RÖPORTAJLAR

Röportaj Tarihi: 04.04.2018 Çarşamba 11:05:00

Yıl sonuna kadar 10 restoran

Yıl sonuna kadar 10 restoran

KONUK: Okan KARACAN

RÖPORTAJ: Hande PUSAT

Hızla verdiği kilolarla zihnimizde yer edinen, televizyon dünyasının ünlü ismi Okan Karacan şimdi de Tarihi Uzunköprü Köftecisi’ni satın alarak yaptığı yatırımla adından söz ettiriyor.

Önce geçirdiğiniz mide ameliyatı sonrasında 70 kilo vererek yeni bir imaja sahip oldunuz. Şimdi kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

Bu sorunuzdan dolayı çok teşekkür ederim, insanları bu konuda bilinçlendirmek gerekiyor. Çünkü ben çok uzun yıllar sağlık nedenlerinden dolayı obezite cerrahisinden önce obezite hastalığı ile mücadele eden bir bireydim. Ciddi sağlık sorunlarım olmaya başladı. Çok hızlı kilo aldım, çok hızlı kilo verdim. Daha sonraları metabolizmam yavaşladı ve kilo verememeye başladım. Sonra sağ olsun doktorlarımız, hocalarımız ve günümüz teknolojisinin gelişmesiyle beraber obezite cerrahisinden faydalanma kararı aldım. Gastrik Baypass yöntemi ile bundan 2 yıl önce bir operasyon geçirdim. Yaklaşık 70 kiloya yakın kilo kaybettim, yarı yarıya gitti. 140’dan 70’e düştüm. Şu an tabi biraz kilolandım ama olması gereken kilomdayım. Bilmiyorum nasıl görünüyor oradan.

Bence muhteşem görünüyorsunuz.

Tabi sağlıklı besleniyorum ve egzersiz yapıyorum.

İşinize gelelim. Okan Karacan için 2016 yılı nasıl geçti?

Ben bir seneyi kapatırken bir cümle yazarım ve o bütün yılın özeti, ana fikri olur. 2016 yılı da benim için ekme yılı yani yatırım yılı oldu. Çünkü tam bir dönüm noktasındayım. 2017 yılının 16 Nisan’ında 40 yaşını dolduracağım. 40 yaş benim için çok farklı geliyor. Çünkü artık edindiğim tüm bilgi birikimlerini harmanlayıp, bundan sonraki yaşamımda daha rahat edebilme, daha fazla istihdam sağlayabilme yılı olacak. Zor ve güçlü bir iradeye sahip olup, zor ve meşakkatli bir yoldan geçiyorsunuz. 2016 bizim yatırım yılımız oldu. Sahip olduğumuz şirketin yanına yeni bir şirket daha kurduk. Gastro Kültürel Mekan İşletmeciliği A.Ş.’ni kurduk, kısa adı GKM. 81 yıllık bir marka olan Tarihi Uzunköprü Köftecisi’ni satın alarak bugünlere getirmeyi hedefledik ve şu an hali hazırda 2 tane açık restoranımızla ve ürünlerimizi satan çeşitli satış noktalarıyla beraber güçlü bir aile olduk. Bundan dolayı çok mutluyuz. Ama bu anlattıklarım çok kısa bir süre içerisinde oldu.

Yatırım fikri nasıl oluştu, neden Tarihi Uzunköprü Köftecisi’ni tercih ettiniz?

Uzun yıllardır marka yöneticiliği yapan ajansımın başkanlığını yürütüyorum. Ajansım halen devam ediyor. Tam hizmet ajansıyız, birçok markaya da dokunduk ama gıda ile ilgili bir mecramız var, gastronomi ile alakalı yayıncılık yapıyoruz. Orada gıda sektöründen birçok markaya dokunma şansımız oluyor. Bizim yaptığımız organizasyon içerisinde gıda sektörü bize çok hareketli, keyifli geldi ve kendi bilgi birikimimiz, yeteneğimize göre işimize olan sevgi ve saygı ile harmanlayabileceğimiz düşüncesiyle gıda sektöründe olmamız gerektiğine karar verdik. Oturup ekip arkadaşlarım, ortağım ve eşimle beraber ne yapabiliriz diye düşündük. Gıda ile beraber bir şirket kuralım dedik. Gastro Kültürel Mekan İşletmeciliği adını verdik. Gastro tamamen gastronomi ve oraya olan ilgiyi merak ediyoruz. Kültürel dediğimizde bir kültüre sahip çıkmış olmamız gerekiyor, yaşanmışlık. Mekanlar da gördüğünüz gibi bu mekanlar. Burada da ne yapabiliriz diye düşündük. Biliyorsunuz hem AVM’lerde hem de ülke genelinde bir döner furyası var. Çok da sevdiğimiz, beğenerek tükettiğimiz bir ürün. Yine baktığımızda fast-foodlarda hamburgerlerin bir rekabeti ya da pizzaların savaşı var. Biz tarihimizde ve mutfağımızda özellikle çocuğun ve evde kimsenin anne pişirdiğinde kimsenin hayır diyemeyeceği bir ürün tercih edelim dedik. Bir de bu konuda herkesin ahkam kesmesini bekliyoruz. Çünkü, herkesin bir köftesi vardır. Biri sarımsak koyar, biri maydanoz, biri yumurta… Bizde yaşanmışlıktan yola çıkmayı uygun gördük. Şu anda masamızda görmüş olduğunuz sos, köfte, pilav ve piyaz tam tamına 81 yaşında.

