BESLENME

Yayın Tarihi: 18.01.2017 Çarşamba 12:45:13

Ekmek yemeden yaşamak doğru mu?

Ekmek yemeden yaşamak doğru mu?

İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Atilla Bektaş, ekmek tüketiminin önemiyle ilgili bilgiler verdi

Ülkemizde, tahıl denildiğinde aklımıza buğday, buğday denildiğinde de ekmek gelir. Buğday, çavdar, arpa, yulaf, pirinç, mısır tahılları oluşturur. Ancak tahılların en çok bilineni buğdaydır. Buğday, insanların avcılık-toplayıcılık yaptığı dönemlerden sonra yerleşik düzene geçmesiyle (M.Ö 9000) birlikte yetiştirdiği ilk kültür bitkisidir.
 
Tahıllar, özellikle buğday sofralarımıza en çok ekmek, bulgur, makarna olarak ve birçok besinin içine de un olarak katılmış şekilde gelmektedir. Tahıllar enerji, bitkisel protein ve B vitamini başta olmak üzere; besin ihtiyacımızı ekonomik ve kolay bir şekilde karşılamaktadır.
 
BEREKETİN SEMBOLÜ, BİR ÇAĞI BİTİREN BUĞDAY
 
Buğday ile "Taş Devri" sona ermiştir. Yunan Mitolojisinde tarım ve bereket tanrıçası Demeter’in güzel örgülü saçları "Buğday Başağını" simgeler. "Şimdilerde yerden yere vurulmakta olan buğday bunu hak ediyor mu? Gelin birlikte bakalım" diyen İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Atilla Bektaş, ekmek tüketiminin önemiyle ilgili bilgiler verdi.
 
BUĞDAYIN GENETİĞİ İLE OYNANDI MI?
 
Bu günlerde deniyor ki "1936'da buğdayın genetiği ile oynandı, ondan öncekiler sağlıklıydı" Bu ifade doğru değil. Melezleştirme ile bitki ya da hayvanın ıslahı farklı, genetik mühendisliği ile ürün elde etmek farklıdır. Verimliliği artırmak amacıyla yapılan melezleme ve ıslah çalışmaları dünyada uzun zamandır uygulanmaktadır. Ülkemizde ise Tohum ıslahı çalışmaları ilk kez 1925 yılında başlamış; iki farklı buğday türünden verimli bir "melez buğday" elde edilmiştir.
 
Genetik mühendisliği ise1960’lı yıllarda ortaya çıkmış olup, 1980’lerde buğdayda da kullanılmaya başlanmıştır. Bunun sonucu Genetik Olarak Değiştirilmiş (GDO) ürünlerin kullanımı bugün domatesten ete süte kadar her gıdada mümkün hale gelmiştir.
 
ZARARLI OLAN TAM BUĞDAY/TAHIL DEĞİL BEYAZ EKMEK
 
Şimdi bütün ekmekler zararlıdır ifadesi kafaları karıştırmaktadır. Tam buğday/tahıl ekmeği buğday tanesinin bütününü içerir. Buğday tanesinin en dışına kabuk bölümüne kepek kısmı diyebiliriz. Bu kısım çıkarılarak rafine beyaz ekmek elde edilir. Kepek bol lif, B-E vitamini ve birçok mineral içerir. Aslında kepeğin buğdaydan ayrılma işlemi 15. yy da yapılmış ve sanayileşme giderek artmıştır. Bu işlem gıda teknolojisinde son 50 yıldır yaygın olarak uygulanmaktadır.
 
Bir gıdanın kan şekeri, insulin salınımına etkisi için “Glisemik indeks(G.I)” ve “glisemik yük(G.Y)” kavramları kullanılır. Her ikisinin düşük olduğu besinler sağlıklı olarak kabul edilir. Tam tahıl/buğday ekmeğinde GI, beyaz ekmeğe göre daha düşüktür. Tam tahıl/buğday ekmeği aynı zamanda kepekteki lif sayesinde oldukça düşük GY ‘e sahip olduğundan vücut için faydalıdır.
 
TAHIL/BUĞDAYI BESLENMEDEN KALDIRMAK MÜMKÜN MÜ?
 
Dünyada yıllık 6-7 milyar dolarlık bir glütensiz ürün pazarı oluşmuştur. Bu pazar tahıl karşıtı bir algı oluşturmaktadır.
 
Tahıllar ile vücudun enerji ihtiyacının yarısından fazlası, protein ihtiyacının ise neredeyse yarısı karşılanmaktadır. Büyük resme bakarsak; 2050’li yıllara gelindiğinde, dünyada nüfus artışıyla insanların gıdaya olan talebinin yüzde 50-100 oranında artacağı tahmin edilmektedir. Burada tahıl üretimi her zaman önemini koruyacaktır. İstenilen genetiği ile oynanmamış, katkı maddesiz, ilaçsız, sağlıklı doğal, besinlere ulaşmaktır.
 
Etiketler ekmek, buğday,

DİĞER HABERLER