TÜRKİYE

Yayın Tarihi: 11.07.2020 Cumartesi 12:42:22

Çin gıda ihracatında fırsat kapısı

Çin gıda ihracatında fırsat kapısı

Çin, yaklaşık 1 milyar 440 milyonluk nüfusu ve yüksek alım gücüyle dünyanın en güçlü pazarı. Ülkenin kiraz ithalatı 1.4 milyar dolar. Türkiye, bu pazardan yeterince istifade edemiyor.

Covid 19'un ekonomik etkilerini daha çok göstermeye başladığı bu dönemde, Türk ve yabancı firmaların çoğunluğu yeni düzene ayak uydurmaya çalışıyor. Ancak gelecek dönemde iş dünyasını bekleyen belirsizlikler zinciri ve ülkelerin uygulamış olduğu korumacı politikalar, firmaların aleyhine gerçekleşebilecek siyasi ve ekonomik sonuçlar ortaya çıkarabilir. Peki, Çin'in önderliğinde 2013'de dünyaya duyurulan ve modern çağın 'İpek Yolu' olarak adlandırılan Bir Kuşak Bir Yol Projesi'nde Türk firmaları ne kadar aktif? 
 
Çin pazarından istifade edemiyoruz
 
Türkiye'nin gıda sektörleri toplam ihracatı 2020 yılının Ocak-Haziran döneminde 8.3 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu dönemde Çin'e yapılan gıda ürünleri ihracatı 446 milyon dolar ile Türkiye'nin toplam gıda ihracatının yüzde 5.4'ünü oluşturdu. Dünyanın en büyük gıda ithalatçısı Çin'e yapılan gıda ihracatımız mevcut durumda potansiyelimizin çok altında kalıyor. 
 
Çin'in kiraz ithalatı 1.4 milyar dolar
 
Çin, 2019 yılında dünyanın en büyük kiraz ithalatçısı olarak 1.4 milyar dolar ile dünya kiraz ithalatının yarısından fazlasını gerçekleştiriyor. Türkiye, dünyanın en büyük kiraz üreticisi olmasına rağmen, Çin'in kiraz ithalatında binde 3'lük bir paya sahip. Çünkü dünyanın en büyük kiraz ihracatçısı olan Şili, 1 milyar doları aşan üretiminin tamamına yakınını Çin'e ihraç ederken; Çin de kiraz ithalatının yaklaşık olarak yüzde 80'ni Şili'den gerçekleştiriyor. Ters mevsim olanağını kullanan Şili, ihracatını Ocak ve Şubat aylarında gerçekleştiriyor. Oysa Türkiye ile Şili farklı yarım kürelerde olması sebebiyle farklı mevsimlerde kiraz hasadı gerçekleştirmekte. Ancak buna rağmen Türkiye hala pazarda yeterli paya sahip değil. 
 
Süt pazarı da önemli
 
İkinci bir örnek ise 2019 yılında 1.1 milyar dolara ulaşan Çin süt pazarı. Güncel verilere göre, Çin ithalatının yarısına yakınını Yeni Zelanda ve Avustralya'dan yapıyor. Türkiye'nin uzun uğraşlar sonrasında ihracat yapmak için 2020'de izin aldığı süt ürünleri pazarı da Türk ihracatçıları için gelecek dönemler için büyük fırsatlar sunuyor. 2019 yılında 365 milyon doları bulan Çin meyve suyu pazarı da ithalatının yarısını Brezilya, İsrail ve Vietnam'dan gerçekleştiriyor. Türk ihracatçıları için Çin pazarı bu açıdan da gerçekten keşfedilmemiş büyük bir potansiyele sahip. 
 
Nerede hata yapıyoruz?
 
Türk Çin Kültür Derneği Sektörel Eğitim Merkezi Müdürü Hamza Uçar, Türk ihracatçılarının Çin pazarına açılma konusunda yaygın olarak yaptığı hataları maddeler halinde açıkladı. Uçar, şunları söyledi: "Türk ihracatçılar, Avrupa ve Ortadoğu'da başarılı olmuş modelleri aynı şekilde Çin'de de uygulamaya çalışıyor. İhracatçılarımız çoğunlukla Çin'in kültürel, siyasi ve ekonomik dinamiklerini göz ardı ediyor. Türk ihracatçılar, Çin pazarında büyük önemi olan ve lokalizasyon kabiliyetini arttıracak WeChat, Weibo, Youku ve benzeri online uygulamaları yeterince kullanmıyor. Bu konuda Çince destek almanın öneminin de farkında değiller. Türk ihracatçılar, Çin Pazarına girişi sırasında büyük önem arz eden uzman danışmanlık hizmetlerine önem vermeyerek, kalite ve doğru bilgi yerine herkesin ulaşabileceği ücretsiz ve kulaktan dolma veriler üzerine iş stratejilerini geliştiriyor. Türk İhracatçılar, satış üzerinden komisyon sistemiyle kendilerine yerel ortaklar bularak Çin pazarından pay almayı amaçlıyor. Ancak Çinli ortaklarının harcaması gereken tadım etkinlikleri, dijital pazarlama ve benzeri diğer faaliyetlere yeterince bütçe ayırmıyorlar. Çin pazarında bir ürün satmak zor, bilinmeyen bir ürünü satmak daha zor."


 

DİĞER HABERLER