MAKALE

Yayın Tarihi: 24.12.2016 Cumartesi 06:00:50

Yaşam iksiri zeytinyağı!

Şengül PARLAK

Yaşam iksiri zeytinyağı!
İyi bir zeytinyağı tüketicisi değilseniz naturel sızma zeytinyağını tadarak anlamanız gerçekten zordur. Yıllarca zeytinyağının kötü kokusu olduğunu, kızartmalık yağ olmadığını düşünen bir toplumun bu yağ hakkında fikrini değiştirmek doğal olarak zor bir süreçtir. Sağlıklı olmak istiyorsak alışkanlıklarımızı yağımızı değiştirmekle başlamalıyız.

Günümüz beslenme alışkanlıkları bizi sağlıklı bir bedene sahip olmaktan ol­dukça uzaklaştırdı. Bedenimizin ver­diği sinyaller ki bunlar kolesterol, kalp damar hastalıkları, obezite gibi rahat­sızlıklardır. Beslenme alışkanlıklarımızı tekrar değiştirmemiz gerektiğini her geçen gün daha çok ortaya koyuyor. Beslenme konusundaki yenidünya görüşü eski tür beslenmeyi destekli­yor. Hazır yiyecekler yerine doğal ola­nı tüketmeliyiz; bunu da ancak doğal yemeklik yağlarla evde kendimiz ha­zırlayarak elde edebiliriz.

Doğal yemeklik yağlar denildiğinde akla en başta gelen yağ zeytinyağıdır. Rafine edilmemiş zeytinyağı, naturel sızma zeytinyağı çeşididir. Zeytinlik­lerden yeşilden kırmızıya dönmeye yakın alaca renginde, dalından topra­ğa değmeden toplanarak kasalarda üretime sevk edilir. Bekleme süresi kısa tutulmalı 1 günü geçmemelidir.

Üretim alanında parti parti ayrılarak birbirine karıştırılmadan zeytin havu­zuna alınır. Konveyör bantla yaprak temizlemeye, yıkamaya ve çekirdeği kırılmak üzere kırıcıya gönderilir. Çe­kirdekleri kırıldıktan sonra malaksör­de hamur haline getirilerek, 30- 35 derece sıcaklıkta 40-45 dakika ka­rıştırılarak dekantöre yollanır. Santrifüj yöntemi ile karasu ve pirinasından ayrılan zeytinyağı son ayıraca yani se­peratöre gönderilir. Burada geri kalan partikül ve kara suyundan da ayrıl­dıktan sonra yemeklik zeytinyağımız makinenin musluğundan yemyeşil ve mis kokusuyla akmaktadır. Proses, tamamen fiziksel işlemler ile yağı elde etmemizi sağlamış; kimyasal hiçbir işlem uygulanmadığını fark etmişsiniz­dir.

Kaliteli bir zeytinyağı elde etmek için altını çizdiğim şartları yeri­ne getirmemiz gerekir. Zeytinin çeşidi de tabi ki bu şartlardan biridir. Fakat çeşidini, diğer şartlar sağlandığın­da olumlu yönlerini ortaya çıkardığımız ve damak tadını şekillendirdiğimiz bir özellik olarak kullanabiliriz.

Yağımızı, tüm şartları yerine getirerek ürettik, aroması zengin vitaminleri bol harika bir naturel sızma zeytinyağına sahibiz. Bu yağı saklama koşullarına uygun olarak bekletmezsek ne yazık ki tüm özelliklerini yok edebiliriz. Öy­leyse, nasıl saklamalıyız? Buzdola­bına koyarsak kristalleşip donar. Bu normal bir durumdur. Gerçekliğinin ispatıdır bir bakıma. Fakat buzdo­labında saklamamıza gerek yoktur. Gün ışığından uzak, oda sıcaklığında hava ile te­masını kestiğimiz bir ortam yağımızı taze tutacaktır.

İyi bir zeytinyağı tüketicisi de­ğilseniz naturel sızma zey­tinyağını tadarak anlamanız gerçekten zordur. Yıllarca zeytinyağının kötü kokusu olduğunu, kızartmalık yağ ol­madığını düşünen bir toplu­mun bu yağ hakkında fikrini değiştirmek doğal olarak zor bir süreçtir. Genelde sadece salatalarımıza damlatarak kul­landığımız ve mutfağımızda küçük bir şişede her zaman bulunan ve hiç bitiremediğimiz bir yağ olan zeytinyağını, her yemekte, kolay yanmadığı için özellik­le kızartmada mutlaka kullanmalıyız. Sağlıklı olmak istiyorsak alışkanlıkla­rımızı yağımızı değiş­tirmekle başla­malıyız.

Kullanmaya başladıkça tadını beğen­meye, hatta rafine edilmiş diğer yağ­larda olmayan yemeklere verdiği lez­zeti fark etmeye başlayacağız. Kaliteli bir zeytinyağını bardağa koyun önce koklayın, aroması çok keskindir. Taze çimen kokusunu alacaksınız. Koca­man bir yudum alın ağzınızın içinde dolaştırın yutmadan önce tadını alın, yetiştiği yere göre badem, turunç gibi aromalarla zenginleşmiş tadını his­sedeceksiniz. Ve yutun. Evet, genzi­nizde bir acılık oluşacak belli belirsiz yakacak ve kaybolacak bu zevki tattığınızda artık başka yağ­ları kullanmak iste­meyeceksiniz. Başka hiçbir yağı çiğ olarak bu şekilde tüke­temezsiniz.

Araştırmalar, sağlıklı ve en uzun ömürlü insanların Akdeniz ikliminde yaşadığını kanıtlamıştır. Tüm nedeni zeytinyağına bağlayamasak da se­beplerinden biri olduğunu söyleyebi­liriz.

Tarihten bu yana hep değerliydi zey­tinyağı. Bunun tek nedeni vardır ki oda insanın değerli olmasıdır.