Yahudilerin ticari zekası çok gelişmiştir. Adamlar boşuna dünyanın en çok satan markalarını yaratmadılar. İşin kurulumunun ardından müthiş reklam çalışmaları yapıyorlar ve bunu tüm ticari yaşamlarında sürdürü- yorlar. Siz sadece işi kurun, müşteriye gidin, müşteri bekleyin. Reklam falan yapmayın… Fuar katılımları ve reklam çalışmaları sizin marka bilinirliğiniz için çok önemli. Kişiler sizin logonuzu ne kadar çok alanda görürse, size yönelmesi o kadar olası. Yoksa fiyatınızın çok ucuz olması belki tercih edilme sebebiniz olur. Onun için bile sizden haberdar olmaları lazım. İnsanların sizi tercih etmesi için sizin varlığınızdan ve ne iş yaptığınızdan haberi olması lazım. Ama siz yapmayın öyle şeyler…



Tabi klasik bir iş sahibi olarak, “Benim pazarlamacılarım var” ya da “Benim müşterim bana yetiyor” gibi söylemlerde bulunabilirsiniz. Sizin tercihiniz. Koca bir dağı, tırmanarak aşmak istiyorsanız, siz bilirsiniz. Aşmaya çalıştığınız o dağı, fuar katılımı ve reklam çalışması yapan rakipleriniz var olan tünelden geçerek, size göre inanılmaz kısa sürede aşıyor. Hem de hiç düşme tehlikesi yaşamadan. Yine de siz reklam yapmayın, fuara falan katılmayın… Fuarlarda 3-4 günde standınıza uğrayan insan sayısı sizin 3-4 günde ekip olarak ziyaret etmenizin imkansız olduğu kadar çok. Müşteriler direkt ayağınıza geliyor. Fuarları onbinlerce insan ziyaret ediyor. Sadece 3-4 günde üstelik. Ne gerek var canım, fuar da neymiş, katılmayın…

Fuarlar için yaz döneminin ardından tekrar start verildi. Bu fırsatı değerlendirenler karlı çıkacak. Yüzlerce insanla görüşme yapacak, binlerce insana ne iş yaptığını gösterme ve ismini-logosunu hafızalarına kazıma şansı yakalayacak. Bilmeseler de olur, fuara katılacaksınız da ne olacak… Yeni yıl için reklam çalışmaları planlama dönemi de kapımızda. Birçok aklını kullanan yönetici, profesyonel ekiplerle çalışıp, hedef kitleye ulaşacak reklam çalışmaları yapacak.

Kampanyalarını duyuracak, yeni ürünlerinden veya hizmetlerinden kullanacak kişileri haberdar edecek. Hiç gerek yok, planlama falan yapıp, yormayın kendinizi…. Siz yapmayın olur mu? Ne fuar için yorun kendinizi, ne de reklam yapıp para harcayın. Rakipleriniz büyürken, siz bu büyümeyi onların şansına bağlayın. Reklama, fuara sizin ihtiyacınız yok ki….