MAKALE

Yayın Tarihi: 19.12.2016 Pazartesi 12:27:21

Bu mayalar ağzının tadını biliyor!

Büşra TİMUROĞULLARI

Bu mayalar ağzının tadını biliyor!
Gözlerinizi kapatın ve damağınız­da erittiğiniz çikolatanın tadını hissedin… Herkes için bunu yapmak çok kolay. Ancak 20.Yüzyı­lın başlarına kadar çikolata zenginler içindi ve büyük bir lükstü. Kakao ve şekerin fiyatları yüksek olduğu için, çikolata üreticileri gelir seviyesi yük­sek insan sayısının artmasını bekliyor­du. 1900’lü yıllarda kakao üzerindeki vergilerin kalkması ve şekerin fiyatının düşmesi sonucu orta sınıf tüketiciler de çikolata tüketebilir hale geldi. Bu yıllarda İtalya’da kurulan çikolata fab­rikası ve bir süre sonra bu fabrikada üretilen aşk mesajları yazan gümüş kağıtlara sarılı küçük çikolatalar saye­sinde, çikolata ve romantizm birlikteli­ği oluşmaya başladı.

Avrupa ve Amerika’da art arda açılan fabrikalar sayesinde müthiş istihdam sağlandı. 1920’lerde Belçika’da üre­tilmeye başlayan tablet çikolata bü­yük bir keşif oldu. Hemen akabinde yine Belçika’da çikolata konusunda büyük bir icat oldu ve kuvertür bulun­du. Bu icat çikolatanın üretim maliye­tini azalttı ve çikolatalı yeni ürünlerin üretilmesine öncülük etti. Mali duru­mu iyi olan kesim lüks üretimlere yö­nelirken, işçi kesimi gofret gibi daha uygun fiyatlı olanları tercih etti.

Uzun yıllar süren zararlıdır, faydalıdır, tüketmeli, tüketmemeli, günlük di­yette hiç olmasın, belli miktar olsun tartışmaları sonucunda; milyonlarca insanın keyif alarak tükettiği çikolata­nın abartmadan tüketildiğinde sağlıklı olduğuna karar verildi.

Kakao çekirdekleri havanda dövülür­ken çok gürültü çıkardığından dolayı Aztek dilinde gürültü anlamına gelen “choco” ve su anlamına gelen “atle” kelimelerinin birleşimi olan “choco­late” yani çikolatanın hammaddesi­nin elde edildiği kakao ağacı Güney Amerika’nın yerlileri Mayalar tara­fından keşfedildi. Azteklerde kakao, kralların her gün bol miktarda tükettiği sıcak içecekti. Avrupa kakaoyu İs­panyolların Amerika’yı keşfetmesi ile tanıdı. Fransa sarayının kakao ile ta­nışması ile birlikte, bu içeceğin enerji verici özelliği fark edildi. 15.Louis’in verdiği yetki ile David Chaillou çiko­latayı icat etti. Uzun dönem halk, çi­kolatayı tanıyamadı. Makinelerin icat edilmesi ile birlikte 1825 yılında ilk çikolata fabrikası kuruldu ve çikolata keyfi tüm dünyada tanınmaya baş­ladı. Hollanda’lı Van Houten kakao yağını ayırmayı, İsviçre’li Daniel Peter ise kakaoya süt katarak çikolata üret­meyi başardı.

Ana madde olarak kakao, kakao yağı, şeker, lesitin ve vanilinden yapılan çi­kolata; bu temel karışımdan yapılıyor­sa “bitter”, içerisine süt tozu ilave edi­lirse “sütlü”, kakao çıkarılıp daha fazla süt tozu eklenirse renginden dolayı “beyaz” çikolata olarak gruplanır.

Kakao ağacının bilimsel ismi “The­obroma Cacao”dur. “Tanrıların Yiye­ceği” anlamına gelmektedir. Mayalar kakaoya ilahi bir anlam yüklemiştir. Kakaonun tanrılar tarafından Mayaları ödüllendirmek için verildiğine inan­mışlardır. Hatta o kadar değerliydi ki; Mayalarda para birimi olarak kullanıl­maktaydı. Bir köle 100 kakao tanesi­ne, bir hindi 60 kakao tanesine alına­biliyordu.

Çikolatanın kalitesi; oda sıcaklığın­da erimemesi ancak ağızda erimesi, ağızda eridiğinde tanecikler ve ma­deni tat bırakmaması, buzdolabında beklediğinde kakao yağının yüzeye çıkarak beyaz renkte dalgalar oluştur­maması ile ölçülür. Çikolatanın üretimi sırasındaki homojenizasyon işleminin başarılı yapılması bu sorunların olma­ması konusunda en büyük etkendir.

Çikolata yemek için çok geçerli se­bepler var…

Mutluluk Dopingi

Kakaolu çikolata yediğinizde beyni­niz mutluluk sinyalleri ile dolar. Doğal uyuşturucu olan endorfinin daha fazla salgılanmasını sağlayan çikolata, se­rotonin seviyesini artırır. Serotonin de beyninizde keyif ve haz bölümlerini harekete geçirir ve ağrılarınız uçup gi­der. Sadece çikolata kokusunu almak bile beyin dalgalarınızın gevşemesine ve rahatlamanıza sebep olur.

Gençlik İksiri

Almanya’da yapılan çalışmalar gös­termiştir ki; çikolatada bulunan fla­vonoid cildimizi UV ışınlarına karşı korumaktadır ve kan akışımızı hızlan­dırarak gençleştirmektedir.

Enerji Deposu

Çikolatada bulunan kafein ve teob­romin maddeleri vücuda enerji ve­rir. Özellikle siyah çikolata daha çok enerji yüklemesi yapar. Enerji içecek­lerinin etkisi birkaç saat içinde geçer­ken, çikolata daha uzun süre canlı kalmanızı sağlar. Yapılan araştırma­larda bitter çikolatanın tatlı ihtiyacını tamamen giderdiği ve diyeti destek­lediği belirlenmiştir.

Zeka Farkı Yaratır

Yapılan araştırmalara göre sıcak çiko­lata tüketmek, aritmetik zekayı gelişti­riyor. Flavanol yönünden zengin olan çikolata, çay, şarap yüksek ölçüde anlama yetisi kazandırıyor.

Dişler İçin

Kakaonun içinde antibakteriyel mad­deler bulunduğundan şekeri dengeler ve diğer şekerli ürünlerin aksine diş çürümelerini önler.

Kalbe Etkisi

Çalışmalar sonuç vermiştir ki; spor yaptıktan sonra sporcu içeceği tüke­tenlere göre çikolatalı süt içenler daha dinç hissetmiştir. Ayrıca bitter çikola­tanın içerisinde bulunan antioksidan­lar kalp ve damar sağlığınızı korur, kan basıncınızı düzenler. Öyle ki; kalp hastalıklarını %33’e kadar engelleye­bilmektedir.

Mutlu Çocuklar

Yine yapılan bir araştırmaya göre; hamileliği esnasında çok çikolata tü­keten annelerin çocukları daha güler yüzlü ve mutlu çocuklar oluyor.