ETKİNLİKLER

Yayın Tarihi: 08.02.2017 Çarşamba 13:17:13

Gastronomi sektörü Ekol Food&Öztiryakiler iş birliğiyle “Biz Bize”ydi

Gastronomi sektörü Ekol Food&Öztiryakiler iş birliğiyle “Biz Bize”ydi

Gastronomi sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan “Biz Bize Gastronomi”, Öztiryakiler ve Ekol Food ortaklığında Kıbrıs Kaya Artemis Resort & Casino’da gerçekleşti.

Partiler, seminerler, workshoplar ve orijinal yemek gösterilerinin yapıldığı buluşmaya, Türkiye’nin her yanından şefler ve gastronomi profesyonelleri katıldı. “Biz Bize Gastronomi” projesinden duyduğu mutluluğu vurgulayan Öztiryakiler Murahhas Üyesi Tahsin Öztiryaki ve Ekol Food Yönetim Kurulu Başkanı Önder Bilen, hikayelerini ve projelerini katılımcılarla paylaştı.
 
Öztiryakiler ve Ekol Food ortaklığında bu yıl ilki yapılan “Biz Bize Gastronomi” buluşması, 15 ile 17 Ocak 2017 tarihleri arasında Kıbrıs Kaya Artemis Resort & Casino’da gerçekleşti. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden ve Kıbrıs’tan ilham verici hikayelere ev sahipliği yapan bu önemli buluşmada gastronomi profesyonelleri sektörü bekleyen yenilikleri masaya yatırdı.
 
3 gün süren etkinlikte, dünya mutfağından örneklerin hazırlanıp tadıldığı workshoplar gerçekleştirildi. Öztiryakiler tarafından kurulan 7 istasyon mutfağında, Ekol Food tarafından ithal edilen 7 farklı dünya mutfağının lezzetleri yine Ekol Food’ un yiyecek operasyon yöneticisi Barış Sönmez Işık kontrolünde, Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin yetenekli 15 öğrencisinin çalışmasıyla hazırlanıp sunuldu. Türk, İtalyan, Hint, Meksika, Uzak Doğu, Thai, Coffee & Patisserie olmak üzere 20’den fazla çeşit ürün tadımı yapıldı.
 
Moderatörlüğünü Food in Life Gastronomi Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Gökmen Sözen’in yaptığı “Biz Bize Gastronomi” buluşması, Ekol Food Pazarlama Müdürü Bahar Gülbeyaz’ın hoş geldiniz karşılamasıyla başladı. Açılış konuşmasını yapan Öztiryakiler Murahhas Üyesi Tahsin Öztiryaki, “Kötü zamanlar yaşadığımız bu günlerde davetimize icabet ettiğiniz, bizi yalnız bırakmadığınız, biz bize olmanın verdiği güçle toparlanabilmek adına buraya geldiğiniz için hepinize çok teşekkür ediyorum. Sektörün dertlerini tartışacağımız, fırsat bulursak kendimizi birbirimize anlatacağımız, biz bize toplanalım fikriyle yola çıktık ve bugün bir araya geldik. Birçok arkadaş yıllarca görmediği arkadaşlarını bu buluşma sayesinde görmüş oldu, hasret giderdiler. Dolayısıyla bu bir sinerji yarattı ve bu bizi bir kez daha mutlu etti” diyerek sözlerine başladı.


 
Tahsin Öztiryaki: “Aşçılıkta gösterdiğiniz başarıyı, dünyanın her yerinde ürünlerimizle göstermeye çalışıyoruz”
 
