RÖPORTAJLAR

Röportaj Tarihi: 18.07.2017 Salı 18:05:00

Ariste markasını Aslı Seçkin'den dinledik

Ariste markasını Aslı Seçkin'den dinledik

KONUK: Ariste Marka Sözcüsü Aslı Seçkin

RÖPORTAJ: Aydan Dalbastı

Bugün Ariste markasının sözcüsü Aslı Seçkin’i konuk ediyoruz.

Bir peynir tutkunu olarak, Ariste markası ilk gördüğüm ya da duyduğum (hangisi önce oldu emin olamadım) andan itibaren ilgimi çekti. Farklıydı. Farklı bir çizgisi, imajı, vizyonu vardı.

Ben Ariste ailesinin üyelerinden birkaç kez dinledim bu serüveni ancak bir de Food Time okuyucuları için tekrar keyifle dinleyebilirim.


Bugün Ariste markasının sözcüsü olarak Aslı Seçkin’i konuk ediyoruz.



Öncelikle “ARİSTE” nin kelime anlamı nedir? diye başlamak istiyorum.

Ariste; Mitolojide sütü ilk defa mayalayıp peynire dönüştüren karakter. Apollo ile Sirene’nin oğlu. Peynire bakışımızı doğru bir marka ile ifade etmemiz gerekiyordu, uzun bir araştırma dönemi sonrası Ariste’de karar kılındı.


Bir markamız daha var. “Yemeli”. Peynirin yeme kıvamına gelip gelmediğinin tenekeye vurulduğunda çıkan sese bakılarak anlaşılması günümüze kadar ulaşan geleneksel bir yöntemdir. Çıkan sesin tok olması ürünün sertliği açısından yenecek kıvama geldiğini gösterir ve buna “yemeli peynir” denir. Bizim için bu isimler özeldir.



Ariste tam olarak ne iş yapıyor?


Biz üretici değil, tedarikçiyiz. Güçlü bir stok ile tüm peynirleri yöresinden temin ederek tazeyken kendi depolarımıza alıp kendi kontrolümüzde depolayıp dinlendiriyoruz.  Stoklayıp, doğru şekilde dinlendirip, dönemsel olarak kontrol ederek yeme kıvamına geldiğinde farklı gramajlarda ambalajlayarak peynir severlere sunuyoruz.

Ariste’nin farkı nedir? Vizyonu nedir?

Hizmet verdiğimiz tüm dallarda dinlendirilmiş peynirlerin yeri birinci sırada. Birisi bizden peynir alıyorsa bu ürünlerin başında Beyaz Peynir, Eski Kaşar ve Erzincan Tulum gelir. Ariste’nin farkı aslında peynire değer katma çabasıdır. Eski Kaşar her sofraya ya Lokumlu tabir edilen koyun sütü ağırlıklı ya da Biberli tabir edilen keçi sütü ağırlıklı kıvamı ile konuk olurken; peynir yapılırken hamuruna katılan çeşniler ile geleneksel yöntemleri bozmadan özel lezzetler elde ettiğimizi görmek bize keyif veriyor.


Varmak istediğiniz nokta, hedefleriniz nelerdir?

Son tüketiciye dokunurken, inovasyondan vazgeçmeden pratiklik sağlamak ve “Emekle İşlenip Özenle Dinlendirildi” ideolojisinden vazgeçmemek. Halihazırda “Toptan satış / otel / horeca / yerel marketler / online satışlar” alanında servis veriyoruz  ve hepsinde aynı kaliteyi korumak için ciddi bir emek veriyoruz.

Neden size kolay ulaşamıyoruz ya da neden her markette yoksunuz diye sormak daha doğru sanırım. Bu bir tercih mi?


Aslında çok da ulaşılamıyor değiliz, bilen alıyor ama reklam vermediğimizden sanırım tüketicilerin gözüne takılmıyoruz. Bir ulusal markette ve İstanbul’un en kıymetli yerel marketlerinde yer alıyoruz. Ayrıca ismimiz gözükmese de pek çok şarküterinin servis reyonlarında biz varız. İkincisini çok yeni açtığımız Ariste Peynir Dükkanları’mız da en kıymetlilerimiz. Biri Etiler Armutlu’da diğeri ise Beykoz/Soğuksu’da.

Ariste’nin lokomotif peyniri hangisidir ya da en favorisi?


Bizim işimizin lokomotifi, “dinlendirmek”. Zaten Ariste’yi bilen herkes ya Beyaz Peynir ile ya da Eski Kaşar ile tanır.


Her peynir bizim için ayrı değerli ama farklı olarak Erzincan Tulumu’na kattığımız kuru meyve (katkı maddesi olmadan) ya da Kekikli ve Fesleğenli Eski Kaşar peynir severlerin tanıması için emek verdiğimiz bir ürün.


Kekikli Ezine Eski Kaşar, Türkiye’de ilk defa Ariste’nin ürettirdiği, farklı çeşniler sonrasında karar verdiği bir üründür. Eski kaşar üretilirken içine kekik eklenerek yaklaşık 9-12 ay dinlendirilerek rahiyasını alan bir üründür. Yakın zamanda da fesleğenlisini yaptık. O da oldukça lezzetli oldu, ayrıca Fesleğenli Eski Kaşarın bir de adı var “Firuze”. Dinlendirildikten sonra başka bir rayiha kazanan, eski kaşar yemeyen pek çok kişinin yemesini sağlayan çeşnili kaşarlarımız pek çok peynir severi şaşırtmaya yetiyor.

Son olarak Food Time dergisi okuyucularına ve GidaGundemi.com sitesi takipçilerine neler söylemek istersiniz?


Ben sizleri tanıdığımda -ki biz normalde basında çok yer almak istemiyoruz-, ama beni bir cümle ile kendinize çektiniz. “Biz gıda mühendisiyiz” dediniz. Biz firma olarak, gıda mühendisi ve teknikerlerine, o bölümleri okumuş, bu mesleğe gönül vermiş, bu işi hakkıyla yapan insanlarla iş yapmayı seviyoruz. Kendi firmamıza da personel alırken gıda mühendislerine ve teknikerlerine yer vermeye çalışıyoruz. Dolayısıyla ben sizin yaptığınız işi beğendiğim için bugün burada bir aradayız. Son tüketicinin peynir ve kahvaltı alışverişinde her şeye inanmamalarını, genel kabul görmüş ya da kulaktan dolma şeylere değil, biraz daha nitelikli değerlendirme yapmaya ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.