MAKALE

Yayın Tarihi: 11.01.2018 Perşembe 10:35:00

Vazgeçilmezimiz önce oksijen sonra su

Cemre BİLGİN

Vazgeçilmezimiz önce oksijen sonra su

Doğal kaynak suyu veya işlenmiş içme suyu… Hangisini tükettiğinizden çok, tükettiğiniz suyun temiz ve kaliteli oluşu önemli.

HANGİ SUYU TÜKETMELİYİZ?

Su, insan için oksijenden sonra gelen en önemli gereksinimlerden biridir. Yemek yemeden haftalarca yaşayabilirsiniz, ama su olmadan sadece birkaç gün ömrünüz olur. Bu kadar gerekliyse, doğru su hangisi? Doğal kaynak suyu mu, yoksa işlenmiş içme suyu mu? Vücudunuzdaki suyun %10’unu kaybederseniz, yaşamınız tehlikeye girer. %20’sini kaybetmeniz ölümle sonuçlanır. Çocuklarda su oranı yüksektir. Yaş ilerledikçe suyun yerini yağ dokusu alır. Cinsiyete ve yaşa göre değişmekte olan su oranı, %42-%71 arasındadır. Vücut suyunun %60’ı hücre içinde, %40’ı hücre dışı sıvıda bulunur. Günde ortalama 8-10 bardak, yaz sıcaklarında 10-12 bardak su içmeliyiz. Çok fazla tüketmek zararlı, su zehirlenmesi diye bir sorun var. Ama tüketmemek de büyük sorunlara yol açıyor.

Fiziksel performans ve konsantrasyon kaybı, baş dönmesi, aşırı yorgunluk hissi, kas spazmı, böbrek yetmezliği şeklinde liste uzayıp gidiyor. Vücudun sağlıklı yaşamayı sürdürebilmesi için olmazsa olmaz su,  insan için oksijenden sonra gelen en önemli gereksinimlerden biridir. Yemek yemeden haftalarca yaşayabilirsiniz, ama su olmadan sadece birkaç gün ömrünüz olur. Bu kadar gerekliyse, doğru su hangisi?

Doğal kaynak suyu mu, yoksa işlenmiş içme suyu mu? Olmazsa olmaz mineraller kalsiyum, fosfor, sodyum, potasyum, klor, magnezyum, manganez, kükürt, demir, bakır, iyot, flor ve selenyumdur. Miktarları kaynağına göre değişmekle birlikte genelde su içerisinde kalsiyum, magnezyum, demir, nitrat, flor, çinko, sodyum bulunur. Suyun pH değeri de önemlidir. pH değeri suyun asidik ya da bazik karakterde olduğunun göstergesidir. İzin verilen pH sınırları 5,5-8,5 arasındadır. Sudaki pH değeri direkt insan sağlığını etkilemektedir. Sınırlar dışındaki pH değerine sahip suyun aşındırıcı etkisi vardır ki, bu durum geçtiği yerlerden ağır metalleri bünyesine katması anlamına gelir. Suyun insan vücudunda aldığı görevleri yapabilecek bir muadili yoktur. Su vü- cudumuzda fiziksel, kimyasal, biyolojik olaylara katılır.



İçerdiği elementler ile insan sağlığının devamını ve korunmasını sağlar.  Mineraller ve vitaminlerin çözünmesi ve iletilmesi görevini gerçekleştiren su, tükettiğimiz gıdaların enerjiye çevrilmesinde aktif rol oynar. Su dengesinin ve vücut sıcaklığının ayarlanması, derinin nemlendirilmesi, toksinlerin atılması, organların çalışması, nefesin nemlendirilmesi, eklemlere yastık görevi yapılması suyun vücudumuzdaki işlevlerindendir. Her su teknolojinin yardımı ile arındırılarak işlenebilir ve işlenmiş içme suyu olarak tüketilebilir. Suyun yerini başka hiçbir içecek tutamaz, çay-kahve-kola gibi diğer içecekler idrar söktürücü maddeler içerdiğinden daha fazla su kaybına sebep olurlar. Bu sebeple genel olarak uzmanlar günde 2-3 litre su tüketilmesini önerirler. Az miktarda da olsa, sıvının mahiyetinin önemli olmadığını ve diğer sıvılar ile birlikte suyun toplamda günde 2 litre olmasının yeterli olduğunu savunan bir kısım uzman da mevcuttur.

