MAKALE

Yayın Tarihi: 23.01.2018 Salı 15:50:00

Tavuk ve yumurta konusunda kandırılıyorsunuz

Emre Aşu

Tavuk ve yumurta konusunda kandırılıyorsunuz
Birçok insan için “tavuk-yumurta meselesi” kısır bir tartışma döngüsüdür. Tavuk yumurtadan çıkıyor diyen, aslında farkına bile varmadan yumurtaya “tavuk fabrikası” fonksiyonu yüklüyor. Öte yandan, yumurta tavuktan çıkıyor diyen de, tavuğun bir “yumurta fabrikası” olduğunu iddia ediyor. Ne garip değil mi? Her zaman söylüyorum, pazardan ve marketlerden birkaç TL ye satın aldığınız yumurtanın, bir sanat abidesi olduğunu hiç düşündünüz mü? Yine bu sır yüklü yumurtalar için “mucize” tabirini kullanmaktan kendimi alamıyorum.

Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, artık kim ne yiyeceğini şaşırmış durumda. Her kafadan bir ses çıkıyor. Hatta konuda uzman olduğunu söyleyen birileri çıkıp ‘Evet bu faydalı’ derken, aynı konuda uzman olduğunu söyleyen bir başkası ‘Hayır bu zaralıdır’ diyebiliyor. Akıllara zarar bir bilgi kirliliğinin tam ortasındayız. Organik denilerek insanlar aldatılıyor, kandırılıyor. Organik ne demek bilen yok! Tavuklar hormonlu mu, köy yumurtası daha mı sağlıklı? gibi sorular soruyorlar. Esasen dünyada gelişmiş ülkelerde tavuk nasıl yetiştiriliyor ise, ülkemizde de aynı şekilde yetiştirilmektedir. Kısaca biz de bu konuda fikrimizi yazacağız. Tavuk konusundaki fikir bulanıklığının esas sebebi; televizyonlarda görünen ‘şu kadar günde tavuk yetişiyormuş, falanca uzman asla yemeyin dedi’ gibi laf kalabalıkları. Şunu bilmekte fayda var. Biz yıllarca kırmızı et için dedik ki; et ırkı olan hayvan yetiştiriciliğine önem vermeliyiz. Bunu beyaz et yani tavukçuluk sektörü başarmış durumda. Yani et ırkı olan tavuklar yetiştiriliyor. Çeşitli tavuk ırkları birbiri ile melezlenerek hızlı  büyüme özelliği ön plana çıkarılmıştır. Yumurtlayan tavuktan ziyade, hızlı büyüyen bir tavuk ırkı elde edilmiştir. Tabi bu yolla elde edilen tavuklar, melez oldukları içinde “katır” misali döl vermezler. Bu bilimsel bir gerçek, buna hibrit deniyor. Et verimi yüksek hibrit ırklardır. Hibrit teknolojisi ile gen teknolojisi ise ayrı teknolojilerdir. Genetiğini değiştirme ile bir alakası yoktur. Hatta GDO’lu yemler ile beslenseler bile, hayvanlara ya da hayvansal ürünlere GDO’lu materyalin geçişi söz konusu bile değildir. Mesela insanlar genetiği ile oynanmış domates yedi diye insanın genetiği değişiyor mu?

El İnsaf ! Hemen buradan tavuklar GDO’lu yemle besleniyor sonucunu çıkaranlarda yanılıyor. Aslında suni yem diye bir şey de yoktur. Hatta şunu ifade etmekte fayda var; hazır yemlerin bileşiminde de arpa, buğday, mısır, soya gibi doğal yem maddeleri bulunur ve vitamin, mineral gibi geliştirici maddeler de ilave edilmektedir. Bir de yanlış bilinen diğer bir konu, et tavuklarının kemiklerinin ince olduğu ve kırıldığıdır. Oysa ki, tam tersi olarak kemikleri daha güçlüdür. Yoksa nasıl taşıyacak onca ağırlığı? Dünya’da tavuklarda hormon kullanımı ile ilgili yapılan araştırmalar, hormonlardan beklenen sonuç alınmasının mümkün olmadığını, tavuklara hormon verilmesinin ekonomik ve uygulanabilir olmadığını göstermiştir. Halihazırda tavuk yetiştiriciliğinde hormon kullanıldığına dair herhangi bir bilgi, belge, kanıt ya da rapor da yoktur. Ayrıca hormon kullanımı yasal değil, ekonomik değil, uygulanabilir değildir. Şimdi sormak istiyorum o çokbilmiş uzman yorumculara; neden hormon kullansınlar ki? Tavuklarda antibiyotik kullanımı ile ilgili de şunu söyleyebilirim; kanunen kesinlikle yasaktır ve sadece tedavi maksatlı veteriner hekim kontrolünde kullanılabilir. Bir diğer toplumsal algı sorusu da şu; piliçler kesilmediğinde 45 günde ölüyorlar mı? Evet dememi bekleyen var mı?

