MAKALE

Yayın Tarihi: 09.03.2013 Cumartesi 19:11:47

“İKİ DİRHEM BİR ÇEKİRDEK!”

Naciye KUTLU KANTAR

“İKİ DİRHEM BİR ÇEKİRDEK!”

Keçiboynuzu ağacı, Akdeniz ikliminin etkili olduğu bölgelerde, kendiliğinden yetişen, sürekli yeşil kalan ve meyveleri yenen bir bitkidir. Keçiboynuzu ağacı uzun ömürlüdür, yapraklarının boyları 10-20 cm olup, damla uçludur. Çiçekleri yaklaşık 6-12 cm uzunluğunda olup açık yeşilimsi kırmızı, küçük ve çok sayıdadır. Dünya’da, özellikle Akdeniz kıyılarında, Libya, Kaliforniya’da, Türkiye’de ise Antalya’nın Manavgat, Alanya, Gazipaşa ilçeleri, Mersin’in Anamur, Bozyazı, Silifke ilçelerinde ve Muğla’nın Marmaris, Datça ilçelerinde yetişmektedir.

  

Keçiboynuzu meyveleri öksürüğe çok iyi gelmektedir. Hatta farmakolojide öksürük ilacı yapımında kullanılmaktadırlar. Kolesterol içermez, nefes darlığı ve özellikle astım hastalığına çok iyi gelmektedir. Ayrıca vücuda yiyeceklerle alınan radyasyonun dışarı atılımını sağlamaktadır. A, B ve E vitamini, bol miktarda kalsiyum (Ca) içerir. Keçiboynuzu Galik asit içermektedir. Ve bu asitin, ağrı kesici, serbest radikal, bakteri ve nitrozamin yok edici, bronşit ve kansere karşı etkileri mevcuttur. Keçiboynuzu pekmezi (harnup) kansızlık tedavisinde çok etkilidir. Aynı zamanda, doğal bir doping olduğu bilinmektedir. Çikolata üretiminde tatlandırıcı olarak kullanılmaktadır. Kakaoya alerjisi olanlar, keçiboynuzu unundan yapılan ürünleri tercih etmektedir. 


  

Yunanca’da keration, İngilizce'de carob, Arapça’da ise harub ya da harnub olarak anılmaktadır. Keçiboynuzunun çekirdeklerinin ağırlıkları hemen hemen hiç değişmemektedir. Bu nedenle eski zamanlarda elmaslar keçiboynuzu tohumu ile tartılarak satıldığı ve bu yüzden keçiboynuzu, kırat ya da karat denilen ölçüye adını vermiş olduğu bilinmektedir. Prof. Dr. Aydın Akkaya’nın bir yazısında şu sözler geçmektedir;

“Araplar, Selçuklular ve Osmanlı döneminde ağırlık ölçüsü olarak kullanılmıştır. Dört tanesi bir dirhem eder.  Dirhem değişmekle birlikte 3 gr. ağırlığı temsil etmektedir. Satıcı iki dirhemlik bir şey satarken (8 çekirdek), lütfedip 1 çekirdek fazla tartarsa bu, malı alan kişinin itibarını gösterir. Olağandan fazla giyinen, süslenen kişilere de "iki dirhem bir çekirdek" denmesi bundan kaynaklanmaktadır.”

Yine bir hikâyeye göre, zamanın padişahına “keçiboynuzu” diye bir meyveden söz etmişlerdir. Padişah merak edip bu meyveyi getirttirmiş ve yemeye başlamıştır. Fakat hiçbir tat alamamış ve çiğnemeden ağzından çıkarmıştır. Neden böyle yaptığını soranlara ise şu sözü söylemiştir.

-Bir dirhem bal için beş çeki odun çiğneyemem!..