MAKALE

Yayın Tarihi: 06.03.2018 Salı 12:05:00

Vegan endüstri nereye?

Ebru Arıman

Vegan endüstri nereye?

Hayatınızdan bütün hayvansal ürünleri çıkarmak durumunda kalsaydınız… geriye ne mi kalırdı? Bu sorunun cevabını uzun uzun düşünmenize gerek yok, çünkü aslında hayvansal ürün dışındaki her şey! Gıda endüstrisi son yıllarda rotasını “%100 Bitkisel”, “Vegan Pazara” yönlendirdi.

Dünya nüfusu arttıkça, insanlar için protein bakımından zengin, aynı zamanda da çevreye dost ve sağlıklı gıdalar üretmeye acil ihtiyaç olduğundan hareketle, gıda endüstrisi hızla alternatif pazarlar oluşturma yarışına girdiler. Etik, sağlık, çevresel ya da ekonomik sebeplerle hayvansal ürünleri terk eden tüketici sayısı her geçen yıl daha büyük bir ivmeyle artış kaydediyor. Etik, çünkü hayvanların besin, giyim ya da hizmet amaçlı kullanımı etik değerler dışında değerlendiriliyor.

Sağlık, çünkü hayvansal ürünlerin insan sağlığı açısından riskleri, özellikle de endüstriyel hayvancılıkta kullanılan hormon, antibiyotik, GDO ve zararlı tarım ürünlerinin dolaylı geçişiyle daha ciddi tehditler oluşturuyor. Çevresel, çünkü endüstriyel hayvancılık bugün dünya üzerindeki insan kaynaklı CO2 miktarının bir numaralı sorumlusu. Ekonomik, çünkü hayvansal üretimde kullanılan enerji ve hammaddenin direkt insan kullanımına sunulması, daha fazla insanı besleyecek gıda, temiz su ve enerji anlamını taşıyor, ekonomik ve sürdürülebilir olmaktan uzak. Üstelik bu konu sadece gıdayla sınırlı değil; giyim, kozmetik ve yaşam alışkanlıklarını da kapsayan bir alanda değerlendiriliyor. Pazardaki hareketlilik ve çeşitlilik, kimi tüketicilerce ekonomik fırsatçılık olarak değerlendirilerek kabul görmese de, aslında aynı hareketlilik ve çeşitlilik bu alandaki tüketici nüfusunu da tetikliyor.



Dünyaca ünlü Pazar araştırma kuruluşu Mintel’in yayınladığı rapora göre; Almanya’da piyasaya çıkan her on üründen bir tanesi vegan etiketli. Alman Vegan Derneği’nin verilerine göre ise, Almanya’da 800 bin vegan yaşıyor ve bu sayı her geçen gün artıyor. Öte yandan ülkedeki vejetaryenlerin sayısı ise 7 milyonu geçti. Avrupa’nın geri kalanına kıyaslandığında vegan gıda ürünleri sınıfında Almanya %36 ile birinci sırada bulunuyor, ardından % 21 ile İngiltere, %7 ile Fransa ve %4 ile İtalya geliyor.

Hayatınızdan bütün hayvansal ürünleri çıkarmak durumunda kalsaydınız… Geriye ne mi kalırdı? Bu sorunun cevabını uzun uzun düşünmenize gerek yok, çünkü aslında hayvansal ürün dışındaki her şey! Gıda endüstrisi son yıllarda rotasını “%100 Bitkisel”, “Vegan Pazara” yönlendirdi.

(2011’den beri % 44 artış görülmüş) katkı ve koruyucu maddeleri de aynı hızla azaltıyorlar. Diğer dünya ülkelerinde de durum farksız değil. İsveç Hayvan Hakları tarafından yaptırılan çalışma göre, son beş yılda bir etsiz yaşamı benimseyenlerin sayısında dörtte bir oranında artış oldu. Şu anda İsveç’te yaşayan her 10 kişiden biri et yemiyor.

Avusturalya’da 2016 verilerine göre bu oran %11,2 iken, Amerika’da %5 civarında ve hızla artış gösteriyor. Genel olarak baktığınızda, her bir Avrupa ülkesindeki vegan-vejetaryen nüfusun oranı %2’nin altına inmiyor. Haliyle bu hızlı yükseliş karşısında, Dünya pazarının önde gelen aktörleri pazar kapma yarışına girdiler bile. Beyond Meat ve Hampton Creek Foods gibi Amerikan şirketleri, bitkileri et ve yumurta ile aynı tat ve görüntüye sahip yiyeceklere çevirmek için ısı ve basınç kullanmanın yeni yollarını test ediyorlar. Kaliforniya merkezli Impossible Foods firması ise, sadece bitkisel kökenli ürünler kullanarak peynir, süt, pastırma, biftek ve tavuk gibi gıda üretimine odaklı. Firmanın yatırımcıları arasında dünyanın önde gelen isimlerinden, Horizons Ventures, Khosla Ventures ve Bill Gates de bulunuyor. Firmayı almaya istekli arama motoru devi Google’ın görüşmeleri ise geçtiğimiz yıllarda olumsuz sonuçlanmıştı.