Yoksa şu an sizde benim gibi gülüyor musunuz? Tavuk etinin, sağlıklı ve dengeli beslenme, bedensel ve zihinsel gelişim için tüketilmesi gerekir. B2, B6, B12 gibi vitaminlerce de oldukça zengindir. Sindirimi ise, liflerinin kısa olması nedeniyle çok kolaydır. ‘Protein sadece kırmızı ette bulunur’ gibi bir anlayış da artık çok gerilerde kaldı. Hayvansal proteinler; kırmızı et, tavuk, balık eti, süt ürünleri dahil esansiyel haliyle bulunmaktadır. Proteini beyaz etten de alabiliriz. Bir de yumurta ile ilgili çok çarpıcı tespitler var. Gezen tavuk yumurtası diye bir söylem türedi son zamanlarda. İnsanları nasıl kandırırız diye gece gündüz düşünüyorlar mı ne? Size hiç hamile bir bayanın çok gezerse ya da maraton koşucusu ise, çocugunun daha sağlıklı olacağını söyleyen oldu mu? En fazla annenin kendi sağlığı için sürekli hareket etmesi tavsiye edilir. En başından belirtmeliyim ki, besleme değeri bakımından gezen tavuk yumurtası ile kafes tavuğu yumurtası aralarında hiçbir fark yoktur. Gezmenin, dolaşmanın hatta koşmanın yumurta üzerinde olumlu ya da olumsuz hiç bir etkisi bulunmaz. Kafes tavuklarının yumurtaları ızgaraya düştüğünden temiz olur. Yumurtanın sarısının koyu olması onun daha doğal olduğunu göstermez. Yumurta sarısının renginin koyuluğu ile yumurtanın besleyici değeri arasında en ufak bir ilişki yoktur. Şimdi anlatabiliyor muyum, bilgi kirliliğinin boyutunu?

Geçenlerde okumuştum; tavuk çiftliklerinde yumurtaların bazılarına pislik bulaşır. İşte bu yumurtaları bazı uyanıkların bir kuruşa alıp, köy yumurtası diye 10 kuruşa sattığını yazıyordu. İnanılır gibi değil. Medyada zaman zaman, yumurtanın kolesterol içerdiğinden bahsediliyor. Öncelikle belirli miktarlarda tüketilen doğal gıdaların hiçbiri sağlığa zararlı değildir. Bu cebinize bulunsun. Yumurta, mineral ve vitamin açısından zengindir. Kişiye doygunluk hissi vermesinin yanında, kalori değeri düşük olduğundan, kilo problemi olanların diyetlerinde çekinmeden tavsiye edilebilecek yiyeceklerdendir. Tek yumurta yetişkin bir kişinin günlük protein ihtiyacının hemen hemen onda birini karşılayabilmektedir. Yumurtanın %95’i proteindir. Çocukların alması gereken aminoasitleri yapısında bulundurmasından dolayı da, anne sütü kıymetindedir diyebiliriz. Yumurtada C vitamini hariç, yağda ve suda eriyen bütün vitaminler de mevcuttur. Benim tam olarak uzmanlık alanım olmasa da, biraz araştırınca bugünkü bilgilerin ışığında; çocukların, gençlerin, gebelerin ve emzikli annelerin günde bir yumurta yemelerinin sağlıkları için yararlı olacağı, damar tıkanıklığı riski olan erişkinlerin bile haftada 3-4 yumurta yemelerinde bir sakınca olmadığı kabul edilmektedir. Yani kalp rahatsızlıklarının en önemli sebebinin yumurtadaki kolesterol olduğunu söylemek de yanlıştır. Sonuç olarak; kırmızı et alamayan tüketiciler, hayvansal protein açığını, her yerde kolayca bulunabilen ve ucuz olan yumurta tüketerek giderebilirler. Bazılarının iddia ettiği gibi tavuk eti sağlıksız (hormonlu vb) üretilmez. Mutlaka tavuk eti tüketmeliyiz. Gözünüz açık olsun. Kör gözlerin, köy tavuğu, köy yumurtası diye sizi kandırmasına izin vermeyin. Ama tüm burada anlattıklarımızın dışında tüketici olarak “helal gıda” çerçevesinde hassasiyet sahibi olanlarımız da vardır. Bu çerçevede helal sertifikası olan ürünlere dikkat etmeniz gerekecektir. Benden söylemesi...