1975’li yıllardan bu yana gastronomi sektörünün içinde yetiştiğini belirten Tahsin Öztiryaki, Öztiryakiler’in hikayesini konuklarla paylaştı: “Öztiryakiler, yaklaşık 1940’lı yıllarda Gerede’de rahmetli dedem ve babamın başlattığı bir hareket. Öztiryakiler, bakır tencereleri yaparak ve yaptırarak, her gün başka bir ilçenin pazarına gidip satış yaparak yola çıktı. Rahmetli dedeme, babama ve ağabeyime şükranlarımı sunuyorum. 1940’lı yıllarda yola çıkan 1958’te kurulan şirketimiz, bugün sektörün kurumsal firmalarından biri. 1958’den 1980’e kadar Öztiryakiler olarak ev tipi mutfaklar yapıyorduk. 80’li yıllarla birlikte sayısı çok olan taahhütlü işlere girdik. Tüm bunları adım adım yaşadık. Hakikaten biz mutfak sektörü içerisinde olunabilecek tüm noktalarda olarak buralara kadar geldik. 1980’li yıllarda turizm teşvikleriyle birlikte yüzde 80-90’ı yabancı ve geri kalanı Türk olan sektör, bugün aşçısıyla, çalışanlarıyla, inşaatıyla tüm her şeyiyle yerli hale geldi. Bu hepimiz için gurur verici. Bu, hem sektörümüz için hem de sizin için çok önemli. 1991 yılında Mengen Belediye Başkanı Erhan Gürsoy bizi Mengen Festivali ile tanıştırdı. Bu bir dönüm oldu bizim için. Hep birlikte aşçılık sanatının önemli bir iş olduğunu ve dünyadaki insanların görmesi gerektiğini savunan bir organizasyon yaptık. Mengen Festivali, kanaatimce sektör ve aşçılar için dışarı çıkış, kapının aralandığı nokta olmuştur. Bugün yola çıktığımız tüm aktörler burada. Biz Öztiryakiler olarak sizin aşçılıkta gösterdiğiniz başarıyı, dünyanın her yerinde ürünlerimizle göstermeye çalışıyoruz. Şu anda dünyanın 118 ülkesine ve bu ülkelerde birçok projeye imza atıyoruz. 150 bin metrekarede 1300 tane çalışanla sizlere hizmet etmeye çalışıyoruz. Şu anda Avrupa’daki ilk 10 firma arasındayız. Hedefimiz, dünyadaki ilk 10 firma arasında yer almak. Türkiye’nin ve dünyanın birçok yerinde bayimiz ve servisimiz var. 4 bin 750 çeşit ürün yapıyoruz. Aynı çatı altında bu kadar çok çeşit yapan başka bir dünya markası yok. Bizim birçok da ilkimiz var. Helvane tencereler Türkiye’de ilk kez Öztiryakiler tarafından yapıldı. Türkiye’de ilk gastronom küveti üreten de bizdik. Şimdi senede yaklaşık 2,5 milyon adet üretiyoruz. Dolayısıyla biz bu topraklarda bu aşçıların kullandıkları ve bizim yaptıklarımızla bir yere geldik. Türkiye’de Arçelik’ten sonra mutfak sektöründe en çok patentli tasarımı olan firmayız. Türkiye Patent Enstitüsü tarafından ödüllendirildik. Türkiye’deki 62 bin ihracatçı arasında ilk 500 firma arasındayız. Türkiye’de ilk Ar-Ge merkezini kuran ve sektöründe tek Ar-Ge merkezi olan firma biziz. 50 mühendisimiz her gün yeni ürün yapmak ve ürünleri geliştirmek için çalışıyorlar. Tüm bunları Türkiye ve Türk markalarının bir yere gelmeleri için yapıyoruz. Türkiye’nin ve sizlerin başarılı olduğu, birbirinizle ilişki içerisinde olduğunuz bir zaman dilimi diliyorum bundan sonra. Sizlerden beklentimiz, Türkiye’yi dünyada anlatabilmeniz, dünyada aşçılığınızı öne çıkarabilmeniz ve tabii ki bizlerle beraber çalışmanız.”


 
Önder Bilen: “Hemen her mutfakta iz bırakmanın gurunu yaşıyoruz”
 
Tahsin Öztiryaki’nin ardından konuşmasını gerçekleştirmek üzere Ekol Food Yönetim Kurulu Başkanı Önder Bilen sahneye çıktı. Tüm katılımcılara teşekkürlerini sunan Önder Bilen, porçini mantarından günümüze uzanan Ekol Food’un yola çıkış hikayesini şöyle anlattı: “Mengen Anadolu Aşçılık Lisesi’nin bitirdikten sonra otellerde 8 yıllık aşçılık deneyimim oldu. Aşçılık yaptığım sürede porçini mantarının İstanbul’da tedarik edilemediğini fark ettim. Sonrasında Bolu’daki ailemle birlikte bu mantarları toplayarak piyasadaki arkadaşlarım taleplerini karşılamak üzere Ekol Gıda’yı kurdum. Sıfır sermaye ile kendi işini kurmuş olmanın zorluklarını yaşadım ve 25 metrekarelik bir dükkanda sınırlı imkanlar içerisinde ciddi mücadeleler verdim. Birçok zorluğu aştım ve kararlılıkla yoluma devam ettim. Porçini mantarının yanı sıra Mengen yöresel ürünlerini de ekledim. Şeflerden gelen talepler doğrultusunda ürün çeşitliliğimi arttırdım. Oldukça kısa bir zamanda spesifik gıda alanında tartışmasız en büyük firmalardan biri haline geldik. Bugün 64 ülkeden ithal ettiğimiz 3000’e yakın yüksek kalitede niş ürünü Türk ve yabancı şeflerin beğenisine sunuyoruz. Hemen her mutfakta iz bırakmanın ve dünya üzerindeki yenilikleri müşterilerimize sunmanın gururunu yaşıyoruz. Ayrıca Türkiye’nin yerel ürünlerini ihraç etme yolunda çalışmalara imza atmaya başladık.” Bilen, Mengen Anadolu Aşçılık Okulu’ndan birlikte mezun olduğu sınıf arkadaşlarının onun için hazırladığı videoyu ilk kez izleyen Önder Bilen 1995 yılı mezunu sınıf arkadaşlarını sahneye davet ederek keyifli ve duygusal anlar yaşattı.
 
