TÜRKİYE

Yayın Tarihi: 20.01.2013 Pazar 10:20:00

19 Ocak 2013 Ankara Eylemi

19 Ocak 2013 Ankara Eylemi

Bugün yapılan basın açıklaması, "Gıda Güvenliğinin Sağlanmasında Gıda Mühendislerinin Rolü"konulu kitlesel basın açıklamalarımızın son aşaması ve bundan sonraki yapacağımız eylemlerdeki kararlılığımızın göstergesidir. Sorunlarımızı takip etmeye, birlik ve beraberlik içerisinde dayanışmaya devam edeceğiz.

Denetimsiz Gıdaya Hayır!

Güvenilir Gıda Bir Hayal mi? Gıda Mühendisi Yoksa Evet!

Gıda Mühendisi → Etkin Gıda Denetimi → Halk Sağlığı

Gıda Mühendisleri Susmayacak, Gıda Güvenliği Sağlanacak!

Denetim İşini Oluruna Değil , Gıda Mühendisine Bırak ....

Gıda Danışmanlığı Artık Uygulanmalı

Sloganlarıyla 19.01.2013 tarihinde Ankara‘da; Adana, Afyon, Antalya, Balıkesir, Bilecik, Bolu, Bursa, Çorum, Denizli, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kocaeli, Konya, Malatya,  Manisa, Mersin, Rize, Samsun, Sivas, Şanlıurfa, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Van ve Zonguldak‘tan gelen yaklaşık 500 meslektaşımızla alanlardaydık. Sözlerimizin ilgili yerlere ulaşması umudumuzu simgeleyen rengârenk balonlarımızı da gökyüzüne uçurarak sözümüzü bir kez de yüksek sesle söyledik.  

Güçlü bir ses çıkarttığımıza inanıyoruz... 

Sesimizi çıkartmaya,

Örgütlülükten gelen gücümüzle haklarımızı savunmaya,

devam edeceğiz. 

Yapılan basın açıklaması aşağıdadır.  

KAMUOYUNA DUYURULUR

19.01.2013

Ülkemizde gıdaların tarladan /çiftlikten sofraya kadar halkımıza güvenli olarak arzından Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı sorumludur. Bunu sağlamak için tarlada Ziraat Mühendisi‘nin, çiftlikte Veteriner Hekim‘in, gıda üretiminde ise Gıda Mühendisi‘nin var olması ve gerekli denetimi sağlaması gerekmektedir.

Bu amaçla, tarla ve çiftlikte görev yapan ve kamu bütçesinden ücretlendirilen tarım danışmanlarında olduğu gibi;  gıda işletmelerinin sayıca % 80‘ini oluşturan küçük işletmelerde de gıda danışmanlarının bulunması sağlanmalıdır.

• Bilinçsiz kullanılan tarım ilaçları ve veteriner ilaçları insan sağlığı için risktir.

Bilinçsiz üretilen gıdanın üretiminde kullanılan katkı maddeleri de, teknolojiler deinsan sağlığı için risktir.

Bilgi çağında; bilgiden uzak üretimin,  işçilere verilen 3 saatlik hijyen eğitimiyle yetinmenin savunulacak yanı yoktur.

Küçük işletmelerde kamu bütçesinden kaynak ayrılarak gıda mühendisi bulunması sağlanmalıdır. Bu konuda yapılacak çalışmalar sağlık harcamalarına ayrılan kaynakları azaltacak ve tasarruf olarak karşımıza çıkacaktır.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı "gıda" ile ilgili sorun alanlarında çözüme yönelik adımları atmamaktadır.

Gıda denetimlerinde görev alacak personel, sayıca ve mesleki temsiliyet anlamında yetersizdir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı‘nın altyapısı etkin denetim sağlamaya yönelik olarak geliştirilememekte, uzun soluklu ve planlı istihdam politikası oluşturulamamaktadır.

