MAKALE

Yayın Tarihi: 18.02.2012 Cumartesi 14:28:28

TOPRAK ISLAHI

Şengül PARLAK

TOPRAK ISLAHI
2025 yılında 9 milyar 2050 yılında 12 milyar boğazın doyması lazım. Evet nüfustan bahsediyorum. Son yıllarda artan nüfusun tersine kaynağı azalan bir dünyada yaşıyoruz. TEKNOLOJİ ve ARGE son hız devam ediyor. Fakat asıl malzeme elimizdeyken bir de tedbir alsak fena olmaz aslında…
    
Elimizdeki en önemli kaynaklar toprak ve su, ama toprak en verimlisinden, su ise en kalitelisinden olmalı. Ülkemizde, yanlış sulamadan veya yıllardır sulanmakta olduğundan çorak araziler çok fazla. Arazi tam olarak çorak olmasa da ekilen üründen alınan verim çok düşük ve yetersizdir. Bu durumda olan araziler mutlaka ıslah edilmelidir. Bu yazımda bahsedeceğim konu tam olarak işte bu Drenaj Projesi;
           
Drenaj; Su ve tuz dengesi bozulmuş bir toprağın su fazlasının, yüzey üstünde ve yüzey altında hızlı ve kontrollü bir şekilde arazi dışına atılarak ıslah edilmesi yöntemidir. Bu yöntemde esas olan suyun topraktan tam olarak uzaklaştırılması değil, sürdürülebilir bir tarım anlayışı ile yetiştirilen bitkilerin su stresi çekmeyeceği, toprak-su-tuz dengesinin oluşturulduğu önlemlerin tümüne verilen addır.

Bazı bilgileri atlamadan çok bilimsele de inmeden nasıl yapılacağını anlatmaya çalışacağım. Verdiğim bilgiler direnaj çalışması yaptığımız arazimizden edindiğimiz tecrübe doğrultusunda olacaktır.


Drenajın projesine başlamadan önce yapılması gereken ilk şey arazide bulunan fazla suyun kaynağının tespit edilmesidir. fazla suyun kaynağı, drenaj sisteminin tipini belirlemede en önemli etkendir. drenajın nedeni yağışlar ise buna yüzey drenajı, açık drenaj kanalları ve yüzey altı borulu (Kapalı) sistem etkili olurken, yatay sızmalara, kuşaklama dreni, artezyenik basınç kaynaklı sızmalara ise pompaj kuyuları gerekir. Eğer bir arazide fazla su varsa mutlaka toprak üzerinde göllenir. İşte suyun kaynağını bulmak için yapılacak işlem, göllenme zamanını tespit edebilmektir. Örneğin, kaynağı yağış olan göllenme yağış zamanı, fazla sulama kaynaklı göllenme ürünün yetişme zamanına denk düşecektir. Bu tespitten sonra ne tür bir drenaj yapılacağı kararına varılır. Arazinin yer altı suyunun nerede yoğun olduğu, akışının ne yönde olduğu tespit edilir. Toprağın geçirgenlik özellikleri kontrol edilir. Bunlar drenaj öncesi hazırlıklardır.
           
Konuyu bizim arazimizdeki örneklerle devam ettirecek olursam. Arazinin göllenmesinden ziyade sorunu, üst tabaka toprağının, bembeyaz gözle görünür biçimde tuzla kaplı olmasıydı. Tuz oranının fazla olması bitkinin suyu almasını engeller. Bizim drenaj çalışması yaptığımız arazide suyun kalitesi çoğunlukla T3, bazı bölgelerinde de T4 çeşit olduğu için yani fazla tuzlu olduğu için arazi sorun yaşıyordu. Suyun kalitesini sınıflandırırsak size şu bilgileri vermem gerekir:
 
   
         

TUZLULUK
 
T1 AZ TUZLU SU                                  :Her çeşit bitki sulamasında kullanılabilir. Toprak çok düşük geçirgenliğe sahip olmadığı müddetçe toprakta tuzluluk yaratmaz.

T2 ORTA TUZLU SU                              :Tuzluluğa hassas bitkiler hariç bütün bitkilerin sulanmasında kullanılabilir. Toprak geçirgenliğinin iyi ve orta derecede olduğu yerlerde özel tuzluluk kontrol tedbirlerine ihtiyaç yoktur.

T3 YÜKSEK TUZLU SU                          :Tuza dayanıklı bitkilerin sulanmasında kullanılabilir. Yeterli geçirgenlik ve drenaj şartlarında dahi özel tuzluluk kontrol tedbirleri gerektirir. Drenajı tam olmayan topraklarda kullanılmamalıdır.