Kaynak suyu, jeolojik koşulları uygun jeolojik birimlerin içinde doğal olarak oluşan, bir veya daha fazla çıkış noktasından yeryüzüne kendiliğinden çıkan veya teknik usullerle çıkartılan ve Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkındaki Yönetmelikte izin verilenler dışında herhangi bir işleme tabi tutulmaksızın nitelikleri tanımlı, etiketleme gerekliliklerini karşılayan ve satış amacı ile ambalajlanarak piyasaya arz edilen yer altı sularıdır. İçme Suyu, jeolojik koşulları uygun jeolojik birimlerin içinde doğal olarak oluşan, bir veya daha fazla çıkış noktasından sürekli akan veya teknik usullerle çıkarılan ve Bakanlıkça uygun görülen dezenfeksiyon, filtrasyon, çöktürme, saflaştırma ve benzeri işlemler uygulanabilen ve parametre değerlerinin eksiltilmesi veya arttırılması suretiyle elde edilen, etiketleme gerekliliklerini karşılayan ve satış amacı ile ambalajlanarak piyasaya arz edilen yer altı sularıdır. İşlem görmesi sebebiyle bu sular doğal olarak değerlendirilmez. Kısaca, doğal kaynak suyu işlemsiz, kaynağından çıktığı şekliyle tüketilen; işlenmiş içme suyu ise, çeşitli teknolojik işlemlerle arındırılan ve mineral-tatlandırıcı takviyesi yapılan yer altı sularıdır.



Uzmanların su konusunda farklı görüşlere sahip olduğu tek konu bu değildir. Genel olarak suyun sertliği, kalsiyum seviyesi olarak kabul edilmesine rağmen, suyun sertlik derecesi içerdikleri erimiş kalsiyum ve magnezyum tuzlarından ileri gelmektedir. Sertlik yumuşaklık içilebilir sular için bir kalite parametresi ya da göstergesi değildir. Bazı uzmanlar sert su içilip, bol mineral almayı tavsiye ederken; bir kısım uzman fazla mineralli suyun böbrekten süzülürken kalıntı yaptığını ve böbrek taşına sebep olduğunu savunmakta, yumuşak su tüketimini önermektedir. Aslında durum basit… Suyu kaynattığınızda, ki bunu en çok çaydanlıklarınızda görürsünüz-kalsiyum minerallerinin çökmesinden kaynaklı tortu görürsünüz. Bu tortu kalsiyumca zengin olan sularda daha fazla olur. Serbest haldeki kalsiyum mineralinin sağlık açısından bir zararı yoktur. Sular kaynatıldığında ya da dondurulup tekrar sıvı hale döndürüldüğünde; kimyasal olarak içerik değişimine uğrarlar. Çünkü suda bulunan kalsiyum ve magnezyum, su katı hale geçtiğinde ya da kaynatıldığında kalsiyum ve magnezyum karbonat haline dönüşür. Gördüğünüz beyaz tortudur.

Su kalsiyum ve magnezyum açısından ne kadar zenginse, oluşan çökelti yani beyaz tortu miktarı o derece fazladır. Bu tortunun insan sağlığına herhangi bir olumsuz etkisi yoktur. Uzmanların fikir ayrılığı yaşadığı bir diğer konu; suyun ambalajıdır. Damacanaların defalarca kullanıldığı için sağlıksız olduğunu savunanlar bulunduğu gibi, pet şişeden su içilmesinin kanser yaptığını iddia eden uzmanlar da vardır. Tabi ki en sağlıklı ambalaj camdır. Sonuçta sıcaklık, güneş ve zaman etkenleri su ve ambalajı arasında madde alışverişine sebep olur, bu da insan sağlığı için olması istenmeyen bir durumdur. Damacanalar fabrikaya geldiğinde her ne kadar, önce doluma uygun olanlar seçilip dış yıkama, ardından yüksek sıcaklıkta temizlik maddeleriyle iç yıkama, sonrasında dezenfektan ile iç yıkama, en son olarak da kaynak suyu ile durulama işlemlerine tabi tutulsa da, üretildiği malzeme plastik… Doğal kaynak suyu veya işlenmiş içme suyu…

Hangisini tükettiğinizden çok, tükettiğiniz suyun temiz ve kaliteli oluşu önemli. 3.Dünya Savaşının “Su Savaşı” olacağı söyleniyor. Her geçen gün içilebilir su kaynakları insanoğlu tarafından hunharca kirletiliyor. En azından bugün tükettiğiniz suyu kaliteli tüketin. Sağlığınız için elzem bir ihtiyaç… Mümkün olduğunca da gelecek kuşaklara temiz bir dünya, temiz su kaynakları bırakmaya çalışalım lütfen…