DÜNYA

Yayın Tarihi: 01.05.2013 Çarşamba 14:03:00

Avrupa'da Helal'lik

Avrupa'da Helal'lik

Avrupa’da helal kesim sorununun çözülmesi için neler yapılmalı? Almanya Müslümanlar Merkez Konseyi’ne (ZMD) göre öncelikle helal damgalarının istismar edilmemesi için ‘yasal düzenlemeler’ yapılmalı, yasal boşluklar bir an evvel giderilmeli. At eti skandalı sonrası Alman hükümetine çağrıda bulunan ZMD, helal gıda sektöründe yaşanan hızlı gelişmenin sektörü istismara açık hale getirdiğini belirttikten sonra helal sertifikası veren güvenilir kurumların oluşturulmasını talep etti.

ALMANYA: Helal kesim tekniklerinin hayvanlar için eziyet verici olduğunu düşünen Almanlar, yıllarca helal kesime müsaade etmedi. Ancak bu durum 2002’de değişti. Almanya Federal Anayasa Mahkemesi tarihî bir karara imza atarak İslami kurallara uygun kesimin önünü açtı. Müslümanları çok sevindiren bu karar, Almanya’da helal gıda sektörünün hızla büyümesine vesile oldu. Alman firmaları bile helal sertifikalı ürün satmaya başladı. Yaklaşık 4,2 milyon Müslüman’ın yaşadığı Almanya’da helal sertifikasına sahip çok sayıda firma bulunuyor. Ancak at eti skandalı helal sertifikalarının güvenilirliğini tartışmaya açtı. Zira geçen şubatta Berlin ve Leibzig’de helal sertifikalı ürünler sattığı söylenen 20 dönerciden üçünde domuz etine, birinde at etine rastlandı. Şu an ülkede helal sertifikası veren birçok kuruluş var ama kontroller yetersiz. Almanya Tüketiciyi Koruma Bakanı Ilse Aigner, at eti skandalı sonrası yaptığı açıklamada helal gıda üretiminde standartların belirlenmesi ve denetim için Almanya Müslümanlar Merkez Konseyi’nden  kendilerine yardımcı olmasını istedi.

HOLLANDA: Ülkede helal kesim tartışmaları 2011’de tırmandı. Hollanda Parlamentosu’ndaki Hayvanlar Partisi öncülüğünde çok sayıda politikacı, hayvanlara eziyet çektirdiği iddiasıyla helal kesim tekniklerinin yasaklanmasını talep etti. Konu, Haziran 2011’de parlamentoda oylandı. Hıristiyan Demokratlar, Hıristiyan Birlik ve Reformist Devletçi Parti’nin karşı çıkmasına rağmen 30’a karşı 116 oyla kabul edildi. Karar ülkede yaşayan Müslümanlar ve Yahudiler tarafından büyük tepki çekti. İki dinin temsilcileri Hollanda Parlamentosu’nun üst kuruluşu Senato’ya başvurdu. Kararın yürürlüğe girebilmesi için Senato’nun onayı gerekiyordu. Yapılan oylamada 21 üye tasarıya evet oyu verirken, 51 üye tasarının reddedilmesini istedi. Neticede Hollanda’da helal kesimin kanun gücüyle yasaklanması son anda engellenmiş oldu. Pew Araştırma Merkezi’nin verilerine göre 914 bin Müslümanın yaşadığı  ülkede  Helal Gıda ve Yem İdaresi, Yüksek Kalite Helal Sertifika Kurumu, Helal Kesim Kontrol Merkezi gibi çeşitli kuruluşlar helal sertifikası veriyor. At eti skandalı, söz konusu sertifikaların güvenilir bir şekilde kontrol edilmediğini ortaya çıkardı.

