RÖPORTAJLAR

Röportaj Tarihi: 26.03.2018 Pazartesi 09:40:00

Yemek yapmak benim için bir tutku!

Yemek yapmak benim için bir tutku!

KONUK: Danilo ZANNA

RÖPORTAJ: Hande PUSAT

Ekranların sevilen yüzü İtalyan şef Danilo ZANNA...

Şef olmasaydınız ne olmak isterdiniz?

Öğretmen. İtalya’da Edebiyat bölümü okudum, öğretmenim zaten. Ben iyi bir öğretmen olabilirdim. Sonra gastronomi okuluna devam ettim. Ama hep mimar olmak istedim. Belki de Floransa’da etrafımda hep güzel mimariler gördüğüm için mimarlık istedim. Şef olmanın en büyük avantajı nedir? Var mı bir avantajı? Aslında tabii ki bir avantajı var. Mesela ben misafir ağırladığımda veya bir restorana gittiğimde yi yemeğin nasıl olduğunu biliyorum. Menüyü okuyunca ne sipariş edileceğini bilirim. Bu bir avantaj.

Türkiye’nin en iyi şefi kim sizce?

En iyi Türk Mutfağı Şefi, Yunus Emre Akkor. Özellikle Osmanlı Mutfağında Türkiye’de daha iyisi bulunamadı. Muhteşem yemekler yapıyor. Hem insanlığını, hem şefliğini çok seviyorum. Genel şeflik olarak düşünürsem, o zaman Esat Özata diyeceğim. Çok profesyonel bir adam. Akıllı bir adam. Dünya tatlısı biri insan. O artı bir puan zaten. İkisinin ismini verebilirim.

Dünyadaki en iyi şef?

İtalyan Şef Massimo Bottura. Zaten sadece ben söylemiyorum. Bu sene dünyada en iyi restoran ve en iyi şef ödülünü aldı. O bambaşka biri. En iyisi. Benim için Massimo Bottura. Adam tam yeni mutfak yüzü. Çok kültürlü biri. Konuşmaya bile gerek yok. İtalyan diye söylemiyorum.

Sizi en iyi anlatan yemek?

Ben tam bir künefeyim. Dışarda biraz çıtır, ama içinde yumuşak bir insanım.

Bir yemek olsanız hangisi olursunuz?

Ben Cağ Kebabı gibiyim. Erzurum’a gitmiştim. Orada cağ kebabı yedim ve en sevdiğim yemek oldu. Yıllarca yiyebilirim. Cağ kebabı yapmak için kaliteli bir ete ihtiyaç var. İnsanların da öyle kaliteli olması gerekir. Kıyafetten bahsetmiyorum, kalpten bahsediyorum. İnsanlara saygı göstermek çok önemli.

Bu yemeği en iyi ben yaparım, en iyi benim elimden çıkar dediğiniz bir yemek var mı

Ben bir sigara böreği yapıyorum ki anlatamam. En güzel sigara böreğini ben yaparım. Nasıl yaptığım bir sır tabii ki herkese anlatamam. Bir yarışma düzenlenirse, söyleyin katılayım.

Bu zamana kadar yaptığınız en kötü yemek nedir?

Bir sürü var aslında. Ama özellikle bir programın çekimindeyken benden değişik bir çiğköfte yapmamı istediler. Bende Kinoalı Çiğköfte yaptım. Bulgur yerine, kinoa koydum. Hiç olmadı tabii ki. Kimsede denemesin hiç güzel olmuyor. Bazen bu tarz şeyler olabiliyor. Fikir olarak güzeldi ama yemek olarak olmadı.

Yaptığınız ama hiç yemediğiniz veya tadını sevmediğiniz bir yemek var mı?

Kendim yaptığım ama tadına bile bakmadığım kinoalı çiğ köfte var. O kadar çirkin görünüyordu ki, tadına bile bakamadım. Onun dışında ben fogra yemem ama yaptığım organizasyonlarda zaman zaman istendiği için yapıyorum. Çünkü fogra bana göre bir yemek değil. Fogranın yapılı- şını merak edip Fransa’dayken gittim, gördüm ve öğrendim ama hiç güzel bir şekilde yapılmıyor.

Bir toteminiz var mı?

Uğurlu bir önlük veya atmaya kıyamadığınız bir tava olabilir. Mutfakta öyle bir şeyim yok ama annemin bana 18 yaşındayken hediye ettiği bir yüzük var. Onu hep takarım. Çok büyük olduğu için sadece yemek yaparken takamıyorum. Ama onun dışında her zaman yanımdadır.

Bugüne kadar ağırladığınız en prestijli misafiriniz kimdi?

Annem. Kesinlikle en prestijli misafirim annemdi ve annemi ağırlamak benim için iki katı bir onurdu.

Türkiye dışında başka hangi ülkede çalışmak isterdiniz?

Geri dönebilsem Çin’e geri dönmek isterdim. Çin, beni çok etkilemişti ve çok seviyorum. Eğer şansım olursa ailemle birlikte tekrar Çin’e gitmek isterim. Kültürü, mutfağı, insanları beni çok etkilemişti. Çok farklılar. Orada araştırıp, öğrenmek bitmiyor. İstediğin her şey hakkında devamlı yeni şeyler öğreniyorsun. Tıpkı Türkiye gibi. O yüzden Türkiye’yi de çok seviyorum. Dünyada Türkiye’nin tarihi gibi olan kaç ülke var ki? Türkiye, Roma ve Uzakdoğu bu kadar.

Sizce Türk mutfağını daha fazla tanıtmak için neler yapılmalı?

Dünyada Türk mutfağının adını duyurmak şeflere bağlı. Ben her zaman söylüyorum, Türk şefleri başka ülkelere gidip restoran açmalı, Türk mutfağının lezzetlerini göstermeli. Nerede olursa olsun eminim ki herkes hayran kalır. En iyi tanıtma yolu insanlardır, başka bir şeye gerek yok. Bunu ancak Türk şefler başarabilir. Çok iyi öğrenip, yurtdışında da Türk mutfağının muhteşemliğini göstermeli. Bende gerçekten bunun için söz verdim. Beş sene içinde İtalya’da bir Türk restoran açmak istiyorum.

Son olarak Food Time Dergisi okurlarına ve GidaGundemi.com takipçilerimize neler söylemek istersiniz?

Arkadaşlar bizi takip edin. Çok lezzetli bir dergi, ben de takip ediyorum mesela. Bol lezzetli günleriniz olsun. Tüm okuyuculara selamlarımı gönderiyorum.