RÖPORTAJLAR

Röportaj Tarihi: 30.08.2016 Salı 18:22:49

Türkiye'de Organik Ürün Tüketimi

Türkiye'de Organik Ürün Tüketimi

KONUK: Ziraat Yüksek Mühendisi Arca Atay

RÖPORTAJ: Hande Pusat

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki birçok Avrupa ülkesinde kişi başına düşen yıllık organik ürün tüketimi 150 Euro iken, Türkiye’de bu rakam 1 Euro’nun altında kalıyor.

Avrupa’da kişi başına düşen organik ürün tüketimi 150 Euro’ya kadar çıkmışken, Türkiye’ye baktığımızda bu rakam komik denecek kadar az. Türkiye’de kişi başına düşen yıllık organik ürün miktarı 1 Euro’nun altında.

Peki organik ürün tüketimi ülkemizde neden bu kadar düşük seviyede? Organik ürün tüketimi için kaynaklar mı yetersiz kalıyor, yoksa tüketici mi talep etmiyor? Sizin için Ziraat Yüksek Mühendisi ve Ekolojik Yaşam Derneği üyesi Arca Atay’la oldukça faydalı bilgilerin yer aldığı bir röportaj gerçekleştirdik.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Ziraat mühendisiyim, 30 yılım tarım ve gıda sektöründe geçti. Ekolojik Yaşam Derneği’ni 2002 yılında kurduk. Çevre, ekoloji mücadelesi, sağlıklı beslenme gıda, tohum ve GDO’lu gıdalar konusunda çeşitli çalışmalar yapıyoruz.

Türkiye’de organik ürün kullanımı neden desteklenmiyor?

Öncelikle organik üretimi desteklemek daha doğru olacaktır. Birçok kuruluş bu ürünlerin daha sağlıklı olduğunu lanse ediyorlar ama tüketici nezdinde fazla talep olmadığı için organik ürün üretim arzı da Türkiye’de Avrupa ile kıyaslandığında hayli düşük kalıyor. Bugün organik ürünler tonlarca üretiliyor ama bunlar ihraç ediliyor. Bir ürünün talebi artarsa, o kadar insan da onun üretimine yönelir. Mesela 2006 yılında Bursa’da Nilüfer Belediyesi ile organik ürün pazarı kurduk ama çok fazla talep olmadığı için üretici sayısı da giderek azaldı. İstanbul’da Şişli Pazarı daha çok iş yapıyor ama İstanbul’un nüfusunu düşününce bu oran yine düşük kalıyor. İnsanlar konvansiyonel pazarları ya da AVM’leri tercih ediyor.

Organik ürünler neden bu kadar pahalı?

Ben birtakım suiistimaller dışında pahalı olduğuna inanmıyorum. Mesela domatesin konvansiyonel bir pazardaki fiyatı 1 lira ise organik pazardaki fiyatının 2 lira olması gayet normal. Ama tüketicinin şunu düşünmesi gerekiyor, organik üründen alınan besin değeri, antioksidan ve vitaminler konvansiyonel üründen alınan faydadan çok daha fazla. Gıdayla ilgili hastalıklar, hastane ücretleri hesaplanırsa daha ucuza bile geldiği söylenebilir.

Türkiye organik ürünlerin üretimi için gerekli olanaklara sahip mi? Bu olanaklar yeterli seviyede mi?

Tabii ki. Toprağıyla güneşiyle iklimiyle sahip. Çok zor bir tarım şekli de değil bu. En çok şikayet edilen konu tarım kimyasalı kullanmamaktan dolayı böcek istilası olduğunda ürünlere zarar vermesi. Fakat organik tarımda kullanımına izin verilen pek çok preparatlar var, insanların kolaylıkla hazırlayabileceği ve ticari olarak da satılıyorlar. Organik sertifikalı ilaçlar var.

Devlet desteğiyle organik ürün bilincini geliştirici çalışmalar yapılıyor mu? Devlet bu konuda bir teşvik uyguluyor mu?

Devletin organik tarımı teşvik için verdiği birtakım destekler var. Her yıl dönüm başına belli ödemeler yapılıyor. Yeterli olup olmadığı da elbette tartışılabilir. Tarım Bakanlığı organik tarımı destekliyor ama bir bakıyorsunuz GDO’lu ürünleri yem olarak ithaline izin veriyor. Bunlar birbirine tezat şeyler.

Organik ürün tüketimi bilincinin gelişmesi için kuruluşlar ve şahıslar neler yapabilir?

Ailelere yönelik eğitimler verilmesi lazım. Broşür ve kitap gibi şeyler demek istemiyorum, insanlarımızda okuma alışkanlığı yok maalesef. Konferanslar verilebilir, basın bu konuda destek olabilir. Çocuklara da ilkokuldan başlanarak bu eğitim verilmelidir.

Bu bilincin gelişmesi için sizin yaptığınız çalışmalar nelerdir?

Yaklaşık 7-8 yıldır üzerinde çalıştığımız bir yerel tohum meselesi var. Bugün artık biyoçeşitliliğin en büyük zenginliği olan yerel tohumlar, özellikle gıda olarak tüketilenler yok olup gidiyor. Bunları bulup çıkartmak, ekerek çoğaltmak ve duyarlı insanlarla paylaşmak gibi konularda çalışmalar yapıyoruz. Geçtiğimiz yıl bir tohum kütüphanesi kurduk. 700’e yakın çeşit tohumumuz var, her yıl ekerek çoğaltıyoruz ve insanlara para almadan takas usulüyle dağıtıyoruz.