RÖPORTAJLAR

Röportaj Tarihi: 24.03.2017 Cuma 16:15:19

Sektör devi Teksüt ile ilgili merak edilenler

Sektör devi Teksüt ile ilgili merak edilenler

KONUK: Teksüt Yönetim Kurulu Başkanı Arda Aksaray

RÖPORTAJ: Hande Pusat

TEKSÜT Yönetim Kurulu Üyesi Arda AKSARAY’ı Yerli Market Haftası etkinliğinde TEKSÜT standında yakaladık ve TEKSÜT’ün adına yakışır hikayesini kendisinden dinledik.

TEKSÜT’ün hikayesini okuyucularımızla paylaşır mısınız?

TEKSÜT 1956 yılında Gönen de kurulmuş bir firma. Daha sonra 1992 yılında yeni tesisine geçerek günümüze kadar büyüyerek geldi. Bu süre zarfında sürekli bir yatırım ve gelişim içerisindeydik. Çünkü süt ürünleri sektörü her sene gelişim isteyen bir sektör. Eğer bu gelişimi yapmazsanız bir yer de durur ve ilerleyemezsiniz. Süt ürünleri piyasası özellikle ülkemizde her sene yeni bir ürün çıkarıyor ve kapasite artırımı gerektiriyor. Şu anki günlük mevcut kapasitemiz 550 ton ve yukarısı. Fabrikamızda 450 çalışanımız ve İstanbul’daki 50 üzeri satış ağımız ile mevcuttaki işimizi ilerletiyoruz. Onun dışında yatırımlarda devam ediyor.

Ürün çeşitlerinize yenilerini eklerken, tüketici önerilerini dikkate alıyor musunuz?

Tabi ki, yeni ürünleri eklerken de, ekledikten sonra da tüketici önerilerini dikkate alıyoruz. Neticede bu ürünleri kullanan tüketiciler, onların önerilerini dikkate almazsak boşu boşuna yapmış oluruz.

Örneğin biz bu üçgen peyniri 2016’nın sonunda ürettik ve bu sene satışına başlıyoruz. Tüketici önerilerini dikkate alarak ürettik. Bu üçgen peyniri isteyen ısırarak, isteyen sürerek yiyebiliyor ve tabi ki bu kıvamı yakalamak da uzun zaman aldı. Üretim aşaması gerçekten çok zor, içine biraz çedar aroması kattık. Bazı tüketicilerin alıştığı bir damak tadı var ve üçgen peynirde az da olsa bu aromayı arıyor. Neticede biz ürünlerimizi tüketicinin önerilerini dikkate alarak üretiyoruz.

TEKSÜT ürünlerinin gastronomideki yeri nedir?

Sonuçta peynir ve süt ürünlerinin kullanımı malum. Biz de süt ve süt ürünleri üreticiyiz. En önemli yanı kahvaltı. Kahvaltıda her türlü kullanımı belli ama kahvaltı dışı gıdalarda tüketimi de mevcut. Lor peyniri her zaman böreklerde, çöreklerde kullanılır. Onun dışında omlet kullanımı gibi çeşitli tarifler verdik. Mesela labne tatlı yapımlarında kullanılıyor. Sütün kullanıldığı yer zaten çok fazla. Çeşitli tatlılarda, soslarda kullanılabiliyor. Dolayısıyla TEKSÜT olarak gastronomide özel olarak ürettiğimiz bir ürünümüz yok ama süt ve süt ürünleri ne kadar kullanılıyorsa o kadar varız.

Ürünlerinizi hangi ülkelere ihraç ediyorsunuz?

Şu anda sürekli olarak 9 ülkeye ihracat yapıyoruz. Ama onun dışında ihracat yaptığımız 3-5 ülke daha var, onlarla da bir süreklilik yakalamaya çalışıyoruz. Aynı zamanda ihracatımızı arttırmak için çeşitli fuarlara katılmayı, gerekli yurt dışı ziyaretlerini yapmayı aksatmamaya çalışıyoruz. Çünkü ihracat hem ülkemiz için, hem bizim için çok büyük bir katma değer. İhracat olmadan olmuyor maalesef. İhracat yaptığımız ülkelerin başında Irak geliyor. Diğer sektörlerde de olduğu gibi gıda sektöründe de Irak büyük bir pazar. Türkiye için büyük bir Pazar, hatta oradaki pazarımızı daha da genişletiyoruz. Onun dışında Orta Doğu’da Kuveyt, Dubai gibi ülkeler var. Yeni Bahreyn ve Katar’ı da ekleyeceğiz. Amerika’ya 20 yıla yakın bir zamandır ihracatımız devam ediyor. Amerika’da bulunan etnik pazar daha çok bizim ürünlerimizi tüketiyor. Azerbaycan ve Türkmenistan’a ihracatımız devam ediyor.