T4 ÇOK YÜKSEK TUZLU SU                   :Normal şartlarda sulamaya uygun değildir. Fakat tuzluluğa çok dayanıklı bitkilerin seçildiği , yıkama ihtiyacının da dikkate alındığı , drenajı ve geçirgenliği çok iyi olan topraklarda özel tuzluluk kontrol tedbirleri ile kullanılabilir.
 
ALKALİLİK

A1 AZ SODYUMLU SU                         :Hemen bütün topraklarda sulama için kullanılabilir. Zararlı derecede alkalilik yaratma tehlikesi çok azdır. Bununla birlikte , taş çekirdekli meyveler gibi alkaliliğe karşı hassas olan bitkilerin etkilenmesi mümkündür.

A2 ORTA SODYUMLU SU                     :İnce bünyeli ( killi ve yüksek katyon değiştirme kapasitesine sahip ) topraklarda, bilhassa az yıkama şartlarında hissedilir derecede bir alkalilik tehlikesi ortaya çıkar. Toprakta jips mevcut ise durum daha az tehlikelidir. Bu sular kaba bünyeli ( kumlu ) ve geçirgenliği iyi olan organik ( turbiyer ) topraklarda kullanılabilir.

Yukarıdaki tabloya göre topraktaki suyun sodyum ve tuz oranının dengeli olmaması bitkinin verimini etkiler. Yapılan direnaj çalışmalarında asıl olan bu dengeyi sağlamaktır. Suyun yanı sıra, başta da dediğim gibi toprağın geçirgenliği de çok önemlidir. Bizim arazimizdeki toprak sert ve geçirgenliği az olan bir topraktı. Bu yüzden suyun rahat bir şekilde tabana inmesi sağlanamamakta, ısınan havayla yüzeye doğru hareketlenerek buharlaşan sudan geriye kalan tuz tüm toprağı kaplamaktaydı. Direnaj yapılmadan önce 3 sene boyunca suyun hareketi ölçüldü. Araziye gözlem boruları yerleştirilerek 3 günde bir kontrol edildi. Suyun yukarı ne kadar çıktığı ölçüldü. Bir ağaç için taban suyunun en az, yukarıdan bir metre aşağıda olması gerekir. Ölçümlerden sonra toprak derin işlendi. Bunun nedeni de toprağın içindeki kanalların (kapiller) bozulması ve suyun yukarı çıkmasını engellemekti. Drenaj sistemini 1,60m aşağıya döşedik. Kapalı sistem direnaj olarak adlandırılan bu sistemde topraktaki su, 10cm çapında toplama boruları ile 20cm çapında genel bir toplama borusuna bağlandı. oradan da deşarj ediliyordu. Arazi, 1-2 dönümlük parsellere ayrılarak göllendirildi. Toprağın yıkanmasını sağlamak için bol su basıldı. Toprak suya doydukça üstteki tuzun aşağı inmesi sağlandı bu şekilde topraktaki tuz diren boruları ile tahliye edildi. Bu görüldüğü gibi uzun bir süreçtir. Tahliye edilen suyun değerleri sürekli ölçülerek direnajın etkinliği ölçülür. Bu işlemlerden başka toprağa jips uygulaması yapılarak sodyum takviyesi ile tuz sodyum dengesi sağlandı. Arazimize, 4 yılı aşkın zamandır yapılan ıslah işlemi sonucunda tuza en dayanıklı ürünlerden olan pamuk ektik. Daha önceki yıllara göre değerlendirdiğimizde verimliliği apaçık ortaya çıktı sizinle bu değerleri paylaşmak isterim:
 
Yapılan drenaj çalışması neticesinde toplam 22 adet dren borusundan boşalan suyun ortalama ec değerleri:
2009 yılında 12,6 mmho/cm
2010 yılında   7,9 mmho/cm
2011 yılında ise 5,4 mmho/cm olarak ölçülmüştür.
Drenaj öncesi arazilerde ortalama pamuk verimi 200-250 kg/da iken drenaj sonrası ortalama verim 600 kg/da olarak gerçekleşmiştir.

Direnaj uzun, zahmetli ve pahalı bir projedir. Süre sonunda yapılan iş mutlaka yüzünüze gülecektir. Bizim arazimizde her yer bembeyaz Pamuklarla gülümsüyordu.
 
 
 Kaynak: DRENAJ MÜHENDİSLİĞİ Prof. Dr. İdris BAHÇECİ
                       Dr. Mehmet Afşar Aka
 
           
           
Etiketler TOPRAK, ISLAHI,