RÖPORTAJLAR

Röportaj Tarihi: 16.08.2018 Perşembe 15:55:00

Sanat dünyasından gastronomiye

Sanat dünyasından gastronomiye

KONUK: İlker Ayrık

RÖPORTAJ: Hande PUSAT

Renkli karakteri ve esprileriyle her yaştan izleyicinin kalbini kazanan Sunucu ve Oyuncu İlker Ayrık ile, çok yakında hizmet vermeye başlayacak olan restoranını, yeme içme sektörüne olan ilgisini ve beslenme alışkanlıklarını konuştuk.

İzleyici sizi eğlenceli ve samimi tavrınızla tanıyor. Ekran önünde olmak sizi farklı bir kalıba sokuyor mu, özel hayatınızda da bu kadar neşeli misiniz?

En azından ben neşeli olmayı ve eğlenmeyi seviyorum. Seyirci karşısında böyle görünmenin bir kalıba soktuğu söylenebilir. Ama kimseyi üzmemek, incitmemek ve kimseye mahcup olmamak için dikkatli olmak gerekiyor. Ben de elimden geleni yapıyorum tabii ki. Herkes kadar, gezmeyi ve eğlenmeyi seviyorum.

Bir restoran açma projenizin olduğunu duyduk. Çalışmalar tamamlandı mı? Restoranınız ne zaman ve nerede hizmete açılıyor?

Çalışmaları tamamladık, sadece birkaç evrak bekliyoruz. İstanbul Moda’da açılacak. Açılışı, sanıyorum ki Eylül ayının başında olacaktır.



Restoranın işletmecisi siz misiniz?

İşletmeci ben değilim, çok sevdiğim bir arkadaşım. Yatırımcı konumunda bu işe girmiş bulunuyorum. Aslında ben Moda’da oturduğum için orada gitmek isteyeceğim bir mekana yatırım yapmak istedim. Moda’da birçok mekan var ama benim gitmek isteyeceğim bir mekanın karşılığı yok. Ben de Moda sakinlerinin lokal olarak görebileceği, aidiyet duygusu hissedebileceği bir mekanın derdine düştüm. Bu duyguyu korumak, onu inşa etmek için çalışıyorum.

Konseptinden ve menüsünden bahseder misiniz? Restoranınız hangi özellikleriyle öne çıkıyor?

Mekanın ismi Rita, konsept olarak ise tam bir İstanbul mutfağı. Sabah saat 10.00’dan gece saat 03.00’a kadar açık olan bir mekan. Mutfağımız 23.00’da kapanıyor ama 03:00’a kadar servis devam ediyor. Alışılmışın dışında olarak; soğuk meze, ara sıcak, ana yemek zinciri pek rastlamadığımız bir şey. Tabii ki bol bol meze çeşidimiz var. Paylaşım tabağı olarak sıcak ve soğuk tabağımız var.

Yeme-içme sektörüne olan ilginiz nereden geliyor? Restoran açma fikri nasıl oluştu?

Sadece tüketici olarak ilgim var. Restoran açma fikri aslında ihtiyaçtan ortaya çıktı. Gitmek istediğimiz, hayal ettiğimiz bir mekan vardı. Sağa sola baktığımızda tam olarak bu konseptte bir yer göremiyorduk, biz de kendimiz yapalım dedik. Yani ticari bir yatırımdan ziyade, duygusal yönü ağır basan bir yatırım oldu. Çünkü oturduğum mahallede çok iyi bir sosyal çevre olmasına rağmen, bu çevreyi buluşturan bir mekan pek yok. Aynı mahallede oturduğum birçok kıymetli insan var, meslektaşım, arkadaşım var. Karşılaşabileceğimiz bir alan yok. Kısacası, dostlarımla karşılaşabileceğim, vakit geçirebileceğim ve aidiyet duygusu yaratan bir mekan tasarlamak üzere yola çıktık.



