RÖPORTAJLAR

Röportaj Tarihi: 17.08.2018 Cuma 06:10:00

Uzman eğitimci gastronomi sektörüne adım attı

Uzman eğitimci gastronomi sektörüne adım attı

KONUK: Ahmet Şerif İzgören

RÖPORTAJ: Hande PUSAT

Amerika’da Türk kahvesine odaklı ilk kafe kiosku, “Turkish Coffee Lady” ismiyle başkent Washington DC’nin en prestijli alışveriş merkezi Tysons Corner Center’da açıldı. Kişisel gelişim adına birçok eğitim veren ve beden dili, özgüven gelişimi konusunda kitaplar yazmış, alanında uzman eğitimci Ahmet Şerif İzgören, şimdi de gastronomi alanında önemli bir çalışmaya imza attı.

Genel Müdürlüğü’nü Gizem Şalcıgil White’in yaptığı şirketin Kurucu Ortakları arasında Erdem Uen ve Ahmet Şerif İzgören yer alıyor. Şerif Bey ile, Türk kahvesinin gelişimi için yürüttüğü çalışmaları konuştuk.

Türk kahvesinin dünyaya tanıtılması için oldukça önem taşıyan bu projeye siz nasıl dahil oldunuz, bu süreçten bahseder misiniz?


Amsterdam’a bir konferansa gittiğimde Tuğçe ve Gizem adında iki dinleyiciyle tanıştım. Amerika’da bir proje başlatıp Yunan kahvesi diye bilinen Türk kahvesini insanlara tanıtmaya çalışıyorlar. 20 tane genç bir araya gelip, Turkish Coffee Truck ismini verdikleri bir araç ile Amerika’nın her yerinde Türk kahvesi dağıtıyor. Yapılan bu çalışmadan çok etkilendim. Ben oradayken Amsterdam’a geldiler; yerel kıyafetler ile Türk kahvesi dağıttılar.

Çiçero diyor ki: “Karanlığa küfretmektense bir mum yak” Bugün Amerika’da bizim kahveye Yunan kahvesi derler, Türk yoğurdu ise Yunan yoğurdu olarak tanınıyor. Simitin patenti Yunanlılarda. Kamunun ve devletin bu konuda yaptığı neredeyse hiçbir şey yok. Bir grup genç bir şeyler yapmaya çalışıyor, bu çok etkileyiciydi. Projenin fikir sahibi olan Gizem ve iki tane dostu (Erdem Uen) ile bir araya gelerek yapıyı oluşturduk. Amerika’nın en çok tanınan 5 AVM’sinden biri, aynı zamanda Washington’ın en iyi iki AVM’sinden birisi; Tyson’s Corner Center’da. Virginia, Washington’ın en lüks yeri, oradaki bir AVM. Orada Subway’in, Starbucks’ın karşısına Turkish Coffee Lady’yi açtık ve şu anda gurur duyacağımız bir iş yapıyoruz.



Şunu biliyoruz ki tüm Türkiye kahve satıyor, parası Amerika’ya gidiyor. Biz şu an Amerika’da, Amerikalılara Türk kahvesi satıyoruz. İlk günler “Yunan kahvesi var mı?” diye soranlar şimdi “Türk kahvesi var mı?” diye soruyor. Ekip, tam bir Türk misafirperverliği ile müthiş bir hizmet veriyor.

Amerika’da kahve tüketicisinden nasıl yorumlar aldınız?

Onların kahvesinde telve olmadığı için ilk denemede çamurlu kahve olarak değerlendirdiler. Telve onları çok şaşırttı. Amerikalıları telveye ve fala alıştırabilirsek çok etkili olacağız. Larry King der ki; “Ağrıyan dişiniz, Tiananmen Meydanı’ndaki büyük olaylardan daha çok etkilidir.” Fal da böyle bir şey, insanlar geleceğini görmeyi seviyor. Türk kültürünü yüzlerce yıllık geçmişle birleştirebildiğimizde insanları etkileyeceğiz. Amerikalılar Türk kahvesini “Cowboy Coffee” dedikleri bir kahveye benzetiyorlar. Türk kahvesini otantik kahve adıyla pazarlıyoruz. Müthiş bir pazarımız olmaz ama insanlara böyle bir kahve olduğunu anlatırız, farkındalık yaratırız. Sevip sevmeyeceklerini zaman gösterecek. 

Türk kahvesini ilk kez deneyenler nasıl tepki gösterdi?

Arap ülkelerinden, İran’dan gelenler çok seviyor ama Amerikalılar sert buluyor.

Sizce Amerika’da kahve tüketim alışkanlığı zaman içinde Türk kahvesine doğru evrilebilir mi?

Otantik kahve olarak pazarladığımız bu ürünle çok büyük bir pazara hitap etmiyoruz. Buna rağmen Amerikalılar, büyük firmaların kahvelerini içmektense bizim kahvemiz ile ilgileniyorlar. İyi bir hizmet ile karşılaştıkları için memnun kalıyorlar. Sorunuza gelecek olursak, sanmıyorum. Ama zamanla Türk kahvesi Amerika’nın kahve kültürünün bir parçası haline gelebilir ve daha da önemlisi Türk kahvesi kültürü Amerika’da doğru bilinebilir.

Uzun vadede zincir haline gelme ya da farklı bir konsept geliştirme gibi planlarınız var mı?

Tamamen bu amaçla ilerliyoruz. Amacımız daha fazla şube açıp, dünyanın birçok ülkesinden ülkemize döviz getirmek ve Türk kahvesi kültürünü tanıtmak olmasa böyle bir oluşum içine girmezdik. Franchise hazırlıklarımız sürüyor. Bugün sokakta gördüğünüz seyyar köfteciyle Mc Donalds’ın yaptığı iş aynı aslında, köfte satıyorlar. Satış biçimleri farklı, bir tarafın standartları ve sistemi var, diğer taraftakilerin yok. Biz de sistem ve standartlarımızı geliştiriyoruz. Franchise anlaşmasını hazırladık. Gizem ve arkadaşlarının başlattığı bu projeyle kadın girişimcilere yönelik bir şeyler yapmak istiyoruz ve ilk franchise’ı Dünya Kadınlar Günü’nde, 8 Mart 2019’da vereceğiz.

55 milyar dolar cari açık olan bir ülkede herkes doların bu kadar yükselmesine şaşırıyor. Asıl dolar yükselmiyorsa şaşırmak lazım. Sattığın ve aldığın arasında müthiş bir fark var. Bir ev düşünün eve giren para evden çıkan paradan 55 milyar dolar az. Biz niye kaybediyoruz demek yerine ülke olarak iş yapma şeklimizi değiştirmemiz lazım.