Fransa merkezli dünyaca ünlü süt ürünleri ve su firması Danone, geçtiğimiz ay, içerisinde dünyanın en büyük bitkisel süt markalarından Alpro’nun da yer aldığı Amerikan WhiteWave Foods markasını satın alarak vegan pazarına o da ilk adımı attı. 12,5 milyar dolarlık anlaşma, Danone’nin 2007 yılından bu yana yaptığı en yüksek yatırım olarak görülüyor. Dünyanın tamamen vegan ilk süpermarket zinciri olan Veganz ise kapılarını ilk kez 2011 yılında Berlin’de halka açmasının ardından, şube sayısını 10’a yükseltmiş durumda. Yeni şubeler ise yolda. Peki ileriye dönük öngörüler ne yönde?

Küresel Pazar Araştırma Şirketi Euromonitor International’ın raporuna göre, vegan ürünler, 2015-2020 yılları arasında %5’lik bir artışla, rakamsal olarak 708 milyon dolar ek satışla büyümeye devam edecek. Hudson Araştırma Şirketi’ne göre, Vegan ürün etiketleme, tüketici taleplerine bağlı olarak artan sayıda şirketin mümkünse hayvansal maddelerden uzak kalarak genişlemesine olanak sağlayacak, geleceğin kilit kategorilerden biri. Vejetaryen ve vegan proteinlere olan talep artışı, aynı zamanda pazar hareketini de net olarak ortaya koyuyor. Önümüzdeki yıllarda giderek daha yaygın bir şekilde hayvansal muadili ürünlerin fast food zincirlerine kadar, birçok noktada yaygınlaşması bekleniyor.

Hayvansal olmayan süt, hayvansal sütü geride bırakmaya mı hazırlanıyor?

Dünyaca ünlü Pazar araştırma kuruluşu Mintel’in raporuna göre, 2015 yılında %7 azalma ile 17.8 milyar dolara düşen hayvansal sütün, 2020 yılındaki düşüşünün %11 olması tahmin ediliyor. Buna rağmen bitkisel süt endüstrisi tam tersine, 2015 yılını %9’luk büyüme ile karşıladı ve satış hacmi 1.9 milyar dolarla kapattı. Yine aynı araştırmaya göre, Amerikalı ebeveynlerin %68’i ve 18 yaş altı çocukların %54’ü olmak üzere, Amerikalıların yaklaşık yarısı bitkisel süt tüketmektedir. Dahası, tüketicilerin %69’u bitkisel sütün çocuklar için sağlıklı olduğunu kabul ederken, hayvansal sütün sağlıklı olduğunu kabul edenlerin oranı ise %62.

Türkiye’de durum nasıl?

İlk olarak Vegan peynir üretimiyle vegan piyasaya giren Trakya Çiftliği firması, son olarak da Ar-Ge çalışmalarını tamamladığı Vegan günlük süt ve Vegan yoğurdu piyasaya sürdü. 2016 yılı ortasında Türkiye’de de lisansı verilmeye başlanan “V-LABEL Vegan Kozmetik Ürün Etiketi”nin ilk sahibi Eyüp Sabri Tuncer oldu. Avrupa’nın gözde ürünlerinin tekstil tedarikçisi konumundaki İpeker, ilk kez vegan ipek ve diğer kumaş alternatifleri üretimine başladıklarını duyurdu. Türkiye’de vegan ürün lisans talepleri, son dönemlerin en yüksek seviyesinde. Türkiye’de diğer ülkeler gibi gerek vegan üretim, gerekse popülasyon açısından hızlı bir yükselişte. Ülkedeki tarım zenginliği ve dönüştürülebilir vegan alternatiflerin tahmin edilenin üzerinde olması, üreticiler için ihracat pazarında ekonomik avantajları da beraberinde getiriyor. Üretici ve tüketicilerin bu konuda bilinçli olması ve hem üretimin hem de tüketimin bu yönde teşvik edilmesi gerekiyor. Sonunda nihai kazanım yine, insandan-hayvandan ve doğadan yana olacaktır.