MAKALE

Yayın Tarihi: 30.10.2014 Perşembe 12:17:17

Veteriner Hekimliğin Gölgesindeki Meslek (Gıda Mühendisliği)

Abdullah BAYCAN

Veteriner Hekimliğin Gölgesindeki Meslek (Gıda Mühendisliği)
Dünyada şahmerdan işçiliğinden çay tadımcılığına kadar tanımlanmış yaklaşık 42 bin çeşit meslek bulunmaktadır ancak bu mesleklerin sadece 500-600’ü ülkemizde tanımlanmış vaziyettedir.

Ülkemizde bu kadar az mesleğin tanımlanmış olmasının akla gelen ilk sebebi uzmanlaşamama sıkıntısı olsa gerek. Hemen hemen hepimize ilkokul yıllarında öğretmenlerimiz tanışma faslında babalarımızın mesleğini sormuşlukları vardır, Muhtemelen sınıftaki öğrencilerin çoğunun değişmez cevabı “serbest meslek” olmuştur.  Bu anekdot bize ülkemizde birçok mesleğin bir kişi tarafından yaptığını, birçok iş aynı kişi tarafından yapıldığını bize örnekler vaziyette.  

Ama bence ülkemizde bu kadar az mesleğin olmasının daha büyük bir sebebi vardır. O’da kadim(eski) mesleklerin onlardan kopacak mesleğe veya yakın mesleklere gelişme ve bölünme fırsatını tanımamalarıdır.

İddiamı şöyle örneklemek istiyorum. Mesela Veteriner Hekimlik, Ziraat Mühendisliği ve Gıda Mühendisliği meslekleri birbirine yakın ve irtibatlı meslekler olmakla birlikte takdir edeceğiniz üzere Gıda Mühendisliği diğer iki meslekten çok daha sonra disiplinleşip doğdu. Gıda mühendisliğinin doğmasıyla diğer iki meslekten aklen ve mantıken beklenen şey; bir gıdanın hammaddesi olacak hayvan veya bitkinin canlılık özelliği bittikten (yani hayvansal ürünler için kesimden, bitkisel ürünler için hasattan) sonra tüm işlemleri Gıda Mühendisine devretmeleridir. Bu şekilde Gıda mühendisliğine önce gelişme sonra bölünme fırsatı sağlamaktır. Bu şekilde daha çok mesleğin ve bölümün kurulması sağlanacak daha çok meslek doğacak ve bu şekilde departmanlaşma ve uzmanlaşma sağlanacaktır.

Maalesef, Gıda Mühendisliğinin bölünmesini sağlayacak imkân tanınmasını bırakın, yaşamasına bile şans tanımamak için büyük bir direnç gösterdiler. 35 yılını geride bırakmasına rağmen hala tam belirlenmiş bir çalışma sahası oluşmasına izin vermediler. Halen Veteriner Hekimler, et ve türevlerine sahip çıkmakta ve Gıda Mühendislerinin bu sahaya girmelerini engellemektedirler. Hatta yeni kurulan bir veterinerlik fakültesine kurdukları ilk bölümler hayvansal klinik, hayvan beslenmesi, zootekni gibi bölümler olacağına inadına mı bilmem ilk kurulan bölüm genelde gıda hijyeni bölümü olmaktadır.

Bu yanlışı kendilerine söylediğimizde de “hayvan bizim, o bizim alanımız, yıllardır biz ilgileniyoruz, siz bilmezsiniz” gibi cevaplar almaktayız. Bizde zaten hayvan alanına talip olmadığımızı hayvan kesildikten sonra hayvanlıktan ete dönüştüğüne ve bizim talip olduğumuz şey hayvan olmadığını et olduğunu söylüyoruz. Ama maalesef bir türlü hayvanın Veteriner Hekime, et ise Gıda Mühendisine ait olduğunu anlatamıyoruz.

Değerli arkadaşlar sizin huzurunda bu ayrımı ironik bir kıyaslamayla Sayın Veteriner Hekimlere bir kez daha anlatmak istiyorum; Bir Hekim(Doktor) düşünün bir hastayla uğraşır iyileştirmeye çalışır iyileşirse gönderir, iyileşmezse ölür, raporunu yazar ve gönderir. Hastanın ölmesiyle doktorun işi biter, İmam geçer, İmam yıkar kefenler okur ve gömer. Düşünün ki bir Doktor ölen hastası için “bu benim hastam, bunu ben kefenleyeceğim, ben gömeceğim” demesi ne kadar tuhaf ve komik olur değil mi? İşte siz Veteriner Hekimlerin ete bizim hayvanımız demesi de o kadar komik ve saçma Doktor gibi hayvanı iyileştirmeye, beslemeye vs işlemlerle uğraşın son muayenelerini yapın raporunu yazın ve prosesi devamını işin ehillerine Gıda Mühendislerine bırakın ve bu komik tablodan kurtulun.


Her işin meslekleşmesi, Her mesleğin kendi alanında uzmanlaştığı bir çalışma dünyası temennisiyle…