500 000 gıda üretim/satış noktasının denetimi 4600 kişi ile yapılmaya çalışılmakta; bu kişilerin de sadece % 25‘i Gıda Mühendislerinden oluşmaktadır. Bakanlık bünyesinde eğitimi gıda ile ilgili olmayan pek çok kişi gıda denetçisi yapılmaktadır. Köyde hizmet vermek amacıyla özel olarak istihdam edilen kişiler gıda denetçisi açığını kapatmak için köyden uzaklaştırılmakta ve aslında gıda denetçilerinin yapması gereken görevleri üstlenmek zorunda bırakılmaktadırlar. Bu koşullarda; kamuda yeterli gıda mühendisi istihdamı sağlanmadığı için gıda denetimleri yetersiz yapılmakta ve gıda güvenliği sağlanamamaktadır.

Bilgi kirliliği ve kaos ortamı önlenememektedir. Konuyla ilgisi olmayan kişiler her gün basında boy göstererek temel gıda maddeleri ve ürünleri konusunda halkı yanıltan, gerçek tehlikelerden uzaklaştırarak yapay gündemler yaratan açıklamalar yapmaktadır. Bu kişilerin bağlı olduğu kurumlar, ‘Etik Kodlar‘ı çalıştırmalıdır.Ülkemizde gıda konusunda risk değerlendirme ve iletişimini sağlayacak bağımsız, bilimsel bir kurum bulunmamakta; bu durum bilgi kirliliğinin zararının çok daha fazla olmasına neden olmaktadır.

Son dönemde bilimsel gereklere ve ülke gerçekleri dikkate alınmadan yeni bölümler açılmaktadır. Bu, sonuçları itibariyle kolay çözülemeyecek sorunlar ve tahribatlar yaratmaktadır. Altyapısı hazırlanmadan açılan üniversite, fakülte ve bölümlerce verilen eğitimin kalitesi de başlıca tartışma konusunu oluşturmaktadır. Eğitim-öğretimde kalite birliği yakalanmadan, gerekli koşullar oluşmadan, değerlendirme yapılmadan yeni bölümlerin açılmasının gerçekçi bir dayanağı bulunmamaktadır. Öğretim elemanı, binası, laboratuarı olmadan açılan üniversite ve fakültelerde alınan eğitim-öğretim kalitesini tartışmalı hale getirmektedir.

Tüm bu olumsuz şartların doğurduğu doğal bir sonuç olarak ülkemizde gıda güvenliği, olması gereken şartlarda sağlanamamakta ve bu durum da halk sağlığını tehdit etmektedir!

Bizler, Gıda Mühendisleri Odası olarak;

11 Haziran 2009 tarihinde yaptığımız basın açıklamasında "Gıda Bakanlığı Sözde Kalmamalıdır..." diyerek; gıdaya gereken önemin verilmesini talep ettik.

11 Nisan 2010 tarihinde yaptığımız basın açıklamasında; "Gıda İşletmelerinde Mühendis Yoksa, Halk Sağlığı Tehdit Altındadır!.." diyerek "Tüm gıda işletmelerinin eksiksiz bir biçimde teknik eleman çalıştırma zorunluluğuna tabi tutulması, küçük işletmelerde görev yapacak, konusuyla ilgili eğitim almış personelin kamu adına çalışması mümkündür" dedik.   

6 Haziran 2010 tarihinde; "Halk Sağlığı Tehdit Altında, İşsizlik Artıyor" diyerek küçük işletmelerde uzman varlığının önemini vurguladık."Günde 20 ton süt işleyen veya günde 8 bin adet ekmek üreten işletmeler, mikro işletmeler değildirler", "Bunlar, halk ve tüketici sağlığı açısından büyük riskler yaratabilecek ölçüde üretim gücüne sahiptirler. Bu riskler, kısa vadede gıda zehirlenmesi olabileceği gibi, uzun vadede toksik ve kanserojen etkiler de olabilecektir" diyerek konunun önemine dikkat çektik.                                                                

Ülke çapındaki Gıda Mühendisliği bölümleri ile birlikte "Bakanlık‘ta görev yapan Gıda Mühendisi sayısı son derece yetersizdir. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı‘nın güvenli gıda arzı için resmi denetimleri hızlı ve etkin bir biçimde yürütebileceği yapıya kavuşturulması, özellikle de kadrosundaki resmi denetçi eksikliğinin nitelik ve nicelik olarak giderilmesi, meslekler arasındaki oransızlığın yok edilmesi gerekmektedir", "Güvenli gıda arzının sağlanması için ‘Gıda Danışmanlığı‘ sistemi biran evvel yürürlüğe konmalı,  gıda güvenliği sorunu yoğun olan KOBİ‘lerle mühendislerin buluşması yoluyla uzmanlık alanları doğrultusunda sisteme katkı vermeleri sağlanmalıdır" dedik.