FRANSA: Yaklaşık 5 milyon Müslüman’ın yaşadığı ülkede helal kesim tartışması, Montaigne Enstitüsü’nün 2011’de İslam’la ilgili araştırmalarıyla maruf Gilles Kepel’e yaptırdığı 2200 sayfalık “İslam, Göç, Kimlik ve Güvensizlik” konulu araştırmayla ayyuka çıktı. Kepel, araştırmanın yayımlanmasından birkaç gün sonra France 2 kanalında yaptığı açıklamada, Fransa’daki banliyölerin neredeyse tamamının helal kesim yaptığını söyledi. Bu açıklama  aşırı sağcı lider Marine Le Pen tarafından genel seçimler öncesinde helal kesim karşıtı bir kampanyaya çevrildi. Fransa Başhahamı Gilles Bernheim, “Fransa’nın çok büyük sorunları var. Bir kriz içindeyiz. Yahudilerce temiz, Müslümanlarca helal kabul edilen etler, nasıl Fransa’nın en büyük sorunu hâline gelebilir?” diyerek şaşkınlığını ifade etse de konu uzun süre gündemden düşmedi. Fransa Müslüman Konseyi Başkanı Muhammed Musavi ise Müslümanların seçimler için günah keçisi hâline getirildiğini ve buna bir anlam veremediklerini söyledi. Fransa’da halihazırda 50’den fazla kuruluş helal sertifikası veriyor. Ciddi bir denetimden söz etmek oldukça güç. Fransa Müslümanlar Konseyi, ülkedeki bütün İslami kuruluşlarca kabul edilebilecek tek bir helal sertifikası oluşturmak için çalışma yapıyor.

İNGİLTERE: 2011’de parlamentoda bulunan 23 restoranda helal diye servis edilen yemeklerin tamamının helal olmadığının ortaya çıkması, Müslümanların tepkisini çekmişti. Helal kesime karşı çıkan bazı vekiller, parlamentodaki restoranlara helal et servisini yasaklamış ancak Müslüman vekiller bilgilendirilmemişti. Bir süre helal zannederek necis et yiyen parlamentonun Müslüman temsilcilerinden Lord Ahmed, kandırıldığını belirterek Müslümanlar için hakaret sayılan yasağın derhal kaldırılmasını istedi. Lord Ahmed’e İngiltere Kilisesi üyelerinden Alison Ruoff’tan destek gelince yasak kısa süre sonra kaldırıldı. Ancak bu, helal et tartışmalarını tamamen bitirmedi. At eti skandalı sonrasında yapılan kontrollerde helal diye satılan birçok üründe domuz ürünlerine rastlandı. Bunlardan birinin Westminster şehrindeki St. Mary’s Bryanston Square İlkokulu olması Müslüman kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Yapılan incelemelerde okulun kantininde satılan helal sertifikalı sosislerde domuz DNA’sına rastlanmıştı. Daha önce de cezaevlerinde dağıtılan helal sertifikalı börek ve mantılarda domuz DNA’sı tespit edilmiş, cezaevlerine dağıtım yapan şirketin anlaşması iptal edilmişti. İngiltere’de çok sayıda helal sertifikası verme yetkisine sahip kuruluş bulunuyor. Bu kuruşların tamamı sertifika verme hakkına sahip olsa da ülke genelinde yaşayan Müslümanların tamamı tarafından güvenilen ortak bir  helal sertifikasından bahsetmek çok güç. Helal sertifikalarının güvenilirliğini kontrol eden herhangi bir mekanizma da bulunmuyor. İngiltere Gıda İdaresi, sadece kesimin hijyen şartlarına uygun olup olmadığını ve satılan etin paket üzerinde yazan içindekiler bölümüne uygun olup olmadığını kontrol  ediyor.

POLONYA: Avrupa’nın birçok ülkesine helal damgalı et ihraç eden Polonya’da  Anayasa Mahkemesi, geçen yıl İslam ve Yahudi usullerine göre hayvan kesimini yasakladı. Mahkeme, hayvanların uyuşturulmadan kesilmesinin ‘işkence’ olduğuna ve bu uygulamanın Polonya Anayasası’na ters düştüğüne hükmetti. Helal kesimin yasaklanmasının dinî ritüellere uygun kesim yapılmasına müsaade eden Avrupa Birliği normlarına aykırı olduğunu iddia eden Müslümanlar, kararı protesto etti. Yahudiler adına Polonya Devlet Başkanı Bronislaw Koromowski’ye bir mektup yazan Haham Menachem Margol ise Yahudi dinine uygun olan ‘koşer’ kesimin kendileri için vazgeçilmez olduğunu ifade etti. Mektubunda söz konusu kesim tekniğinin hayvana eziyet vermediğinin bilimsel olarak kanıtlandığını ifade eden Margol, Anayasa Mahkemesi’nin kararının iptali için destek istedi. Polonya’da yaklaşık 20 bin Müslüman yaşıyor. Ülkede helal kesim kanunen yasak olduğu için sertifika veren herhangi bir kuruluş da bulunmuyor.



Etiketler ,

DİĞER HABERLER