100. yaşına giden bir Cumhuriyet tarihi var. Çünkü Abdülkadir Al-sat mübadele zamanında Edirne Uzunköprü’ye geliyor ve o zamanki eti saklama koşullarında, hayvan kesildikten sonra köfteyi icat ediyor. Bugünkü halini, formunu yakalıyor. Daha sonra oğlu Yaşar Usta ve 3. Kuşak Mustafa Alsat’a geçiyor. Biz de Alsat ailesinden EdirneUzunköprü’deki dükkânımızda olmak üzere bu yapıyı kuruyoruz. Vizyoner bir aile, çünkü Uzunköprü tescilli bir marka. Sadece köfteci olarak değil gıda konusunda Uzunköprü markası GKM’ye ait. Bunlar Alsat ailesinde Mustafa Bey’den bu yana devam eden bir süreç. Yaşanmışlık, efsane bir lezzet ve buram buram tarih kokan bir marka.

Yeme içme sektörü her geçen gün büyümesini sürdürüyor. Peki, bu büyüme karşısında siz nasıl yatırımlara imza atıyor, ne şekilde büyüyorsunuz?

Bayrağımızı dalgalandırabileceğimiz bir markamız var Uzunköprü, 81 yıllık tarihimiz var. Biz milli ve yerli bir lezzetiz. Baharatlarımız, ayranımız, domatesimiz, patatesimiz, köftemiz, etimiz. Tüm müşterilerimize Trakya hayvanlarından elde ettiğimiz %100 dana etinden köfte ikram ediyoruz. Ekmeğimiz yine öyle. Buğdayının nereden geldiğini, mayasının nereden geldiğini, nasıl harmanlandığını, nasıl pişirildiğini fazlasıyla biliyoruz. Bu milli ve yerli duygular ile sevgili müşterilerimizin, sevgili misafirlerimizin bize destek olacağına inanıyoruz. Birincisi biz yerli ve milliyiz bu bayrağı dalgalandırıyoruz. AVM’lerde yiyecek katında yabancı markalara karşı yerli markaların çok büyük bir önem teşkil ettiğini ve sahiplenildiğini görüyorum. Markayı büyütmek için, özellikle günümüzün ekonomik şartları içerisinde yatırımcıya yani bizden bayilik alacak tüm dostlarımıza yardım etmeyi bir misyon belirledik. Çok mütevazi davranıyoruz ve elimizden geldiğince tüm bilgi birikimimizi aktarıyoruz. Mimari dekorasyon, mutfak, personel, kullanılan eşyalar, malzemeler maliyetine… Yeni bayraklar dikmeye çalışıyoruz, o yüzden biz hızlı büyüdük. Bayim olur musun fuarına katıldık. İlk bayiliğimizi bu restoran 4 duvar iken verdik. Yine Anadolu yakasında Darıca Park AVM’de bir restoranımız var. Orası da tamamen ailevi duygular ile işletiliyor. Biz bu aileyi samimiyet, sıcaklık ve hoşgörü ile büyüteceğimize inanıyoruz. Günümüz ekonomik koşullarında herkesin ilgisini çekebileceğimiz bir proje geliştirdik Uzunköprü Ekspress adında. 40 fitlik bir konteynır, yasal ve legal iseniz arzu ettiğiniz bir yere biz konteynırı koyuyoruz ve ertesi gün işe başlıyorsunuz. Burada içerisinde bulunduğumuz bir restoran fiyatına toplam 4 restoranınız olabiliyor. Çünkü böyle bir yerin maliyeti KDV dahil 500-600 bin TL gibi rakamları buluyor. Tüm vergileri ile birlikte, tabela parası, isim hakkı da dahil olmak üzere. Böyle bir yatırıma yani 4 de 1’ine ya da 5 de 1’ine sahip olabiliyorsunuz, 100 bin TL’ye dükkan açabiliyorsunuz. Bu çok ilgi gördü. Şubat ayı itibari ile Mart ayı ile birlikte önemli lokasyonlarda önemli bayraklar dikeceğiz. Büyümek için birbirimize destek olmamız gerekiyor. Ülke olarak değil, dünya olarak zor günlerden geçiyoruz. Bizde yaşanan olumsuzların tamamı başka ülkelerde de oluyor. Birlik, bütünlük, kardeşlik ve barıştan yanayız. O yüzden kenetlendiğimiz zaman markamızın da büyüyeceğine inanıyoruz.

