RÖPORTAJLAR

Röportaj Tarihi: 17.07.2017 Pazartesi 13:50:00

Sabri Ülker Vakfı sağlıklı beslenme konusunda farkındalık yarattı

Sabri Ülker Vakfı sağlıklı beslenme konusunda farkındalık yarattı

KONUK: Sabri Ülker Vakfı Genel Müdürü Begüm Mutuş

RÖPORTAJ: İnci Sesüren

Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı, sağlıklı beslenme konusunda farkındalık yaratmak amacıyla sayısı azımsanmayacak kadar çok projenin altına imzasını atmaya devam ediyor. Proje detaylarını Genel Müdür Begüm Mutuş paylaştı.

Başarılı bir iş kadını olan Begüm Mutuş’u tanıyabilir miyiz?

Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Kimya Mühendisliği eğitimi aldım. Kariyerimin büyük kısmını gıda ve içecek sektöründe araştırma-geliştirme, kamu ve bilimsel ilişkiler ve sürdürülebilirlik alanlarındaki faaliyetlerin yönetiminde geçirdim. 2007 yılında Yıldız Holding’e katılarak Kurumsal İlişkiler ve Sürdürülebilirlik Platformu Direktörlüğü görevlerini yürüttüm. 2014 yılından bu yana Sabri Ülker Vakfı’nda Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür olarak görev yapıyorum. Aynı zamanda Yıldız Holding Sürdürülebilirlik Platformu Koordinatörlüğü’nü yürütüyorum.

Sağlıklı beslenme konusundaki duyarlılığınız özel hayatınıza nasıl yansıyor?

Beslenmeme her zaman dikkat etmişimdir, bu işin içinde yer alınca elbette daha bilinçli oluyorsunuz ve tüketim şekilleriniz olumlu şekilde değişkenlik gösteriyor. Beslenme hayatımızın en önemli parçası, vücudumuzun ve dolayısıyla ruhumuzun mutlu olmasını istiyorsak dengeli beslenmekten başka yolumuz yok.

Sağlıklı nesiller yetişmesine katkıda bulunmak için çalışmalar yürütüyorsunuz. Kendi çocuklarınızın sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanması için neler yapıyorsunuz?

Kahvaltı ailemizin vazgeçilmezidir. Çocuklarım mutlaka sabahları erkenden kahvaltı sofrasına otururlar ve sonra okula giderler. Meyve ve sebze evimizin her alışveriş listesinde yerlerini alırlar. Çocuklarım dondurma da yerler, çikolata da, meyve de. Hiçbir şeye sınırlama koymayız, ama her şeyden dengeli bir şekilde tüketim alışkanlığı geliştirmeleri için uğraşırız. Ve tabii ki spor! Küçük yaşlardan itibaren hareket kabiliyeti geliştirmek şart.

Yemekte Denge projesi kapsamında ne gibi çalışmalar yapılıyor?

Sabri Ülker Vakfı olarak, T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü işbirliğiyle yürüttüğümüz “Yemekte Denge Eğitim Projesi” bu yıl altıncı yılını doldurdu. İlkokul çağındaki çocukların sağlıklı beslenme alışkanlığı geliştirmesi, sağlıklı nesiller yetişmesi anlamını taşıyor. Biz de çocuklara erken yaşta dengeli beslenme ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazandırmayı hedeflediğimiz Yemekte Denge Eğitim Projesi ile bugüne kadar 1,5 milyon çocuk, ebeveyn ve eğitimciye ulaştık.

Tabii çalışmalarımız bununla sınırlı değil. Dünya genelinde uluslararası referans kabul edilen, güvenilir kurumlar ve platformların sıkı takibinde olmakla birlikte, işbirliklerimiz de var. Bu kapsamda beslenme ve sağlık alanında dünyada düzenlenen önemli kongre ve konferansları da yakından takip ediyor ve bizzat katılıyoruz. Ayrıca geçen yıl çocukların sağlıklı gelişiminde büyük rol oynayan ebeveynleri de düşünerek, onların çocuklarının gelişimini akıllı telefonlarından kolayca takip edebilmelerine olanak tanıyan, pratik ve sağlıklı önerileriyle bir kılavuz niteliği taşıyan iGrow uygulamamızı hayata geçirdik.

Toplum sağlığını tehdit eden “gizli açlık” tam olarak ne ifade ediyor, bahseder misiniz?

Yetersiz ve dengesiz beslenmeden kaynaklanan bir beslenme bozukluğu olarak tanımlanan “gizli açlık”, pek çok kronik sağlık sorununun da tetikleyicisi olabiliyor. Yetersiz ve dengesiz beslenen bireylerde vitamin, demir, çinko, iyot, selenyum, eser elementler ve diğer çok önemli mikro besinlerin eksikliğiyle ortaya çıkan gizli açlık özellikle çocukları etkiliyor. Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde sık görülen bir beslenme sorunu olan gizli açlık, giderek büyüyen küresel bir sorun olarak dünya gündeminde ön sıralarda yer alıyor. Dünyada gizli açlık çekenlerin sayısı 1 milyara yaklaşıyor. Gizli açlık sonucu ortaya çıkan sağlık sorunlarının tedavisi ve önlenmesi için ise küresel GSMH’nın yüzde 3’ü yani tüm dünyada yaklaşık 3 trilyon dolar harcanıyor.  Ayrıca vitamin ve mineral yetersizlikleri küresel sağlık yükünün yüzde 10’undan sorumlu tutuluyor.

Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre her yıl 5 yaş altı 7 milyon çocuk, gizli açlık sebebiyle hayatını kaybediyor. Beslenme yetersizlikleri açısından çocuk ve kadınlar en riskli gruplar olarak tanımlanırken, dünyadaki her 4 çocuktan 1’inin kısa boylu ve her 100 çocuktan 8’inin ise aşırı zayıf olduğuna dikkat çekiliyor. Dünyada her yıl 18 milyon bebek iyot yetersizliği nedeniyle zihinsel engelli olarak dünyaya gelirken; 807 bin çocuk da A vitamini, çinko veya diğer besin öğesi yetersizlikleri yani gizli açlık nedeniyle gelişim bozukluğu yaşıyor.

Gizli açlıkla mücadele için Sabri Ülker Vakfı ne gibi çalışmalar yapıyor?

Sabri Ülker Vakfı olarak dünya genelinde gizli açlığa dikkat çekmek ve gizli açlıkla mücadele yöntemlerini ele almak amacıyla 20-22 Mart tarihlerinde, Almanya’da düzenlenen 3. Uluslararası Gizli Açlık Kongresi’ni Türkiye’den izleyen tek kurum olduk. Beslenme sorunlarının önüne geçebilmek amacıyla öncelikle bireylerin beslenme durumlarının bilimsel yöntemlerle saptanması büyük önem taşıyor. Bu nedenle gizli açlık sorunu olmak üzere birçok sağlık problemine yol açan yetersiz/dengesiz beslenmenin önüne geçilmesi için farklı projeler üzerinde çalışıyoruz. “Dengeli Beslenme Testi” adıyla Türkiye’ye uyarlanan, Hohenheim Üniversitesi tarafından geliştirilen Self Check uygulaması ile binin üzerinde kişinin beslenme profilini çıkardık. Dengeli Beslenme Testi’nin sonuçları Türkiye ile ilgili çarpıcı veriler ortaya koydu. Sonuçlara göre Türkiye’de her 10 kişiden sadece 3’ü her gün meyve tüketme alışkanlığına sahip. Her 4 kişiden yalnızca 1’i, günde 1 defa çiğ veya pişmiş sebze tüketiyor. Bireylerin yalnızca yüzde 17’si günde 1 kez tam tahıllı ekmek tüketiyor. Haftada bir saatten az fiziksel aktiviteye katılanların oranı yüzde 53,5 iken, bireylerin yalnızca yüzde 19’u haftada 1-3 saat ve üzeri fiziksel aktivite yapıyor.  Yurtdışında gizli açlık ile mücadele yöntemlerinin ve geliştirilen stratejilerin Türk toplumuna taşınmasına ve konuyla ilgili farkındalık yaratma çalışmalarına devam edeceğiz.

Gıda Seçimini Tetikleyen Faktörler araştırmasının sonuçlarına göre Türklerin gıda seçimlerindeki yaklaşımını değerlendirebilir misiniz?

Bilimsel danışmanlığını Danimarka Aarhus Üniversitesi Pazarlama Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Klaus Grunert’in üstlendiği Gıda Seçimini Tetikleyen Faktörler araştırmasında; kahvaltılık gevrekler, hazır yemekler, yoğurt, tatlı atıştırmalıklar, bisküvi ve soğuk içecekler olmak üzere altı farklı ürün grubunu tüketen insanların ne hissettikleri, o ürünü neden tükettikleri sorgulandı. Türkiye ayağını Sabri Ülker Vakfı’nın yürüttüğü proje; İngiltere, İtalya, Fransa ve Polonya’da gerçekleştirildi. Sonuçlara bakıldığında araştırmanın gerçekleştirildiği bütün ülkelerde üründen alınan keyif, haz ve ürünün sağlıklı olduğu algısı, en önemli seçim etkenleri olarak ortaya çıkarken; güven, marka ve ekonomik faktörlerin de önemli rol oynadığı görüldü. Araştırma sonuçlarına göre, Türkler tüketecekleri ürünleri seçerken öncelikle lezzet arıyor. Kahvaltılık gevrekler, pratikliği nedeniyle zaman kazandırdığı ve sağlıklı olduğu için tercih ediliyor. Türkler sağlığı ve lezzeti ise meyveli soğuk içeceklerde buluyor. Gıda Seçimini Tetikleyen Faktörler araştırması, Türklerin tatlı tercihlerinin sosyalleşme ile ilişkili olduğunu da ortaya koyuyor. Bisküvi gibi tatlı atıştırmalıklar lezzetinin yanı sıra sosyalleşmeye yardımcı olduğu için de tüketiliyor. Türkler gıdalarla ilgili farklı bilgiler yüzünden sağlıklı seçim yapmakta zorlanıyor.

Son olarak Food Time dergisi okuyucularına ve GidaGundemi.com sitesi takipçilerine neler söylemek istersiniz?

Dengeli beslenin, dengede kalın! Daha sağlıklı yarınlar için Vakfımızı www.sabriulkervakfi.org sitesinden takip edin.