RÖPORTAJLAR

Röportaj Tarihi: 13.04.2018 Cuma 17:50:00

Çöl yıldızının kaşifi Cüneyt Asan

Çöl yıldızının kaşifi Cüneyt Asan

KONUK: Cüneyt ASAN

RÖPORTAJ: Özlem İnci SESÜREN

Tanımayan yoktur diye düşünüyoruz. Cüneyt Asan “Etin Profesörü” lakabını sonuna kadar hak eden aynı zamanda enerjisiyle insanı kendine hayran bırakan bir yatırımcı.

Daha çok Körfez’e yönelmenizin önemli bir sebebi var mı?

Çok önemli bir sebebi var tabii. Dubai’deki dükkanı açtığımızda Orta Doğu’ya, özellikle Dubai’ye bütün dünyanın geldiğini gördüm. Ben Dubai için çöl yıldızı diyorum. Gerçekten muhteşem bir devrim yapmışlar ve çölü yaşanabilirliğin ötesine taşımışlar. Küçük Amerika diyorum, çok huzurlu bir şehir ve çok huzurlu bir ülke yaratmışlar. Hiç polis görmedim mesela. Bu da beni çok çekti. Çok iyi bir iş enerjisi olduğundan dünyanın her yerindeki insanlar yatırım yapmak için orada buluşuyor. Dolayısıyla biz ülkemizi ve kendimizi orada anlatma, tanıtma imkanı bulduk. Orta Doğu’daki herkes Dubai’deki dükkandan dolayı bizimle iş yapmak istiyor. Çok iyi bir ticaret var. Karlılığı çok iyi, ciroları çok iyi. Aynı zamanda bir katma değer üretiyoruz, ülkemizin mutfağını tanıtıyoruz. Bu çok önemli bir şey ve benim de en çok arzu ettiğim şeylerden biri. Çünkü dış ülkelerde ya da Avrupa’da Türk mutfağının bugüne kadar anlatılmadığını, temsil edilmediğini ve dolayısıyla hak etmediği bir yerde olduğunu düşünüyorum. Yani böyle bir misyonum da var. Daha Riyad’da, Cidde’de, Mekke’de, Dubai’de iki tane daha, Katar’da, Abu Dabi’de, New York’ta, Londra’da, Amsterdam’da şubeleri açacağız.

Günaydın’da yetiştirdiğiniz birçok kişi var. Bu kişiler buradan ayrıldıktan sonra kendi yerlerini açıyorlar. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Çok iyi şeyler düşünüyorum. Ben bu iş için gönderildiğime inanıyorum. Bu insanları yetiştirmek benim görevim. Ben de onu yaptım ve gerçekten bugün Türkiye’de bu işi yapan neredeyse hepsi bizim tezgahımızdan, benim elimden geçti. Biz onlara ahlak dersi verdik, onları büyüttük, o çocuklara çok fazla değer yükledik. Onun için o çocukların hepsi değerliler. Kendime ait duyduğum en büyük gurur markalarımın çokluğu, kazandığımız paralar, yakaladığımız şöhret ya da ün değil; yetiştirdiğimiz o çocuklar. Bu benim görevimdi, sadece görevimi yaptım, yapmaya da devam edeceğim. Ben kasaplığa başladığım zamanlar Türkiye’de, Anadolu’da ateşek sırtında et satılırdı. İstanbul’da da dükkanlarda, tel dolapların arkasında kesim yapılır, dükkanın içinde satılırdı. Bunların hepsini zaman içinde bir bir yok ederek modernize ettik, bugünkü şeklini aldırdık ve ukalalık olarak kabul edilmezse, bunların tamamını ben yaptım. Dünyadaki ilk Amerikan barlı kasabı açtım, birçok yenilik yaptım. O yıllarda kasaplara kız vermiyorlardı, bugün kızlar kasap olmak istiyor. Geldiğimiz noktada kendimizle de gurur duyuyoruz.

Buradan Kalamış’a gidelim. Yeni şubenizi yeni logonuzla açtınız. Logoda neden değişiklik yaptınız?

Artık Avrupa’ya açıldık. D.ream ile yani Doğuş ile ortak olduktan sonra en büyük amaçlarımızdan bir tanesi dünyaya açılmak, dünya markası olmaktı. Türkiye’de halkın markası olmuştuk, çok güzeldi, mutluyduk, keyifliydik ama artık dünyaya açılma zamanı gelmişti. Doğuş ile ortak olduktan sonra o gücü de arkamıza alarak daha kolay yapacağımızı düşündük. Ancak kullanmış olduğumuz Günaydın logosunun Avrupa’da çok fazla algı yaratmadığını gördük. Dolayısıyla Avrupalının daha iyi anlayabileceği, o algıyı yaratacak şekilde bir logo yapmaya karar verdik.

Food Time dergisi okuyucuları ve Gidagundemi.com takipçilerine söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Öncelikle ülkelerini sevecekler. Paylaşmayı sevecekler, çünkü paylaştıkça artıyor. Ülkeyi, insanı, üretmeyi sevecekler. Ben ülkemi seviyorum diyen herkes ülkesi için bir şey yapmalı, katkı sağlamalı, üretmeli… Mutlaka sevdikleri işi yapmalarını tavsiye ediyorum. Sevdikleri işi yaparlarsa, onlar için iş olmaz. Benim gibi mesela. Asla evden işe gidiyor gibi çıkmazlar. Hem başarılı hem mutlu olmak istiyorlarsa sevdikleri işi yapsınlar. İnsanları sevsinler, ülkelerini sevsinler, üretmeyi sevsinler. Ülkelerine değer katmayı sevsinler. Bu duygu ve düşünceler onları yaşatacak büyütecek ve dünyaya doğru götürecektir. Buna inanıyorum.