2017 yatırım planlarınız neler?

Biz yıl sonuna kadar 10 restorana ulaşmak istiyoruz. Gerek ekspres gerekse bu restoran, lezzethaneler ile. Biz restorandan ziyade lezzethane demeye özen gösteriyoruz. 2017 de bayilik sayımızı 10’a çıkarmak ve toptan tarafta da görmüş olduğunuz bu ürünleri Trakya Market vurgusu ile birçok kitleye ulaştırmak istiyoruz. Perakende tarafında özellikle GKM, özellikle Uzunköprü Köftecisi’nin ürünlerine çok yoğun bir ilgi var. Bu marketler ile görüşmelerimize devam ediyoruz ama tüketimimiz ne kadar iyi ise üretimimizin de o kadar iyi olması gerekiyor. 2017 bizim üretimimize de yatırım yapacağımız bir yıl olacak inşallah

Yurtdışına açılma hedefiniz var mı?

Biz ilk markayı aldığımızda ve bayilik vereceğimizi söylediğimiz ilk duyurumuzda bu bayrağı Edirne’den Amerika’ya götüreceğiz dedik. İnsanlara çok iddialı geldi ama şu anda İsviçre’den, Fransa’dan, Almanya’dan, İspanya’dan, çok önemli Avrupa ülkelerinden özellikle Türk vatandaşlarından markamıza büyük ilgi gösterdiler. Avrupa’da bu markayı açıp, bu ürünleri satıp nihaiyi tüketici ile buluşmasını arzu ettiler. Bizim de hedeflerimizden bir tanesiydi. Geçenlerde New York Bayim Olur musun fuarı ile ilgili çok güzel bir lansman yapıldı, bizde katılımcısı olduk. Hedefimiz Nisan’daki New York bayim Olur musun fuarına katılıp, Amerika pazarında da yerli ve milli markamız Tarihi Uzunköprü Köftecisi’ni sunabilmek. Ülkemizde büyümeye de çok önem veriyoruz. Adana, Kayseri, Antalya, Ankara, İzmir, Kırıkkale, Kırklareli, Trabzon, Erzurum... Yazlık yerler, 3. Köprü yolları gibi birçok noktada olmak istiyoruz. Ama umuyorum ki hem Orta Doğu’da, hem Avrupa’da, hem de Amerika’da kısa bir zaman sonra Tarihi Uzunköprü Köftecisi bayrağını dalgalandıracağız.

Son olarak, Food Time dergisi okuyucularına ve GidaGundemi. com sitesi takipçilerine neler söylemek istersiniz?

Gastronomi sektörüne sahip çıkıp, böylesine kaliteli ve güzel yayın yapan derginiz olduğu için öncelikle teşekkür ediyorum. Sistematik ve özveri ile çalışıyorsunuz. Dergicilik geleneksel yayıncılığın içinde kaldı, gazete de öyle. Siz yine bir vizyoner olarak bu görüşmeyi kayıt altına alıp, dijital platforma taşıyıp, dünyanın öbür ucundaki bu konuyla ilgilenen herkese ulaşmasını sağladığınız ve bunun için de ayrıca size teşekkür ediyorum. Eminim ki kısa bir zaman sonra da bu karşılığını bulacaktır diye umuyorum. Tüm okuyucularımıza, tüm izleyicilerimize bize gösterdiği ilgiden dolayı çok teşekkür ederim. Onları en kısa zamanda lezzethanelerimizde ağırlamak isteriz.