Gastronomi sektörüne adım atmanız kariyerinizi etkileyecek mi? Oyunculuk ve sunuculukla bir arada mı yürüteceksiniz?

Gastronomi sektörüne şimdilik Rita ile girmiş bulunuyoruz, çok sevdiğim bir iş oldu. Farklı planlarım da var. Oyunculuk benim mesleğim, kendimi ifade edebildiğim bir alan. Ama insanın deneyimlemek istediği birçok alan olabilir, benim için yeme-içme bunlardan bir tanesi. Asıl işim oyunculuk, devam edeceğim tabii ki.

Yakın zamanda ve uzun vadede planladığınız yeni projeleriniz var mı?

Şu anda zaten Fox TV’de iki tane projem var. Bunlardan bir tanesi Acayip Tipler, diğeri de Yaparsın Aşkım yarışma programı. Zaten kendi prodüksiyon şirketimiz var, hem oyuncu hem sunucu olarak yapmak istediğimiz birkaç sinema filmi var. Seyahat üzerine belgesel projelerimiz var. Ana akım kanallar ve belgesel kanalları için; asıl mesleğim olan oyunculukla ilgi alanım olan gastronomiyi bir araya getirme projem var.

Bir röportajınızda haftanın 7 günü çalıştığınızı okumuştum. Bu yoğunlukta kendinize ve ailenize vakit ayırabiliyor musunuz? İş dışındaki vaktinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Evet doğru. Tahmin ettiğiniz gibi iş dışında pek vaktim kalmıyor ama kalan bütün vaktimi ailemle geçiriyorum. Restoran projemiz için eşimle birlikte çalışmaya başladık. Aslında bir avantaj sağladı, birlikte vakit geçirebiliyoruz, mesai harcayabiliyoruz. Kalan tüm zamanımı iki oğlumla geçirmeye çalışıyorum. Ama itiraf ediyorum, yetmiyor tabii ki.

Beslenmenize dikkat eder misiniz? Yeme-içme alışkanlıklarınızda olmazsa olmazlarınız nelerdir?

Zaman zaman evet, zaman zaman hayır. Beslenme tek başına dikkat edilecek bir şey değil. Uyku, günlük hayatın düzeni ve sporla bir arada olmalı. Uykusuz geçen bir günde beslenmenize dikkat edemezsiniz. İşimi daha iyi programladığımda beslenmeme dikkat etmeye çalışıyorum ama çok yoğun olduğum zamanlar zorlanıyorum.

Gıda alışverişlerinizde nelere dikkat edersiniz? Mutfağınızda asla yer bulamayan gıda grupları var mı?

Bu konuda karım beni eğitmiş oldu. Paketli, uzun süre saklanabilen gıdaları mümkün olduğunca satın almamaya ve her şeyi mevsiminde tüketmeye özen gösteriyoruz. Çünkü bir gıda uzun süre saklanabiliyorsa o gıdanın içinde katkı maddeleri olabiliyor. Bu katkılardan kendimizi uzak tutmaya çalışıyoruz. Ev yemeği yemeye dikkat ediyoruz; sağlıklı beslenebilmenin tek yolu evde yemek yapıp yemek. Çok aktif bir hayatın içinde hazır gıdayla beslenerek sağlığın korunabileceğini düşünmüyorum.

Son olarak Food Time Dergisi takipçilerine neler söylemek istersiniz?

Yemek yemek üzerine duyduğumuz birçok söz, hayatı paylaşma üzerinedir; komşusu açken tok yatmak gibi. Ben de tek başıma yemek yemekten çok haz etmiyorum. Sofraya bir tabak daha koymak, yemeği paylaşmak güzeldir diyorum. Kalabalık sofralarda yemek yemeyi çok seviyorum. Herkesi yemeğini paylaşmaya ve sofradan artanı doğru değerlendirmeye davet ediyorum. Bu çok üzüldüğüm, yaralayıcı bir şey; herkesin israftan kaçınmasını temenni ediyorum.