"Sağlık Bakanlığı; başta sular ve tıbbi gıdalar olmak üzere gıda güvenliği ve halk sağlığı ile ilgili birçok sorumluluğu taşımaya devam etmektedir. Buna karşın Bakanlığın yeniden yapılanmasında Gıda Mühendisleri de dâhil olmak üzere ilgili birçok mühendislik grubu Bakanlık kadrolarından uzaklaştırılmaktadır. Gıda güvenliğine yönelik sorumlulukların taşınmasında ilgili mesleklerden faydalanılması bir görev olarak değerlendirilmelidir." dedik. 

22 Ekim 2010 tarihinde "Ülkemizde mevcut Gıda Mühendisliği bölümü sayı ve kontenjanları ülke gereksinimlerinin üzerinde olduğu halde yeni Gıda Mühendisliği bölümleri açılmakta, mevcut kontenjanları arttırılmakta ve çok sayıda ikinci eğitim programı açılmaktadır. Ülke gerçekleri ile uyuşmayan, eğitimin kalitesini olumsuz etkileyen ve işsiz mühendisler oluşturmaya zemin hazırlayan bu uygulamaya bir an önce son verilmelidir" dedik.

Oysa şu anda ikinci öğretim dahil 68 bölümde 3700 gıda mühendisi yetiştirilmektedir.

Gıda işletmelerinin denetiminin özel sektöre devredilmesi planlanmaktadır.

• "GIDA DENETİMLERİNİN KAMU ELİYLE YAPILMASI BİR ZORUNLULUKTUR."

GIDA GÜVENLİĞİ DENETİMLERİ ÖZEL SEKTÖRE TERK EDİLMEMELİDİR.

ETKİN GIDA DENETİMLERİNİN YAPILABİLMESİ İÇİN GIDA GÜVENLİĞİNİN SAĞLANMASINDAN SORUMLU OLAN GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI‘NA YETERLİ SAYIDA GIDA MÜHENDİSİ İSTİHDAMI SAĞLANMALIDIR.

"Gıda güvenliğine ayrılmayan kaynaklar, sağlık giderlerine ayrılmak zorunda kalınmaktadır"

Görünen o ki bugün geldiğimiz noktada; sözlü temaslar, yazışmalar ve basın açıklamaları bizleri bir adım bile ileri taşımamış aksine giderek kötüleşen bir tablonun içine hapsetmiştir. Bakanlığın adının Gıda Tarım ve Hayvancılık bakanlığı olarak değiştirilmesi ile başlayan ve gıda güvenliğinde yeni dönem olarak sunulan süreçte ortaya çıkan ve ne yazık ki yıllardan beri hiç değişmeyen bu tablo, yapılan kimi olumlu girişimleri de gölgede bırakmıştır.

"GIDA" BAKANLIĞIN İSMİNE DEĞİL, İŞLEYİŞİNİN MERKEZİNE ALINMALIDIR.

Bizler yıllar boyunca aynı sorunları dile getirip, aynı konularda konuşmak istemiyoruz; verilen sözlerin tutulmasını ve gecikmiş adımların atılmasını talep ediyoruz!

Bizler bugün burada on binlerce Gıda Mühendisinin sesi olarak, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından gıda konusunda yeni bir dönemin başladığını ve kamuda gıda mühendisi istihdamının artırılacağına yönelik sözlerinin arkasında durmalarını istiyoruz. Bu amaçla, gıda mühendisi istihdam etmeye yönelik kadroların biran evvel açılmasını, kamu eliyle etkin denetimin sağlanmasını ve küçük işletmelerdeki gıda güvenliği boşluğuna çözüm olacak gıda danışmanlığı sisteminin hayata geçirilmesini talep ediyoruz.

TMMOB GIDA MÜHENDİSLERİ ODASI



Editör;

Ümit ÖZTEK
Gıda Mühendisi










DİĞER HABERLER