GÜNDEM

Yayın Tarihi: 07.06.2020 Pazar 23:49:50

Servet değerinde israf

Servet değerinde israf

Türkiye'de her yıl 96 ülkenin milli gelirini aşan 35 milyar dolar tutarında gıdanın üretim ile tüketim arasında ısraf edildiğine dikkat çeken TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, “İsrafla mücadele tarlada başlamalıdır” diye konuştu.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye'de gıda israfının boyutlarının büyüklüğüne dikkat çekti. Üretimden sofraya her aşamada gıda israfının büyük boyutlara ulaştığını ifade eden Bayraktar, ülkemizde üretim, kullanım, piyasa ve tüketim esnasında israf edilen gıdanın parasal boyutunun 35.4 milyar doları bulduğunu bildirdi. Dünyada 820 milyon insan açlık çekerken, her yıl 10 milyonun üzerinde insan açlıktan ölürken, yılda üretilen 4 milyar tonluk gıdanın 1.3 milyar tonunun tüketilemeden israf edildiğini ifade eden Bayraktar, bu gıdanın yarısına yakın bir kısmıyla bile dünyadaki açlığın tamamen ortadan kaldırılabileceğini belirtti. Bayraktar, açlık sorununu çözmenin yolunun israfı önlemekten geçtiğini vurguladı. Bilimsel araştırmalara göre, tarladan sofraya gıda israfının gelişmiş ülkelerde yüzde 40'ı bulduğuna, Türkiye'de sebze ve meyvenin en az dörtte birinin tüketilemeden çöpe gittiğine, Türkiye'deki tarladan sofraya yüzde 25-30'larda olan gıda israfıyla 20-25 milyon insanın doyurulup, açlıktan kurtarılabileceğine dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti: "İşin insani boyutu bir yana, ekonomik boyutu da çok büyük rakamlara ulaşıyor. Ülkemizde, istatistiği tutulan temel ürünlerde 2019 yılında 119,2 milyon ton olan üretimin 10,7 milyon tonu sofraya ulaşamadan, kaybedildi. Sadece bu bile 8-10 milyon nüfuslu bir ülkenin tüketebileceğinden fazla ürün demektir. Her gün 6 milyon ekmek çöpe gidiyor. Türkiye gibi çok ekmek tüketen bir ülkede bile bu rakamla 6 milyon nüfusun ekmek ihtiyacı rahatlıkla karşılanabilir."

İsraf 35 milyar doları aşıyor

2018 yılında gıda ve alkolsüz içecekler için yapılan hane halkı harcamasının 90.6 milyar dolara ulaştığını, belirten Bayraktar, bu tutarın yüzde 25-30'u israf ediliyor. Buna göre nihai tüketicide israf, 27.2 milyar dolara ulaşıyor. Yapılan hesaba göre, üretim, kullanım ve piyasa kayıpları da tüketici fiyatlarıyla 8.2 milyar doları buluyor. Böylece, toplam kayıp 35.4 milyar dolara ulaşıyor" dedi. Dünya Bankası tahminlerine göre, 2018 yılında 193 ülkeden 96'sının gayri safi yurtiçi hasılasının (GSYH), 35.4 milyar doların altında olduğunu bildiren Bayraktar, şunları kaydetti: "Bizdeki gıda israfının 35.4 milyar doları bulması israfın boyutlarının korkunç olduğunu gösteriyor. Bu ülkelerin birçoğu açlıktan çok sıkıntı çekiyor. Üstelik gıda şu günlerde ön plana çıktığı için bu israfın önlenmesinin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor." Bayraktar, dünyada bu kadar aç insan varken, israfı önlemenin 7'den 70'e herkesin sorunu olduğunu kaydetti.

Üretim aşamasında kayıplar büyük

Bitkisel üretimde, hasat, taşıma, depolama aşamalarında kayıplar yaşandığını belirten Bayraktar, üretimden tüketime kadar yüzde 25'i bulan kayıpların yaklaşık yüzde 60'ının hasat ve depolama safhasında meydana geldiğini belirtti. Bayraktar şunları söyledi: "Zamanında ve uygun araçlarla yapılamayan hasat işleri ve gerekli koşulları taşımayan depolama sistemlerine bağlı olarak ürünlerin önemli bir kısmında kayıplar meydana gelmektedir. Yani 8,2 milyar dolarlık toplam kaybın yaklaşık 4.9 milyar doları hasat, taşıma, depolama kayıplarıdır. Tarımsal üretimde hasattaki kayıplar miktar olarak 5.1 milyon tonu bulurken, bu miktar 2019 yılı döviz kuruyla 3.1 milyar dolara denk geliyor. Bu rakam Türkiye'nin 34.5 milyar dolarlık bitkisel üretim değerinin yüzde 9'unu oluşturuyor. Yaş sebze ve meyvedeki kayıp oranları tür ve çeşitlere göre yüzde 10 ile 30 arasında değişiyor. Toplam yaş sebze ve meyve üretimimizin 51.4 milyon ton olduğu dikkate alındığında her yıl, toplam yaş sebze ve meyve üretimimizin 5.1 ile 15.4 milyon ton arasındaki kısmı zayi olmaktadır. Meyve ve sebzelerde hasat sırasında yüzde 4-12, taşıma sırasında yüzde 2-8, pazara hazırlık evresinde yüzde 5-15, depolamada yüzde 3-10, tüketici evresinde yüzde 1-5 oranlarında kayıp meydana gelmektedir. Zamanında ve uygun araç gereçlerle yapılmayan hasat işlemleri esnasında oluşan biçerdöver kayıpları ise yüzde 2 civarındadır."

İsrafla mücadele tarlada başlamalı

İsraf ile ilgili mücadelenin tarladan başlaması gerektiğini belirten Bayraktar, üreticilerin yetiştirme teknikleri ve hasat teknikleri konusunda da bilgilendirilmesi gerektiğini ifade ederek, şunları söyledi: "Tarladan sofraya israfla mücadele eksiksiz ve etkili bir şekilde yapılmalıdır. Tarımda kültürel işlemlerden, yetiştirme tekniklerine, hastalık ve zararlılarla mücadeleye, hasada, depolama, paketleme ve pazara ulaştırmaya, tüketicinin bilinçli tüketimine kadar her aşamada israfı en aza indirecek uygulamalara öncelik verilmeli, yatırımlar buna göre yapılmalı, toplumlar buna göre örgütlenmelidir. Hasat edilen ürünler uygun şekilde paketlenmeli, taşınmalı ve depolanmalıdır. Bu amaçla soğuk hava depolarının sayısı ve kapasitesi yükseltilmeli ve bu tesislere verilen destekler artırılarak devam etmelidir."  







 

DİĞER HABERLER