“Biz Bize Gastronomi” buluşması daha sonra Ekol Food Kurumsal Şefi Barış Sönmez Işık, firma bünyesindeki markalardan bahsederken, sektörü bekleyen yenilikleri anlattı.
 
Dünyanın değişik yerlerinden getirdikleri ünlü markaların nasıl üretildiğini göstermek, üretim prosesleri ile ilgili fikir edindirmek için ürünlerin yapılış videolarını izleten Işık, misafirlerin ilgisini çeken keyifli anlar yaşattı.
 
Etkinlik, Ekol Food’un Türkiye distribütörlüğünü yaptığı Kraft Heinz’ın Türkiye Ülke Müdürü Ali Bozer’in “Global Marka Olmak” isimli sunumuyla devam etti. Ali Bozer, “Heinz, sıradan bir şeyi sıra dışı yapmak başarı sağlar felsefesiyle yürüyen bir marka. Kendi kimliğimizi ve karakterimizi yansıtabilmek için farklılaşmaya çalışıyoruz. Vitrin tüketiciyi çeker, Heinz, vitrindir. Müşterilerine sizden bekledikleri güven duygusunu aşılamakta yardımcı olur. Heinz kullanıyorsanız tüketiciye de kaliteli ürün kullandığınıza dair fikir verir” dedi.


 
Duayen Niyazi Çapraz: “Ben halen bir çıraktan da çok şey öğreneceğime inanıyorum”
 
“Biz Bize Gastronomi” buluşması, Dünya Mutfağı’ndan lezzetlerin sunulduğu öğle yemeğinin ardından “Mutfakta İz Bırakanlar’ ile devam etti. Konuklar ilk olarak Türkiye’de pastacılık alanında sağladığı katkılarla “pastacılığın duayeni” olarak bilinen Niyazi Çapraz’ı dinledi. Çapraz, 60 yıldır paylaştığı bilgiler ve tarifleriyle genç pastacılara örnek olan bir isim… Çapraz konuşmasında, “Pastacılıkta o dönem en büyük sıkıntı, reçete ve bilgilerin paylaşılmamasıydı. Benim kendime verdiğim en büyük söz, Türkiye’ye döndüğümde edindiğim hiçbir bilgiyi saklamamak, hep paylaşmak oldu. Öğrenmek çok önemli. Ben halen bir çıraktan da çok şey öğreneceğime inanıyorum” dedi. Duayen pasta şefi Niyazi Çapraz’a Öztiryakiler Murahhas Üyesi Tahsin Öztiryaki ile Ekol Food Yönetim Kurulu Başkanı Önder Bilen tarafından plaket takdim edildi.
 
“Mutfakta İz Bırakanlar’ın diğer konukları; Edirne’nin meşhur yaprak ciğerini 30 yılı aşkın süredir layıkıyla yapan meşhur Edirneli Ciğerci Niyazi Usta ile kavurmasıyla ünlü Rize’nin meşhur Liman Lokantası Yöneticisi İsmail Reyhanoğlu oldu. Ciğerci Niyazi Usta konuşmasında, ciğeri doğru tekniklerle pişirmek gerektiğine vurgu yaptı. İsmail Reyhanoğlu ise, “İşin başında duran ve işini severek yapan kişi başarıya ulaşır” dedi.
 
Osman Müftüoğlu “Hayat, bizim ondan yaptığımız şeydir”

“Biz Bize Gastronomi” buluşmasının bir diğer önemli ismi, İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Müftüoğlu idi. Müftüoğlu “Uzun Yaşamın Sırları” isimli sunumunda pek çok püf noktasına değinirken, sunumunu bir Tibet atasözü olan “Hayat, bizim ondan yaptığımız şeydir” ile bitirdi. Tahsin Öztiryaki ve Önder Bilen, Osman Müftüoğlu’na plaketini takdim etti. Son olarak Djital Medya Uzmanı Utku Çankaya, sosyal medya kullanımı hakkında şeflere bir sunum gerçekleştirdi.
 
“Biz Bize Gastronomi” buluşması, ünlü şarkıcı Mustafa Keser’in sahne adlığı gala yemeği ile sona erdi.





DİĞER HABERLER