Uzak noktalar olarak Tayvan’a başladık. Tabi süt ürünleri için ihracatı uzak noktalara yapmak biraz zor oluyor. Mesela Tayvan’a da Amerika’ya da ürünlerimizin ulaşması 30-35 günü buluyor. Zaten süt ürünleri çok yüksek raf ömürleri olan ürünler değil. Tabi burada ürünleri elimizden geldiği kadar kaliteli ve sıcaklık koşullarına uygun üretiyoruz ki, oraya gönderdiğimiz ürünleri iade alma şansımız da olmadığı için maksimum dikkat ile üretmemiz gerekiyor. Uzun senelerdir ihracat yapıyoruz. Yine hedefimizde Arabistan ve Çin pazarı var. Çin’de bir fuar var, oraya da katılmayı düşünüyoruz. Her ne kadar orada süt ve süt ürünleri tüketimi yeni yeni başlamış olsa da Çin çok büyük bir pazar. Hatta ben Japonya’ya gidip bir Pazar kurulabilir mi diye denedim, ama sütten peynirden haberleri yok. Marketlerde pizzalarda kullanılan mozerella satılıyor ama böyle bir kültürleri hiç yok. Ülkemize geldiklerinde süt ürünlerinde merakla bakıyorlar, damak tatları da gelişmemiş. Japonya’ya Avrupalılar girmeye çalışmış ama Türk tarzı peynirlere biraz uzaklar.

Kalite güvence belgeleriniz nelerdir?

Birçok kalite güvence belgemiz var, bunların başında ISO 9001 geliyor. BRC ve en son aldığımız FSSC 22000 var. FSSC 22000 son çıkan gıda güvenlik sistemi ile alakalı. Şu an gıda sektöründe alınabilecek en yüksek belge ve herkes alamıyor. İlk alanlardan biriyiz. Bizim bulunduğumuz Gönen bölgesi ve stokladığımız yerler Gönen ve çevresi, ayrıca Çanakkale, Biga, Söke’ye kadar iniyoruz. Bu bölgeler de bizim şansımıza Türkiye’de süt ve süt ürünlerinin üretildiği en kaliteli bölgeler. Zaten mikroklima açısından en verimli bölgeler. Altı tane altın alan bölge var, onlardan bir tanesi bizim bölge. Ürettiğimiz ürünlerdeki bize sağladığı protein ve yağ oranı diğer bölgelere göre daha yüksek, daha kaliteli ürünler üretmemize yardımcı oluyor. Aynı zamanda bizim orada üreticiye verdiğimiz eğitimler de çok sık olduğundan dolayı sütteki bakteri konusunda da şanslıyız.

Bayilik için ne gibi şartlarınız var?

Süt ve süt ürünleri için bu konuda tecrübeli olması bizim için çok önemli, çünkü süt ve süt ürünleri sevkiyatı özen gerektiriyor. Soğuk araçlarla taşıyorsunuz, soğuk muhafaza etmeniz gerekiyor, soğuk zinciri kırmamanız gerekiyor ve bunu rafa kadar takip etmeniz gerekiyor. Soğuk deposu olan, soğuk araçlara sahip bayiler olması gerekiyor. Finansal güçlülüğü de önemli. Bu koşulları sağlayan bayiliklerle konuşulup, bayilik verilebiliyor. Türkiye’de şu anda 40’a yakın bayiliğimiz var, son 2 senedir bayileşme ağını genişletiyoruz. Her geçen gün büyüyoruz.

Yerli Market Haftası etkinliği hakkındaki görüşlerinizi alabilir miyiz? TEKSÜT’ün bu etkinlikteki rolü nedir?

Yerli Market Haftası tüketici ile marketçiyi, tüketici ile perakendeciyi buluşturuyor. Burada marketin sahibi ve üretimin sahibi görüşüp, beraber yürüyebiliyorlar. Yine satın almalar ile ilgili görüşülüp, belli kararlar alınabiliyor. Bu kadar marketin her biri ile görüşmeye çalışsanız, bu sizin 5-6 ayınızı alır. İki tarafın iş yoğunluğu sebebiyle randevu ayarlanması oldukça zor, bu ortam bir anda herkesi bir araya getirebiliyor, bu açıdan çok güzel.

Son olarak Food Time dergisi okuyucularımıza ve GidaGundemi.com sitesi takipçilerimize neler söylemek istersiniz?

Süt ürünlerinde daha ziyade paketli süt tüketmelerine önem göstermelerini, belli başlı bilinen markalardan ürünleri tüketmeye özen göstermelerini tavsiye edebilirim. Çünkü bilinir firmaların paketli ürünlerinin sürekli denetimden geçtiği için tüketici açısından daha sağlıklı ve güvenilebilir olacağını söylemek isterim.
 
 
Etiketler teksüt, arda aksaray,